Tutuklu komedyen Deniz GöktaÅŸ, bulunduÄŸu Karatepe Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan yaptığı uzun sosyal medya paylaşımında gözaltı sürecinden cezaevindeki ilk günlerine, ailesine yönelik tartışmalardan ifade özgürlüğüne kadar birçok baÅŸlığı mizahın diliyle anlattı. İroniyi savunma biçimine dönüştüren GöktaÅŸ, kiÅŸisel deneyimini Türkiye’deki adalet ve ifade özgürlüğü tartışmalarına göndermelerle aktardı.
“Keyfim Yerinde” Mesajıyla BaÅŸladı
Cezaevinden “Herkese selamlar” diyerek seslenen Deniz GöktaÅŸ, kamuoyunda oluÅŸan merakı giderme amacıyla saÄŸlık durumunun iyi olduÄŸunu belirtti. İlerleyen günlerde iyi hissetmediÄŸi zamanlarda bunu doÄŸrudan söyleyemeyebileceÄŸini, böyle bir durumda paylaşımına “göz kırpma” emojisi ekleyeceÄŸini ifade ederek daha ilk satırlarda mizah ile imayı iç içe kullandı.
Cezaevindeki yaÅŸamı “nostaljik bir deneyim” olarak tanımlayan GöktaÅŸ, yıllar sonra televizyon izlediÄŸini, alaturka tuvalet kullandığını, Dünya Kupası yayınlarını takip ederken çocukluÄŸunu hatırladığını anlattı. Reklamlardan bunaldığını “kantinden AdBlock istemeyi düşündüm” sözleriyle hicvederken, TRT 2’de izlediÄŸi Abbas Kiarostami’nin Kirazın Tadı filminin ilaçlarına ulaÅŸamadığı günlerde “antidepresan gibi” geldiÄŸini söyledi. Yemekleri ODTÜ yemekhanesine benzeten komedyen, günde üç öğün yemek yediÄŸini ve diÅŸlerini daha sık fırçaladığını da yine “vakit geçsin diye” diyerek esprili bir dille aktardı.
Gözaltı Sürecini Mizahla Anlattı
Paylaşımında gözaltı anına da deÄŸinen GöktaÅŸ, kendi isteÄŸiyle Türkiye’ye dönerek teslim olmasına raÄŸmen ters kelepçe uygulanmak istendiÄŸini, buna kısa süre direndiÄŸini ancak polislerin fiziksel üstünlüğü karşısında direniÅŸinin “yaklaşık dört saniye sürdüğünü” söyledi.
Emniyette ters kelepçeli görüntülerinin farklı açılardan kayda alındığını belirten GöktaÅŸ, bunu “restoranda yemek fotoÄŸrafı çeken influencer” benzetmesiyle anlattı. Kameraya sürekli gülümsediÄŸi için yalnızca uzaktan çekilmiÅŸ görüntülerin paylaşılabildiÄŸini söylemesi de paylaşımın en çok konuÅŸulan bölümlerinden biri oldu.
Emniyet Binasından Televizyon Dizilerine
GöktaÅŸ, Vatan Emniyet Müdürlüğü binasının fiziki koÅŸullarını da eleÅŸtirdi. Binadaki klimaların çalışmadığını, polislerin sıcak nedeniyle zor ÅŸartlarda görev yaptığını belirterek, “Bu memurlar sırf siz istiyorsunuz diye kendilerine hiçbir zararı olmayan insanlara kötü polis rolü yapıyorlar. Bari bir klima alın” ifadelerini kullandı.
İki günlük gözaltı deneyiminin ardından, uzun yıllardır polisiye kurgu olarak izlenen Behzat Ç. ve Bir Zamanlar Anadolu’da yapımlarındaki diyalog ve karakterlerin “belgesel kadar gerçek” olduÄŸunu söylemesi de paylaşımındaki ironik gözlemler arasında yer aldı.
Ailesi İçin: “Åžakayı Açıklattırmayın”
Gösterisindeki aile anlatıları nedeniyle sosyal medyada yapılan psikolojik değerlendirmelere de yanıt veren Göktaş, anne ve babası hakkında anlattığı birçok hikâyenin sahne kurgusunun parçası olduğunu vurguladı.
“Mahkeme diline alıştım; siz bari ÅŸaka açıklattırmayın” diyen komedyen, ebeveynlerinin bugüne kadar hiçbir konuda kendisine baskı yapmadığını, aksine tüm tercihlerini desteklediklerini belirtti. Gösterilerinde anlattığı aile içi çatışmaların büyük bölümünün mizahi kurgu olduÄŸunu ifade etti.
“Korkudan Çok Sıkıldım”
Yedi yıl boyunca stand-up sayesinde hayal ettiğinden çok daha büyük bir hayat yaşadığını söyleyen Göktaş, gösterisini herhangi bir kahramanlık duygusuyla değil, otosansürden yorulduğu için yayımladığını dile getirdi.
“Politik mizah yaptığını söyleyen biri olarak en zararsız cümleleri bile yanlış anlaşılır mı kaygısıyla silmekten sıkıldım. O kadar sıkıldım ki, sıkıntım korkumu geçti” sözleriyle ifade özgürlüğü tartışmalarına doÄŸrudan gönderme yapan GöktaÅŸ, gözaltı sırasında hastanede kendisini tanıyıp el sallayan yaÅŸlı bir kadının ise yaÅŸadığı sürece dair bakışını deÄŸiÅŸtirdiÄŸini belirterek, “Halk beni anlamadı diye beklerken, halk beni anladı ve başıma iÅŸler geldi. Win-win” ifadelerini kullandı.
Cezaevinden Son Not: “Bu Kez Moby Dick Bitecek”
Paylaşımının sonunda kendisine destek verenlere teşekkür eden Göktaş, gündemi takip etmeyi bıraktığını, cezaevi günlerinde uzun zamandır tamamlayamadığı Moby Dick romanını bitirmeye kararlı olduğunu söyledi.
İroniyi yalnızca bir mizah aracı deÄŸil, yaÅŸadığı süreci anlatmanın ve baskı karşısında sözünü korumanın yöntemi olarak kullanan GöktaÅŸ’ın paylaşımı, kısa sürede sosyal medyada geniÅŸ yankı uyandırırken, ifade özgürlüğü ve sanatsal üretimin cezai yaptırımlarla karşı karşıya kalmasına iliÅŸkin tartışmaları da yeniden görünür hale getirdi.
Kaynak: Deniz GöktaÅŸ’ın cezaevinden sosyal medya hesabı üzerinden paylaÅŸtığı açıklama.









