back to top
Ana Sayfa Haber 35 Yıllık Kayıp: Cumartesi Anneleri Yusuf Erişti İçin Adalet İstedi

35 Yıllık Kayıp: Cumartesi Anneleri Yusuf Erişti İçin Adalet İstedi

Cumartesi Anneleri/İnsanları, 1991 yılında İstanbul’da gözaltına alındıktan sonra kaybedilen Yusuf Erişti’nin akıbetinin açıklanması ve sorumluların yargılanması talebiyle Galatasaray Meydanı’nda bir kez daha adalet çağrısı yaptı. Aile üyeleri ve hak savunucuları, tanık ifadelerine rağmen yürütülmeyen soruşturmayı “cezasızlık politikasının sembolü” olarak nitelendirdi.

Galatasaray Meydanı’nda 1063’üncü Adalet Çağrısı

Gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini sormak ve sorumluların yargılanmasını talep etmek amacıyla her hafta İstanbul Galatasaray Meydanı’nda bir araya gelen Cumartesi Anneleri/İnsanları, eylemlerinin 1063’üncüsünü gerçekleştirdi.

Karanfiller ve kaybedilen yakınlarının fotoğraflarıyla meydanda toplanan hak savunucuları, bu hafta 35 yıl önce gözaltında kaybedilen Yusuf Erişti’nin akıbetini gündeme taşıdı.

Basın açıklamasını Cumartesi İnsanları’ndan Setenay Yarıcı okudu.

Gözaltına Alındıktan Sonra Kayboldu

Açıklamada aktarılan bilgilere göre, Tokat-Reşadiye doğumlu 30 yaşındaki Yusuf Erişti, 14 Mart 1991 sabahı bir arkadaşıyla buluşmak üzere İstanbul Belgradkapı civarına gittiği sırada Terörle Mücadele polisleri tarafından gözaltına alındı.

Erişti’nin Gayrettepe’deki Siyasi Şube’ye götürüldüğü ifade edildi. Avukat Fethiye Pekşen, Devlet Güvenlik Mahkemesi’nden izin alarak Erişti ile görüşmek için Emniyet Müdürlüğü’ne başvurdu ancak görüşmesine izin verilmedi.

Avukatın suç duyurusunun ardından emniyet yetkilileri, “Yusuf Erişti’nin gözaltına alındığına dair herhangi bir kayda rastlanmadığı” yanıtını verdi.

Buna karşın aynı operasyon kapsamında gözaltına alındıktan sonra Bayrampaşa Cezaevi’ne gönderilen bazı kişiler, Erişti’yi hem gözaltına alınırken hem de emniyette sorgulanırken gördüklerini avukatları aracılığıyla kamuoyuna açıkladı.

Tanık İfadeleri Ve İşkence İddiaları

Cumartesi Anneleri’nin açıklamasında tanık ifadelerine de yer verildi. Tanıkların anlatımlarına göre Erişti’ye ağır işkence uygulandı ve polisler tarafından “Seni gözaltına aldığımızı kayıtlara geçirmedik, buradan ölün çıkar kimsenin haberi olmaz” sözleriyle tehdit edildi.

Bir başka tanık ise Erişti’yi 17 Mart 1991’de komaya girmiş halde hücresine götürülürken gördüğünü ifade etti.

Ayrıca 1 Mayıs eylemi nedeniyle gözaltına alınan bir üniversite öğrencisinin de sorgu sırasında “Seni Yusuf Erişti gibi öldürürüz” sözleriyle tehdit edildiğini kamuoyuna açıkladığı hatırlatıldı.

Siyasi Başvurulara Rağmen Soruşturma Açılmadı

Dönemin milletvekillerinden Mahmut Alınak, 1991 yılında Başbakan Yıldırım Akbulut’un yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde tanık ifadelerini aktararak Erişti’nin akıbetini sordu.

Ancak dönemin İçişleri Bakanı Abdulkadir Aksu, Erişti’nin gözaltına alınmadığını ve iddiaların gerçeği yansıtmadığını söyledi.

Erişti’nin babası Bekir Erişti, Cumhurbaşkanı Turgut Özal, Başbakan Yıldırım Akbulut, siyasi parti liderleri ve savcılıklara çok sayıda dilekçe verdi. Buna rağmen Erişti’nin akıbetine ilişkin herhangi bir etkin soruşturma yürütülmedi.

Cumartesi Anneleri, bu durumu zorla kaybetmelerde uygulanan cezasızlık politikalarının bir örneği olarak değerlendirdi.

“Cezasızlık Politikasına Son Verin”

Basın açıklamasında, Yusuf Erişti’nin anne ve babasının oğullarının akıbetini öğrenemeden hayatını kaybettiği hatırlatıldı.

Cumartesi Anneleri, yargı makamlarına şu çağrıda bulundu:

  • Zorla kaybetme vakalarında cezasızlık politikalarına son verilmesi
  • Zamanaşımı hükümlerinin uygulanmaması
  • Yusuf Erişti dosyasında etkin ve bağımsız bir soruşturma yürütülmesi

Açıklamada, “Kaç yıl geçerse geçsin kayıplarımız için adalet istemekten vazgeçmeyeceğiz” denildi.

Aileden Mehmet Ağar’a Çağrı

Açıklamanın ardından söz alan Yusuf Erişti’nin ablası Sevim Erişti, dönemin Emniyet Müdürü Mehmet Ağar’a seslenerek kardeşinin akıbetini açıklamasını istedi.

Sevim Erişti, konuşmasında şu sözlere yer verdi:

“Yusuf’un kayboluşu 35 yıldır ruhumuzu kemiren bir kabus. Siz evlat acısı yaşamış birisiniz. Acıları kıyaslamıyorum ama sizin bir mezarınız var. Bayramda gidip çocuğunuzun mezarına dua edebileceksiniz. Bizim ise hiçbir mezarımız yok. Ne olduysa açıklayın, gerçeği bilelim.”

Erişti, anne ve babasının oğullarının akıbetini öğrenemeden hayatını kaybettiğini belirterek, “Karanlıkta kalmasın, gerçeği açıklayın” çağrısını yineledi.


  • NHY / Cumartesi Anneleri/İnsanları basın açıklaması