back to top
Ana Sayfa Yaşam Sağlık Yenidoğan Ölümleri Raporunda Kör Noktalar: CHP’den Rapora Şerh

Yenidoğan Ölümleri Raporunda Kör Noktalar: CHP’den Rapora Şerh

TBMM Yenidoğan Çetesi Araştırma Komisyonu raporuna şerh koyan CHP, bebek ölümlerine yol açtığı iddia edilen sevk zincirinde denetim sorumluluğu taşıyan kamu yöneticilerinin ve 2015’ten bu yana gelen ihbarların rapora yansıtılmadığını belirterek, sağlık sistemindeki ticarileşmenin etkisinin bilinçli biçimde dışarıda bırakıldığını savundu.

Komisyon Raporunda Yer Almayan Sorumluluk Başlıkları

TBMM’de kurulan Yenidoğan Çetesi Araştırma Komisyonu’nun nihai raporuna muhalefet şerhi düşen CHP, raporda dönemin il sağlık müdürü olan mevcut Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nun denetim sorumluluğuna ve kamu otoritesinin gözetim yükümlülüğüne değinilmediğini kayda geçirdi. İddialara göre, bebek acil hastalarının önceden bağlantı kurulduğu özel hastanelerin yenidoğan ünitelerine sevk edilmesiyle ölümlere yol açan bir sevk ve gelir zinciri oluştu; ancak bu zincirin kamu denetimi ayağı raporda sınırlı biçimde ele alındı.

CHP şerhinde, sağlık hizmet sunumunda kamu-özel ilişkisinin denetim kapasitesi ve sorumluluk zincirinin açık biçimde ortaya konulmadığı, bu nedenle raporun olayın idari ve kurumsal boyutunu aydınlatmakta yetersiz kaldığı ifade edildi. Muhalefet, özellikle il düzeyindeki ruhsat, denetim ve sevk mekanizmalarının nasıl işlediğine dair kritik soruların yanıtsız bırakıldığını savundu.

Komisyona Katılmayan Üst Düzey İsimler Ve Hesap Verebilirlik Tartışması

Şerhte, aralarında dönemin İl Sağlık Müdürü Kemal Memişoğlu, eski Sağlık Bakanları Fahrettin Koca, Mehmet Müezzinoğlu ve Recep Akdağ ile dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın bulunduğu altı ismin komisyona katılımının sağlanamadığı belirtildi. CHP, bu eksikliğin, yenidoğan ölümlerine ilişkin idari ve siyasi sorumlulukların derinlemesine incelenmesini zorlaştırdığını ve hesap verebilirlik mekanizmasını zayıflattığını ileri sürdü.

Muhalefet şerhinde, söz konusu isimlerin dinlenmemesinin, sağlık yönetişimi zincirindeki karar ve uygulama süreçlerinin aydınlatılmasını engellediği; özellikle ruhsatlandırma, denetim ve özel hastanelerle yapılan sözleşme modellerinin nasıl işletildiğinin netleştirilemediği vurgulandı.

2015’ten İtibaren Gelen İhbarlar Ve Zaman Çizelgesi İhtilafı

Komisyon raporunda sürecin 2023’te yapılan bir CİMER başvurusu ile başladığı yönündeki çerçeveye itiraz eden CHP, toplantılarda 2015’ten itibaren çeşitli ihbarların bulunduğunun davet edilen kişi ve kurum temsilcilerince dile getirildiğini, ancak bu bilginin rapora yansıtılmadığını kaydetti. Bu durumun, olayların erken uyarı ve önleme boyutunun görünmez kılınmasına yol açtığı öne sürüldü.

Şerhte, ihbarların zamanında değerlendirilip değerlendirilmediği, hangi denetimlerin yapıldığı ve olası ihmal zincirinin nasıl oluştuğu sorularının yanıtlanmasının, benzer vakaların önlenmesi açısından kritik olduğu belirtildi.

Sağlık Sisteminde Ticarileşme Tartışması Ve Özel Sektör İlişkileri

CHP, raporda sağlık hizmetlerinde ticarileşmenin bebek ölümlerine etkisine dair yapısal bir analiz bulunmadığını vurguladı. Sağlıkta Dönüşüm Programı kapsamında özel hastanelere verilen teşvikler, yenidoğan yoğun bakım ünitelerinin danışmanlık ve hizmet alım sözleşmeleriyle işletilmesi ve ruhsatı iptal edilen Özel Avcılar Hastanesi’nin geçmiş ortaklık ilişkileri gibi başlıkların rapor dışında bırakıldığı ifade edildi.

Muhalefet, kamu kaynaklarıyla desteklenen özel sağlık hizmeti modelinde denetim zafiyeti oluşup oluşmadığının incelenmeden, yalnızca münferit suç isnatları üzerinden bir çerçeve kurulmasının yapısal riskleri görünmez kıldığı görüşünü dile getirdi. Tartışma, sağlık hizmetinin piyasa mantığıyla örgütlenmesinin hasta güvenliği ve etik standartlar üzerindeki etkisine dair daha geniş bir politika alanına işaret ediyor.


  • NHY / TBMM Yenidoğan Çetesi Araştırma Komisyonu raporu ve CHP’nin muhalefet şerhi metni