Boğaziçi Üniversitesi’nde dört öğrenci kulübünün odalarının taşınmasına yönelik itirazlar sürerken, rektörlükle yapılan görüşmenin hemen ardından gece yarısı kampüse girişler kapatıldı; TOMA ve çevik kuvvet eşliğinde kulüp odaları boşaltıldı, öğrencilerin yeni odalara erişimi engellendi.
Gece Saatlerinde Kampüs Ablukaya Alındı
Boğaziçi Üniversitesi Güney Kampüs’te, Spor Kurulu, Sualtı Sporları Kulübü, Müzik Kulübü ve Güzel Sanatlar Kulübü’ne ait Hamlin Hall’daki kulüp odalarının Hisar Kampüsü’ne taşınmasına yönelik karar, dün gece uygulamaya konuldu. Rektörlükle öğrenciler arasında yapılan toplantının hemen ardından kampüs girişleri kapatıldı, kapılara kilit vuruldu ve üniversite çevresine TOMA ile çevik kuvvet konuşlandırıldı. Öğrencilerin aktardığına göre, Güney Kampüs’e saatler boyunca hiçbir öğrenci alınmadı; yalnızca yurtta kalanlara sınırlı giriş izni verildi.
“Erteleme Sözü Verildi, Gece Operasyonu Yapıldı”
Öğrenciler, rektör Naci İnci ile yapılan görüşmelerde tahliyenin erteleneceği yönünde söz verildiğini, ancak bu sözlerin tutulmadığını belirtiyor. Bir Müzik Kulübü üyesi, BirGün’e yaptığı açıklamada süreci “planlı bir gece operasyonu” olarak nitelendirerek, “Biz dışarıdayken gecenin ikisinde okulu kapatıp eşyalarımızı taşıdılar” dedi. Taşıma işlemlerinin kontrolsüz yapıldığı, piyano gibi hassas enstrümanların özel ekipman olmadan taşındığı ve bazı kulüplere ait eşyaların zarar gördüğü ya da kaybolduğu öne sürüldü.
Yeni Odalara Erişim Engeli ve Şeffaflık Sorunu
Akşam saatlerinde kampüs kapıları yeniden açılsa da öğrencilerin kulüp odalarına erişimi sağlanmadı. Hisar Kampüsü’ndeki yeni alanların altyapısının hazır olmadığı, özellikle müzik faaliyetleri için gerekli ses yalıtımı ve teknik donanımın bulunmadığı ifade edildi. Öğrenciler ayrıca, taşınan eşyaları yalnızca uzaktan görebildiklerini, odalara girişin ve fotoğraf çekmenin yasaklandığını aktardı. Sosyal medyada yer alan iddialarda ise, kulüp eşyalarının taşınması için öğrencilere yönelik iş ilanları dağıtıldığı ileri sürüldü.
Boğaziçi Üniversitesi’nde yaşanan bu son gelişme, kayyum yönetimi altında üniversite özerkliği, öğrenci katılımı ve kampüs içi karar alma süreçlerine ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşırken, öğrenciler sürecin şeffaf ve müzakereye açık biçimde yürütülmesi çağrısını yineliyor.















