back to top
Ana Sayfa Haber OECD’de Gıda Yoksunluğunda Türkiye İlk Sırada: Hakan Kara’dan “Durum İyi Değil” Uyarısı

OECD’de Gıda Yoksunluğunda Türkiye İlk Sırada: Hakan Kara’dan “Durum İyi Değil” Uyarısı

OECD ülkelerinde iki günde bir et, tavuk ya da balık tüketemeyenlerin oranında Türkiye açık ara ilk sırada yer alırken, iktisatçı Hakan Kara öğrenciler arasında açlık oranına dikkat çekerek ekonomik ve sosyal göstergelerdeki bozulmanın alarm verdiğini söyledi.

Gıda Yoksunluğunda Açık Ara Birincilik

OECD ülkelerine ilişkin 2023 verilerini derleyen ve kaynağı Eurostat olarak belirtilen grafiğe göre, iki günde bir et, tavuk veya balık tüketme imkânı olmayanların oranında Türkiye yaklaşık yüzde 40’a yaklaşan seviyesiyle açık ara ilk sırada bulunuyor.

Grafikte Romanya ve Bulgaristan gibi ülkeler Türkiye’yi izlerken, Almanya, Fransa ve İskandinav ülkelerinde oranların tek haneli seviyelerde kaldığı görülüyor. Bu tablo, Türkiye’de temel protein kaynaklarına erişimin geniş kesimler açısından ciddi biçimde zorlaştığına işaret ediyor.

Ekonomistler, söz konusu göstergenin “maddi yoksunluk” başlığı altında değerlendirildiğini ve yalnızca gelir düzeyini değil, hanehalkının temel beslenme ihtiyaçlarını karşılayabilme kapasitesini yansıttığını belirtiyor.

Öğrencilerde Açlık Oranı: %18

Bilkent Üniversitesi öğretim üyesi ve eski TCMB başekonomisti Hakan Kara, sosyal medya platformu X’te yaptığı paylaşımda verileri “üzülerek” incelediğini belirterek, farklı sosyal göstergelerde de bozulma yaşandığını ifade etti.

Kara’nın dikkat çektiği en çarpıcı veri ise 2022 yılında parasızlık nedeniyle ayda en az bir gün aç kaldığını söyleyen öğrencilerin oranının yüzde 18’e ulaşması oldu. Bu oran, genç nüfus içinde dahi gıda güvencesizliğinin yaygınlaştığına işaret ediyor.

Uzmanlar, yüksek enflasyon, barınma maliyetlerindeki artış ve reel gelir kaybının özellikle sabit gelirli haneler ile öğrenciler üzerinde daha sert hissedildiğini vurguluyor.

Çoklu Sosyal Göstergelerde Bozulma

Kara paylaşımında yalnızca beslenme göstergelerine değil; kaygı düzeyi, güven, yaşam tatmini ve rüşvet algısı gibi farklı endekslere de atıf yaparak genel görünümün olumsuz olduğunu dile getirdi. Bu değerlendirme, ekonomik sıkıntıların sosyal refah göstergelerine de yansıdığına işaret ediyor.

Ekonomi yönetimi enflasyonla mücadele ve makroekonomik istikrarın güçlendirilmesi hedeflerini öne çıkarırken, söz konusu veriler gelir dağılımı ve temel yaşam standartları açısından tabloya daha yakından bakılması gerektiğini gösteriyor.

OECD karşılaştırmaları, Türkiye’nin yalnızca büyüme oranlarıyla değil, hanehalkı refahı ve gıda erişimi gibi temel göstergelerle de değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.


  • NHY / OECD ve Eurostat 2023 verileri, Hakan Kara’nın X (Twitter) hesabı paylaşımı