Birleşmiş Milletler, çatışma bölgelerinde sistematik cinsel şiddet uyguladığı yönünde “güvenilir şüphe” bulunan tarafları sıraladığı yıllık raporunda ilk kez İsrail ve Rusya güvenlik güçlerini de listeye ekledi. Raporda Filistinli tutuklulara ve Ukraynalı savaş esirlerine yönelik tecavüz, işkence ve cinsel şiddet vakalarına ilişkin doğrulanmış bulgular yer alırken, her iki ülke de suçlamaları reddetti.
Birleşmiş Milletler’in çatışmalarda cinsel şiddete ilişkin 2025 yılı raporu, uluslararası insan hakları gündeminde yeni bir kırılma yarattı. BM Genel Sekreteri’nin Çatışmalarda Cinsel Şiddet Özel Temsilciliği tarafından hazırlanan raporda, ilk kez İsrail ve Rusya’nın güvenlik güçleri de sistematik cinsel şiddet uyguladığı yönünde “güvenilir şekilde şüphe duyulan” aktörler arasında gösterildi.
Daha önce Hamas, Sudan’daki Hızlı Destek Güçleri (RSF), Kongo Demokratik Cumhuriyeti’ndeki silahlı gruplar ve çeşitli paramiliter örgütlerin yer aldığı listeye iki devlet gücünün daha eklenmesi, raporun en dikkat çekici gelişmesi olarak değerlendirildi.
Gazze Ve Batı Şeria’ya İlişkin Ağır İddialar
Raporda, Gazze ve Batı Şeria’dan toplam 31 kişinin maruz kaldığı çatışma bağlantılı cinsel şiddet vakalarının doğrulandığı belirtildi. Bunların arasında erkekler, kadınlar ve çocuklar bulunuyor.
BM araştırmacıları, özellikle gözaltı ve sorgulama süreçlerinde gerçekleştiği belirtilen vakalarda tecavüz, toplu tecavüz, cinsel organlara yönelik fiziksel şiddet, cinsel organların hedef alınarak vurulması, zorla çıplak bırakma, güvenlik gerekçesi olmaksızın gerçekleştirilen çıplak aramalar ve tecavüz tehdidi gibi uygulamaların tespit edildiğini aktardı.
Rapora göre bu ihlaller askeri üslerde, kontrol noktalarında, hapishanelerde ve polis merkezlerinde meydana geldi. Sorumlu olduğu belirtilen kişiler arasında İsrail ordusu mensupları, cezaevi görevlileri ve polis birimleri de bulunuyor.
İsrail Dışişleri Bakanlığı ise suçlamaları reddederek raporu, “Birleşmiş Milletler’in İsrail’e yönelik kurumsallaşmış düşmanlığının yeni bir örneği” olarak nitelendirdi.
Rusya Hakkındaki Bulgular Da Dikkat Çekici
BM raporunda Rusya ve Rusya’nın kontrolündeki Ukrayna bölgelerinde doğrulanan 310 cinsel şiddet vakasına da yer verildi.
Araştırmacılar, mağdurların büyük bölümünün savaş esirleri ve sivil tutuklulardan oluştuğunu belirtti. Raporda tecavüz, toplu tecavüz, genital mutilasyon, cinsel organlara elektrik verilmesi ve ağır fiziksel işkence vakalarının tespit edildiği ifade edildi.
Doğrulanan mağdurlar arasında 280 erkek, 26 kadın ve dört kız çocuğunun bulunduğu kaydedildi.
BM araştırmacılarının işgal altındaki bölgelere ve savaş esirlerine erişiminin Rus makamları tarafından engellendiği de raporda ayrıca vurgulandı.
Rus yetkililer ise savaşın başından bu yana uluslararası kuruluşların insan hakları ihlali iddialarını reddetmeyi sürdürüyor.
Çatışmalarda Cinsel Şiddet İki Katından Fazla Arttı
BM’nin verilerine göre 2025 yılında dünya genelinde doğrulanan çatışma bağlantılı cinsel şiddet vakalarının sayısı yaklaşık 10 bine ulaştı.
Bu sayı, bir önceki yıla göre iki katın üzerinde artış anlamına geliyor.
BM Çatışmalarda Cinsel Şiddet Özel Temsilcisi Pramila Patten, açıklamasında doğrulanan rakamların “buzdağının yalnızca görünen kısmı” olduğunu söyledi.
Patten’e göre küresel çatışmaların artması ve faillerin cezasız kalacağına dair algının güçlenmesi, cinsel şiddetin savaşın sistematik araçlarından biri haline gelmesine neden oluyor.
Uzmanlar da çatışma bölgelerinde cinsel şiddetin yalnızca bireysel suçlar olarak değil, nüfusları sindirme, toplulukları parçalama ve psikolojik savaş yürütme yöntemi olarak kullanıldığına dikkat çekiyor.
Hamas Ve Ukrayna Güçleri De Raporda Yer Aldı
Rapor yalnızca İsrail ve Rusya’yı değil, Hamas ve diğer Filistinli silahlı gruplara yönelik suçlamaları da içeriyor.
BM, İsrailli rehinelerin bir bölümünün cinsel şiddete maruz kaldığına ilişkin iddiaların bulunduğunu ancak bölgeye erişim engelleri nedeniyle bu vakaların tamamını doğrulayamadığını belirtti.
Öte yandan Ukrayna güvenlik güçleriyle bağlantılı 31 cinsel şiddet vakası da raporda yer aldı. Ancak BM, Ukrayna hükümetinin soruşturma ve hesap verebilirlik mekanizmaları geliştirdiğini belirterek ülkeyi yaptırım listesine dahil etmedi.
Bu durum, uluslararası hukuk çevrelerinde yalnızca ihlallerin varlığının değil, devletlerin bu ihlallere karşı nasıl tepki verdiğinin de değerlendirmelerde belirleyici olduğuna işaret eden önemli bir ayrıntı olarak yorumlandı.
Uluslararası Hukuk Açısından Kritik Bir Eşik
İsrail ve Rusya’nın ilk kez BM’nin çatışmalarda cinsel şiddet listesine dahil edilmesi, yalnızca insan hakları alanında değil, uluslararası hukuk ve diplomasi açısından da önemli sonuçlar doğurabilecek bir gelişme olarak görülüyor.
Raporda yer almak doğrudan cezai yaptırım anlamına gelmese de, uluslararası soruşturmalar, diplomatik baskılar ve gelecekte açılabilecek savaş suçu dosyaları açısından önemli bir kayıt niteliği taşıyor.
Özellikle son yıllarda savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar konusunda artan uluslararası hassasiyet düşünüldüğünde, BM’nin bu raporu hem Gazze hem de Ukrayna savaşlarının hukuki mirası açısından uzun süre tartışılacak belgelerden biri olmaya aday görünüyor.










