back to top
Ana Sayfa Haber Ekonomi Borçlanan Yaşlılık: Türkiye’de Refah Vaadi Yerini Krediye Bıraktı

Borçlanan Yaşlılık: Türkiye’de Refah Vaadi Yerini Krediye Bıraktı

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer’in açıkladığı veriler, Türkiye’de yaşlı nüfusun giderek artan bir biçimde borçlanmaya itildiğini ve ekonomik kırılganlığın en görünür yüzlerinden birinin emekliler haline geldiğini ortaya koyuyor.

Verilerle Derinleşen Borçluluk Tablosu

CHP’li Ömer Fethi Gürer’in yaş gruplarına göre kredi kullanımı verileri üzerinden yaptığı değerlendirme, Türkiye’de son yirmi yılı aşan ekonomik politikaların toplumsal etkilerine dair çarpıcı bir tablo sunuyor. Gürer’e göre, 2002 yılında yalnızca 45 bin civarında olan 56 yaş üstü borçlu sayısı, bugün yaklaşık 3 milyona dayanmış durumda. Aynı dönemde nüfus artışı yüzde 32 ile sınırlı kalırken, yaşlı borçlu sayısındaki artışın yüzde 6 bin 300’e ulaşması dikkat çekiyor.

Bu veriler, yaşlı nüfusun ekonomik sistem içindeki konumunun köklü biçimde değiştiğine işaret ediyor. 2002’de “istisnai” sayılabilecek kredi kullanımı, bugün geniş bir yaşlı kitlenin gündelik yaşam pratiğine dönüşmüş durumda. Gürer’in ifadesiyle, bir zamanlar “bir stadyumu dolduramayan” borçlu yaşlı sayısı, artık “bir şehrin nüfusuna” ulaşmış bulunuyor.

Ekonomik Politikaların Toplumsal Yansıması

Gürer’in açıklamalarında öne çıkan bir diğer unsur, borçlanmanın nedenlerine ilişkin yaptığı vurgu. Yaşlı nüfusun kredi kullanımındaki artışın lüks tüketimden değil; temel ihtiyaçların karşılanmasından kaynaklandığı ifade ediliyor. 2025 yılının ilk dokuz ayında 56 yaş üstü yurttaşların toplam 223 milyar lira kredi kullandığı, bunun günlük ortalama 826 milyon liralık borçlanmaya denk geldiği belirtiliyor.

Bu durum, özellikle emekli maaşlarının alım gücündeki düşüş ve temel yaşam maliyetlerindeki artışla birlikte değerlendirildiğinde, yaşlı nüfusun giderek daha fazla finansal baskı altına girdiğini gösteriyor. Gürer, bu tabloyu “mutfaktaki yangın, eczanedeki ilaç farkı ve ödenemeyen faturalar” üzerinden tanımlayarak, borçlanmanın zorunluluk haline geldiğini savunuyor.

Yaşlılıkta Yoksullaşma Ve Sosyal Kırılganlık

Verilere göre 56-65 yaş grubunda kredi kullananların sayısı 2002’de yaklaşık 35 bin seviyesindeyken, 2024’te 2,1 milyonu aşmış durumda. 66 yaş üstü grupta ise aynı dönemde 10 bin seviyesinden 600 binin üzerine çıkan bir artış söz konusu. Bu dramatik yükseliş, yaşlılık döneminin ekonomik açıdan daha kırılgan bir evreye dönüştüğünü ortaya koyuyor.

Gürer, bu sürecin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda sosyal sonuçlar doğurduğunu belirtiyor. Emeklilerin pazara geç saatte gitmek zorunda kalması, kredi kartı borçlarıyla yaşamlarını sürdürmeye çalışmaları ve artan geçim sıkıntısı, toplumsal refahın geniş kesimler için gerilediğine işaret eden göstergeler olarak öne çıkıyor.

Refah Söylemi İle Gerçeklik Arasındaki Açık

Açıklamada, mevcut ekonomik politikaların yarattığı tabloya yönelik eleştiri de belirgin. Gürer, iktidarın “refah” söylemi ile sahadaki gerçeklik arasındaki farkın giderek açıldığını ifade ederken, emekli ve sabit gelirli kesimlerin bu politikaların en ağır sonuçlarını taşıdığını dile getiriyor.

Artan borçluluk oranları, yalnızca bireysel mali dengelerin değil; aynı zamanda Türkiye’de gelir dağılımı, sosyal devlet mekanizmaları ve ekonomik sürdürülebilirlik tartışmalarının da merkezine yerleşmiş durumda. Gürer’in verileri, yaşlı nüfusun borçlanma eğiliminin artık istisnai değil, yapısal bir olguya dönüştüğünü gösteriyor.


  • NHY / CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer’in basın açıklaması