CHP’de mutlak butlan kararının ardından yönetimi devralan Kemal Kılıçdaroğlu ekibinin parti örgütlerinde yeni kadrolar oluşturmak için yürüttüğü temasların sonuç vermediğine ilişkin iddialar büyüyor. Avukat Şöhret Can Kolsuz’un kendisine Gençlik Kolları Genel Başkanlığı teklif edildiğini açıklayarak bunu reddettiğini duyurması ve gazeteci Mustafa Balbay’ın benzer yöndeki değerlendirmeleri, parti içindeki meşruiyet ve kadro krizini yeniden gündeme taşıdı.
Reddedilen Teklifler Tartışmayı Büyüttü
CHP Gençlik Örgütleri içinde etkili isimlerden Avukat Şöhret Can Kolsuz, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Kemal Kılıçdaroğlu ekibinin iki farklı aracı üzerinden kendisine Gençlik Kolları Genel Başkanlığı teklifinde bulunduğunu ileri sürdü.
Kolsuz, bu teklifin kendisi açısından kabul edilemez olduğunu belirterek, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile aynı siyasi çizgide yürümekten gurur duyduğunu ifade etti. Mevcut Gençlik Kolları Genel Başkanı Cem Aydın ve seçilmiş parti kurullarının meşruiyetini vurgulayan Kolsuz, teklifi reddettiğini kamuoyuna açıkladı.
Kolsuz’un açıklamasında yer alan “Amaç İmamoğlu-Özel kadrolarını bölmek ve dağıldıkları izlenimi yaratmak” değerlendirmesi ise parti içindeki mücadelede yeni bir tartışma başlattı.
Balbay’ın Sözleri Aynı Tabloya İşaret Ediyor
Gazeteci Mustafa Balbay da son dönemde yaptığı değerlendirmelerde, Kemal Kılıçdaroğlu’nun çeşitli alanlardan isimlere görev teklifleri götürdüğünü ancak büyük ölçüde olumsuz yanıt aldığını öne sürdü.
Balbay’ın aktardığı bilgilere göre, yalnızca parti örgütlerinden değil, akademi ve iş dünyasından da çeşitli isimlerle temas kuruldu. Ancak bu girişimlerin beklenen sonucu vermediği ve oluşturulmak istenen yeni yönetim yapısının arzu edilen kadroları bulmakta zorlandığı iddia edildi.
Bu açıklamalar, son haftalarda CHP içerisinde yaşanan görevden alma, disiplin soruşturmaları ve ihraç girişimleriyle birlikte değerlendirildiğinde, parti yönetimi etrafında oluşan siyasi meşruiyet tartışmasının örgütsel boyutunu da görünür hale getiriyor.
Örgütlerde Meşruiyet Sorunu Mu Yaşanıyor?
CHP’nin il, ilçe ve gençlik örgütlerinin büyük bölümünün olağan kurultay süreciyle seçilen yöneticiler tarafından yönetiliyor olması, yeni yönetimin önündeki en önemli siyasi engellerden biri olarak görülüyor.
Parti kulislerinde konuşulan değerlendirmelere göre, örgütlerin önemli kısmı Özgür Özel yönetimine bağlılığını korurken, yeni yönetimin yerel düzeyde karşılık bulmakta zorlandığı ifade ediliyor. Bu nedenle son dönemde yürütülen temasların yalnızca yeni yöneticiler belirleme çabası değil, aynı zamanda örgütsel destek arayışı olarak da yorumlandığı görülüyor.
Özellikle gençlik örgütleri ve il örgütlerinde yaşanan bu tablo, CHP içerisindeki mücadelenin yalnızca genel merkez düzeyinde değil, partinin bütün kademelerine yayıldığını ortaya koyuyor.
Siyasi Güç Mücadelesinde Yeni Aşama
Son günlerde peş peşe gelen açıklamalar, CHP’de yaşanan krizin artık yalnızca bir liderlik tartışması olmaktan çıktığını gösteriyor. Tartışma giderek daha fazla, kimin partiyi temsil ettiği, örgütlerin hangi iradeyi meşru gördüğü ve seçilmiş kadroların yerini alacak yeni bir yapının kurulup kurulamayacağı sorularına odaklanıyor.
Şöhret Can Kolsuz’un kamuoyuna açıkladığı teklif ve Mustafa Balbay’ın aktardığı bilgiler doğruysa, Kemal Kılıçdaroğlu ekibi yalnızca siyasi destek değil, aynı zamanda yönetsel kadro oluşturma konusunda da ciddi bir güçlükle karşı karşıya bulunuyor. Bu durum, parti içindeki meşruiyet tartışmasının önümüzdeki dönemde daha da sertleşeceğine işaret ediyor.
Bugün CHP’de yaşanan mücadele, yalnızca genel başkanlık makamı etrafında değil; il başkanlıklarından gençlik örgütlerine kadar uzanan geniş bir örgütsel zeminde sürüyor. Ve görünen o ki, taraflar arasındaki asıl mücadele artık koltuklardan çok, o koltuklara oturmayı kabul edecek kadrolar üzerinde şekilleniyor.











