Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş’ın tutuklanmasının ardından başkanvekilliği seçiminin yenilenmesine günler kala YENİ Parti Grup Başkanvekili Murat Emir, belediye meclis üyelerine baskı, tehdit, para ve çeşitli teklifler yapıldığını; 5 Eylül’de oy kullanacak bazı üyelerin ise gözaltına alınmasıyla meclis aritmetiğinin değiştirilmeye çalışıldığını öne sürdü. İddialar henüz bağımsız biçimde doğrulanmış değil; ancak 5 Ağustos’taki oylamadan yeni seçime uzanan tablo, Üsküdar’da seçilmiş belediye yönetiminin geleceği ve sandık iradesinin yargı ve idari işlemler yoluyla nasıl şekillendirilebileceği tartışmasını büyütüyor.
26 Oydan 22 Oya: Değişen Meclis Dengesi
Emir’in aktardığına göre 5 Ağustos’ta yapılan ilk başkanvekilliği seçiminde CHP’nin adayı Sibel Tan Çetinkaya ilk turda 26 oy aldı; dördüncü turda ise bu sayı 22’ye geriledi. Buna karşılık AKP adayının oylarının arttığını belirten Emir, dört oyun karşı tarafa geçtiğini ve bunun “hayatın olağan akışına uygun olmadığını” savundu.
Emir, seçim sürecinde bazı meclis üyeleriyle valilik, hâkim evi ve başka kanallar üzerinden görüşmeler yapıldığını, bazı üyelere teklif ve telkinlerde bulunulduğunu, bazılarının ise tehdit edildiğini ileri sürdü. Bu iddiaların seçim sonucunu etkileyip etkilemediğinin ortaya çıkarılması için bağımsız ve şeffaf bir inceleme yapılması gerektiğini belirtti.
“Oğlunu Getirtiriz” İddiası
Emir’in basın toplantısında dile getirdiği en ağır iddia ise belediye meclis üyesi Ahmet Başbaydar üzerinden geldi. Emir, Başbaydar’ın yaklaşık 40 kişinin bulunduğu bir toplantıda, 15 yıldır İngiltere’de bulunan ve KCK üyeliği iddiasıyla hüküm giydiğini söylediği oğluyla ilgili olarak Adalet Bakanlığı’ndan bazı kişilerin kendisine ulaştığını ve “Oğlunu getirtiriz, yeter ki AKP lehine oy kullan” şeklinde bir teklif yapıldığını anlattığını öne sürdü.
Emir, bu iddiada Adalet Bakan Yardımcısı ve geçmişte Üsküdar’da siyaset yapan Sedat Ayyıldız’ın da adının geçtiğini belirterek, iddiaların soruşturulmasını istedi. Başbaydar’ın kendi açıklaması veya adı geçen kişilerden bu iddialara ilişkin bir yanıt ise henüz kamuoyuna yansımış değil.
Tahliye İddiası Ve Seçim
Emir ayrıca bir başka meclis üyesi Hüseyin Kazan’ın oğlunun seçimden yaklaşık bir hafta önce şartlı tahliye edildiğini belirterek, bu tahliyenin siyasi etki oluşturmak amacıyla kullanılmış olabileceğine ilişkin şüphe bulunduğunu söyledi. Bu iddia da Emir’in açıklamasına dayanıyor ve bağımsız biçimde doğrulanmış değil.
Emir, para teklif edildiğini, tehdit ve çeşitli telkinlerde bulunulduğunu ileri sürerek, “seçimi kazanmak için her şeyin yapıldığını” savundu. Buna rağmen CHP adayı Sibel Tan Çetinkaya’nın başkanvekilliği seçimini kazandığını söyledi.
Yargı Kararıyla Yeni Seçim
5 Ağustos’taki seçimin ardından AKP tarafından yapılan itiraz üzerine süreç yargıya taşındı. İstanbul Bölge İdare Mahkemesi’nin 2 Eylül’de yürütmeyi durdurma kararına yapılan itirazı reddetmesinin ardından Üsküdar Belediye Meclisi’nin başkanvekili seçimini yenilemesi kesinleşti. Yeni seçim için 5 Eylül tarihi belirlendi.
Tam da yeni seçim öncesinde iki CHP’li meclis üyesi Mithat Özdemir ve Amine Cansu Çelik’in gözaltına alınması, ardından Ekrem Baki’nin de gözaltına alındığının açıklanması, Emir’in “oy kullanacak üyelerin bir bölümünün gözaltında olduğu” yönündeki itirazının temelini oluşturdu. Nihat Doğan ve Ali Aral’ın da başka dosyalar kapsamında ifadeye çağrıldığını belirten Emir, böylece seçim öncesinde meclis üyeleri üzerinde baskı oluştuğunu savundu.
5 Eylül Öncesi Kritik Tablo
İstanbul Valiliği ise seçim tarihinin siyasi bir tercih olmadığını, 26 Ağustos’tan itibaren başlayan 10 günlük yasal sürenin son gününün 5 Eylül olduğunu açıkladı ve tarih üzerinden yapılan manipülasyon iddialarını reddetti.
Böylece Üsküdar’da 5 Eylül’de yapılacak seçim yalnızca bir belediye başkanvekili seçimi olmaktan çıktı. Bir tarafta yargı kararıyla yenilenen seçim, diğer tarafta seçim öncesi gözaltılar ve meclis üyelerine baskı yapıldığı yönündeki ağır siyasi iddialar bulunuyor.
Emir’in ifadeleriyle ortaya atılan iddiaların doğruluğu yargı makamlarının ve ilgili kurumların yapacağı incelemelerle ortaya konulabilir. Ancak tartışmanın merkezindeki soru açık: Sandıkta oluşan meclis iradesi, sandık kurulmadan önce yürütülen adli ve siyasi süreçlerle değiştirilebilir mi? Üsküdar’daki 5 Eylül seçimi, bu sorunun yanıtı bakımından da yakından izlenecek.
- TB /T24, TRT Haber, Gazete Pencere, Artı Gerçek, Tele2









