back to top
Ana Sayfa Haber Avrupa’dan Yükselen Tepki, Türkiye’deki Hak İhlali Tartışmasını Uluslararası Gündeme Taşıdı

Avrupa’dan Yükselen Tepki, Türkiye’deki Hak İhlali Tartışmasını Uluslararası Gündeme Taşıdı

İBB davasında yargılanan Medya AŞ Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker’in duruşmada dile getirdiği “çıplak arama”, psikolojik baskı ve tehdit iddiaları, Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Nacho Sanchez Amor’un sert açıklamalarıyla uluslararası boyut kazandı; insan hakları örgütlerinin önceki benzer vakalara ilişkin uyarıları da yeniden gündeme geldi.

Avrupa’dan Sert Mesaj

Avrupa Parlamentosu’nun Türkiye Daimi Raportörü Nacho Sanchez Amor, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada Fatoş Pınar Türker’in anlattıklarından “derinden etkilendiğini” belirterek, kamuoyuna yansımayan benzer deneyimlerin var olabileceği ihtimalinin kendisini ayrıca kaygılandırdığını söyledi.

Amor, Türkiye’yi bir yanda demokratik değerlere bağlı yurttaşların temsil ettiği, diğer yanda ise “gücün kötüye kullanıldığı” bir ülke görünümü arasında tanımlayarak, “Fatoş gibi insanların temsil ettiği ışık söndürülemez” ifadelerini kullandı.

Duruşmada Gündeme Gelen İddialar

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik davada tutuklu bulunan Medya AŞ Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker, mahkemede yaptığı savunmada gözaltı sürecinde çocuklarına su verilmesine dahi izin verilmediğini, İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nde “çıplak arama” uygulamasına maruz bırakıldığını ve savcılık görüşmesinde çocukları üzerinden tehdit edildiğini öne sürdü.

Türker’in ifadeleri sırasında duygusal anlar yaşadığı belirtilirken, aynı davada tutuklu bulunan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, bu anlatımların “psikolojik ve fiziksel işkence ile taciz” niteliğinde olduğunu savunarak, iddiaların bağımsız şekilde soruşturulmasını talep etti.

İnsan Hakları Örgütlerinin Daha Önceki Uyarıları

Türkiye’de gözaltı süreçlerinde kötü muamele, çıplak arama ve insan onurunu zedeleyen uygulamalar konusunda uluslararası insan hakları kuruluşları daha önce de çeşitli raporlar yayımlamıştı. Amnesty International ile Human Rights Watch, özellikle gözaltındaki kişilerin beden bütünlüğü, mahremiyet hakkı ve kötü muamele yasağına ilişkin şikâyetlerin etkili biçimde soruşturulması gerektiğini vurgulayan değerlendirmeler yapmıştı. Avrupa Konseyi organları da Türkiye’ye yönelik bazı raporlarında, kötü muamele iddialarının bağımsız mekanizmalar tarafından incelenmesi ve cezasızlık algısının giderilmesi çağrısında bulunmuştu.

Uluslararası Hukuk Ve İnsan Hakları Çerçevesi

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 3. maddesi işkenceyi, insanlık dışı veya aşağılayıcı muamele ve cezayı mutlak biçimde yasaklıyor. BM İşkenceye Karşı Sözleşme de devletlere, kötü muamele iddialarını derhal ve etkili biçimde soruşturma yükümlülüğü getiriyor.

Bu nedenle Türker’in mahkemede dile getirdiği iddialar, yalnızca bireysel bir şikâyet olarak değil, Türkiye’nin uluslararası insan hakları yükümlülükleri bakımından da tartışma konusu hâline gelmiş durumda.

Emniyetin Yanıtı

İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü, yaptığı açıklamada “çıplak arama” iddialarının “asılsız” olduğunu savundu. Açıklamada, gözaltı ve arama işlemlerinin Anayasa, mevzuat hükümleri ve insan hakları ilkeleri çerçevesinde yürütüldüğü, tüm süreçlerin yargısal denetime açık olduğu belirtildi.

Ancak Avrupa’dan gelen siyasi tepki ile insan hakları örgütlerinin önceki uyarıları birlikte değerlendirildiğinde, tartışmanın artık yalnızca bir ceza davasının sınırlarını aştığı ve Türkiye’de gözaltı uygulamaları, hesap verebilirlik ve hukuk devleti standartları etrafında daha geniş bir uluslararası denetim alanına taşındığı görülüyor.

TB / ANKA, DW