back to top
Ana Sayfa Ekonomi Emek Görünmeyen İşsizlik Patlıyor: Türkiye AB’nin Çok Üzerinde

Görünmeyen İşsizlik Patlıyor: Türkiye AB’nin Çok Üzerinde

Dar tanımlı işsizlik gerilerken geniş tanımlı işsizlikteki sert artış, Türkiye’de işgücü piyasasının görünmeyen krizini derinleştiriyor; veriler, Avrupa ortalamasının katbekat üzerinde bir işsizlik tablosuna işaret ediyor.

Dar Ve Geniş İşsizlik Arasındaki Uçurum Büyüyor

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (Türkiye İstatistik Kurumu) 2025 İşgücü İstatistikleri, resmi işsizlik oranında sınırlı bir iyileşmeye işaret etse de, daha geniş bir perspektiften bakıldığında tablo tersine dönüyor. 2024’te yüzde 8,7 olan dar tanımlı işsizlik oranı 2025’te yüzde 8,3’e geriledi.

Ancak geniş tanımlı işsizlik oranı aynı dönemde yüzde 26,7’den yüzde 29,7’ye yükselerek işgücü piyasasında derinleşen bir krizi açığa çıkardı. Böylece dar ve geniş işsizlik arasındaki fark Türkiye’de 21,3 puana ulaşarak yapısal bir kopuşa işaret etti.

Türkiye AB Ortalamasının 2,4 Katına Ulaştı

DİSK-AR tarafından yayımlanan “İşsizlik ve İstihdamın Görünümü (2025 Yıllık)” raporuna göre, Türkiye ile Avrupa arasındaki fark çarpıcı boyutlara ulaştı.

Avrupa Birliği ortalamasında geniş tanımlı işsizlik oranı yüzde 12,2 seviyesindeyken, Türkiye’de bu oran yüzde 29,7’ye çıktı. Bu durum Türkiye’de geniş tanımlı işsizliğin AB ortalamasının yaklaşık 2,4 katı olduğunu ortaya koyuyor.

Dar tanımlı işsizlikte de Türkiye yüzde 8,3 ile AB ortalaması olan yüzde 6,3’ün üzerinde seyrederken, asıl fark geniş tanımda derinleşiyor.

İşsizliğin Görünmeyen Bileşenleri Büyüyor

Geniş tanımlı işsizlikteki artışın temelinde, yalnızca işsiz sayısındaki değişim değil; işgücü piyasasının dışında kalan ancak çalışmaya hazır olan kesimlerin büyümesi yatıyor.

Zamana bağlı eksik istihdam edilenler, iş bulma umudunu yitirenler, iş aramayıp çalışmaya hazır olanlar ve iş arayan ancak hemen işbaşı yapamayacak olanlar, geniş tanımlı işsizliğin ana bileşenlerini oluşturuyor. Bu gruplardaki artış, işsizliğin “resmi istatistiklerle sınırlı olmayan” boyutunu büyütüyor.

İstihdam Var Ama Güvenceli İş Yok

2025’te toplam istihdam 32 milyon 566 bin kişi olarak hesaplanırken, istihdam oranı yüzde 49 seviyesinde kaldı. Ancak bu veriler, istihdamın niteliğine dair sınırlı bilgi sunuyor.

DİSK-AR’ın TÜİK verilerinden hareketle hesapladığı Kayıtlı Tam Zamanlı İstihdam (KATİ) oranı ise yüzde 34’te kaldı. Bu, çalışabilir 66,4 milyon kişinin yalnızca 22,6 milyonunun kayıtlı ve tam zamanlı istihdamda yer alabildiğini gösteriyor.

Kadınlar Ve Gençler İçin Kriz Daha Derin

İşgücü piyasasındaki kırılganlık, kadınlar ve gençler açısından daha sert hissediliyor. Kadınlarda geniş tanımlı işsizlik oranı yüzde 39,1’e ulaşırken, gençlerde bu oran yüzde 38,3 olarak hesaplandı. Genç kadınlarda ise tablo daha ağır: yüzde 49,1.

Kadınların yalnızca yüzde 19,8’inin kayıtlı ve tam zamanlı istihdamda yer alabilmesi, her 5 kadından yalnızca 1’inin güvenceli bir işe erişebildiğini ortaya koyuyor.

Resmi Veriler Gerçeğin Sadece Bir Bölümünü Gösteriyor

Ortaya çıkan tablo, işsizlik tartışmasının yalnızca dar tanımlı oranlar üzerinden yürütülmesinin yetersizliğini gözler önüne seriyor. Geniş tanımlı işsizlikteki artış ve kayıtlı tam zamanlı istihdamın düşüklüğü, Türkiye’de işgücü piyasasının yapısal sorunlarını daha görünür kılıyor.

Bu veriler, istihdam artışına rağmen güvencesizlik, eksik istihdam ve umutsuzluk ekseninde derinleşen bir “gizli işsizlik” krizine işaret ediyor.


  • NHY / DİSK-AR, İşsizlik ve İstihdamın Görünümü Raporu (2025 Yıllık)