Asgari Ücret İnisiyatifi, Kadıköy’de yaptığı açıklamada 2026 asgari ücret görüşmelerinin yine emekçinin aleyhine şekillendiği uyarısını yaptı; “Enflasyonla mücadelenin bedeli milyonlarca emekçiye ödettiriliyor, bu gidişatı birlikte değiştireceğiz” mesajı verdi.
Asgari Ücret Bir “Taban” Değil, Ücret Rejimi Hâline Geldi
Çok sayıda sivil toplum örgütü ve siyasi partinin oluşturduğu Asgari Ücret İnisiyatifi, önümüzdeki hafta başlayacak 2026 asgari ücret görüşmeleri öncesi Kadıköy’de ortak bir basın açıklaması düzenledi. İnisiyatif bileşenleri, asgari ücretin artık yalnızca bir taban ücret olmaktan çıktığını, tüm ücretleri aşağı çeken bir ortalama hâline geldiğini vurguladı.
Açıklamada, görüşmeler başlamadan önce ortaya çıkan işaretlerin sürecin yine emekçi aleyhine işleyeceğini gösterdiği belirtildi:
“Emekçiler, emekliler ve bu ülkenin yok sayılan tüm kesimleri olarak bizi yoksullukta eşitleyen bu gidişatı birlikte değiştireceğiz.”
Geniş Bileşim, Ortak Talepler
İnisiyatif; DEM Parti Emek Komisyonu’ndan Türkiye İşçi Partisi’ne, Tüm Emeklilerin Sendikası’ndan çevre platformlarına kadar geniş bir kesimin katılımıyla oluşturulmuş bulunuyor. Yapılan açıklamada asgari ücretin işsizlik ödeneğinden emekli maaşlarına, SGK primlerinden evde bakım ücretine kadar çok sayıda kalemi belirlediğine dikkat çekildi.
İnisiyatif, üç temel talep ortaya koydu:
- Asgari ücretin işçi ailesinin geçimi esas alınarak insan onuruna uygun düzeye çekilmesi,
- Milli gelir ve gerçek enflasyona göre yılda dört kez güncellenmesi,
- Gelir dağılımında adaleti gözeten bir ekonomi politikasına geçilmesi.
TÜKODER: “Artık Yaşam Değil, Sadece Nefes Alma Ücreti Belirleniyor”
Açıklama sonrası konuşan TÜKODER Genel Başkanı Aziz Koçal, TÜİK’in verilerinin kasıtlı biçimde düşük tutulduğunu savundu.
Koçal, asgari ücretin niteliğinin altını çizen şu ifadeleri kullandı:
“Bugün Türkiye’de asgari ücret insanca yaşam için değil, sadece nefes alabilmek için belirleniyor.”
Barınma krizinden beslenme sorunlarına kadar genişleyen yoksullaşmanın ücret belirleme süreçleriyle doğrudan bağlantılı olduğunu belirten Koçal, TÜİK’in son aylardaki düşük enflasyon açıklamalarının “asgari ücret çıtasını aşağı çekme operasyonu” olduğunu söyledi.
EHP: “Ücretin Ortalama Hâline Gelmesi Siyasal Bir Tehdittir”
Emekçi Hareket Partisi Genel Başkanı Hakan Öztürk, belirlenen asgari ücretin toplumsal etkisini şöyle değerlendirdi:
“Toplumun yüzde 60’ına bu ücreti dayatabiliyorsanız, bu geri kalan herkes için en yüksek düzeyde bir siyasi tehdittir.”
Öztürk, 2025 için belirlenen ücretin işçi sınıfının ihtiyaçlarına yanıt vermediğini belirterek, “Sizin takdirinizdir demiyoruz; biz bunu reddediyoruz” ifadelerini kullandı.
- NHY / ANKA Haber Ajansı
- Bingöl’de 50 Milyon Yıllık Deniz Canlısı Fosilleri Bulundu - 29 Kasım 2025
- Suriye’nin Güneyine İsrail Baskını: İşgalin Yeni Eşiğinde En Kanlı Saldırı - 29 Kasım 2025
- Atıl İşgücü Uçurumu Derinleşiyor: Gerçek İşsizlik 12 Milyonu Aştı - 29 Kasım 2025

















