back to top
Ana Sayfa Haber MESEM Gölgesinde Bir Ölüm Daha: 16 Yaşındaki Çocuğun Ölümü Çocuk İşçiliği Tartışmasını...

MESEM Gölgesinde Bir Ölüm Daha: 16 Yaşındaki Çocuğun Ölümü Çocuk İşçiliği Tartışmasını Büyüttü

Hatay’ın İskenderun ilçesinde MESEM kapsamında çalıştırılan 16 yaşındaki bir öğrencinin elektrik akımına kapılarak hayatını kaybetmesi, çocuk işçiliği, iş güvenliği ve kamusal sorumluluk tartışmalarını yeniden alevlendirdi.

Olayın Detayları: Bir İş Günü Ölümle Sonuçlandı

İskenderun’da Yunus Emre Mahallesi’nde bir pastanede çalışan Mesleki Eğitim Merkezi (MESEM) öğrencisi 16 yaşındaki Mahir Buğra K., henüz belirlenemeyen bir nedenle elektrik akımına kapıldı.

Olay yerine sevk edilen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından İskenderun Devlet Hastanesi’ne kaldırılan çocuk, tüm çabalara rağmen kurtarılamadı. Olayla ilgili soruşturma başlatıldığı bildirildi.

MESEM Tartışmaları: Eğitim Mi, Emek Sömürüsü Mü?

Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yürütülen Mesleki Eğitim Merkezi (MESEM) programı, öğrencilerin eğitimle birlikte iş hayatına katılımını hedefliyor. Ancak son yıllarda program kapsamında çalışan çocukların iş kazalarında hayatını kaybetmesi, sistemin niteliğine dair ciddi tartışmalar doğurdu.

Resmi verilere yansıyan bilgilere göre, 2023 yılından bu yana MESEM kapsamında çalıştırılan en az 18 çocuk iş kazalarında yaşamını yitirdi. Bu durum, programın “mesleki eğitim” ile “çocuk işçiliği” arasındaki sınırının giderek belirsizleştiği yönünde eleştirileri artırıyor.

İş Güvenliği Ve Denetim: Yapısal Sorunlar Derinleşiyor

Uzmanlar, çocukların çalışma yaşamına dahil edildiği alanlarda iş güvenliği standartlarının yeterince uygulanmadığına dikkat çekiyor. Özellikle küçük işletmelerde denetim mekanizmalarının zayıf olması, benzer vakaların tekrar etmesine zemin hazırlıyor.

Elektrik çarpması gibi önlenebilir risklerin ölümle sonuçlanması, yalnızca bireysel ihmal değil, sistemsel bir denetim eksikliğine işaret ediyor. Bu bağlamda, iş kazalarının “kader” değil, önlenebilir ihmaller zinciri olduğu yönündeki eleştiriler güç kazanıyor.

Toplumsal Ve Hukuki Sorumluluk: Çocukların Yeri Neresi?

Yaşanan son olay, çocukların eğitim sistemi içinde nasıl konumlandırıldığı sorusunu yeniden gündeme taşıdı. Eğitim çağındaki bireylerin üretim sürecine bu denli erken ve güvencesiz biçimde dahil edilmesi, sosyal devlet ilkesinin sınırlarını da tartışmaya açıyor.

Çocuk işçiliği ile mücadele edilmesi gerekirken, farklı modeller altında yaygınlaşmasının önüne geçilememesi; ekonomik, sosyal ve hukuki politikaların bütüncül biçimde yeniden ele alınması gerektiğini ortaya koyuyor.