back to top
Ana Sayfa Haber Özgür Özel’den Sert Çıkış: Hedefinde “Mutlak Sultan” Ve “Mutlak Butlan” Vardı

Özgür Özel’den Sert Çıkış: Hedefinde “Mutlak Sultan” Ve “Mutlak Butlan” Vardı

CHP’de yargı müdahalesiyle başlayan yönetim krizinin ardından ilk kez grup kürsüsüne çıkan Özgür Özel, yalnızca iktidarı değil, Kemal Kılıçdaroğlu’nun yeniden genel başkanlığa dönüşünü de sert ifadelerle hedef aldı. “Görevi bırakabilseydi madalyası benimkinden büyük olurdu” sözleriyle Kılıçdaroğlu’na göndermede bulunan Özel, yaşanan süreci bir parti içi tartışma değil, demokrasiye yönelik müdahale olarak tanımladı.

CHP’de mahkeme kararı sonrasında yaşanan yönetim krizinin gölgesinde gerçekleştirilen ilk grup toplantısı, yalnızca bir siyasi konuşma değil, parti içindeki meşruiyet mücadelesinin yeni perdesi niteliği taşıdı. TBMM’de düzenlenen toplantıya binlerce partili katılırken, salon sık sık “Kurultay”, “Direniş” ve “Demokrasi” sloganlarıyla yankılandı.

Grup Başkanı Özgür Özel, yaklaşık iki saat süren konuşmasında hem iktidara hem de CHP Genel Merkezi’nde oluşturulan yeni yönetime yönelik kapsamlı eleştiriler yöneltti.

Krizden Çok Daha Fazlası

Özel, yaşananların CHP içindeki bir liderlik tartışmasından ibaret olmadığını savundu. Süreci doğrudan siyasi iktidarın müdahalesi olarak değerlendiren Özel, “Bir sonraki iktidara ve bir sonraki cumhurbaşkanına darbe yapılıyor” diyerek, CHP’ye yönelik operasyonların hedefinin yalnızca parti yönetimi değil, seçimle iktidar değişimi ihtimali olduğunu ileri sürdü.

Konuşmasının merkezine “demokratik meşruiyet” vurgusunu yerleştiren Özel, CHP’nin son yerel seçimlerde elde ettiği başarının ardından sistematik biçimde hedef alındığını söyledi.

Özel’e göre yaşanan süreç, muhalefetin seçim yoluyla iktidar olma ihtimalini ortadan kaldırmaya yönelik daha geniş bir siyasi planın parçası.

Kılıçdaroğlu’na Tarihi Gönderme

Konuşmanın en dikkat çekici bölümlerinden biri ise Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik dolaylı ancak sert eleştiriler oldu.

Özel, 2023 kurultayında genel başkanlığın demokratik biçimde el değiştirmesini hatırlatarak İsmet İnönü’nün 1950 seçimlerindeki tavrını örnek gösterdi.

“Bendeki madalya ne kadar büyükse, o gün genel başkanlık görevini bırakanın da madalyası olacaktı. O görevi bırakabilseydi, bırakmayı bilseydi madalyası daha büyük olurdu” diyen Özel, Kılıçdaroğlu’nun bugün izlediği çizginin siyasi mirasına zarar verdiğini ima etti.

Bu sözler, CHP tabanında son haftalarda yoğun biçimde tartışılan “meşruiyet” meselesine yönelik şimdiye kadar yapılmış en açık değerlendirmelerden biri olarak yorumlandı.

İki Ayrı CHP Vurgusu

Özel konuşmasında parti içinde fiilen iki farklı siyasi çizginin ortaya çıktığını da savundu.

Bir tarafta TBMM’de ve meydanlarda mücadele edenlerin bulunduğunu söyleyen Özel, diğer tarafta ise mahkeme kararıyla parti yönetimini devralan kadroların yer aldığını belirtti.

“Şu anda iki tane Cumhuriyet Halk Partisi görüntüsü var” diyen Özel, Genel Merkez’de görev alan bazı isimleri de sert ifadelerle eleştirdi.

Yeni yönetimde görevlendirilen danışmanlar, hukukçular ve yöneticiler üzerinden yüklenen Özel, CHP’nin kurumsal hafızasına ve siyasal geleneğine yabancı isimlerin parti yönetiminde etkili hale getirildiğini savundu.

Bu bölüm, salondaki partililerden en yoğun desteğin geldiği anlardan biri oldu.

Kurultay Çağrısını Yineledi

Özel’in konuşmasının önemli başlıklarından biri de olağanüstü kurultay talebi oldu.

Parti delegelerinin büyük çoğunluğunun imza verdiğini belirten Özel, CHP’deki krizin çözümünün yalnızca delegelerin iradesine başvurulmasıyla mümkün olacağını söyledi.

“Partinin talebi olan kurultay yapılırsa bu defter kapanır, önümüze bakılır ve iktidara yürünür” diyen Özel, yaşanan tartışmaların sonlandırılması için demokratik mekanizmaların işletilmesi gerektiğini savundu.

Bu çağrı, yeni yönetimin “kurultay yapılamaz” yönündeki açıklamalarına karşı doğrudan bir meydan okuma niteliği taşıdı.

Ekonomi Ve Demokrasi Aynı Konuşmada Buluştu

Özel, konuşmasının geniş bir bölümünü ekonomik krize ayırdı.

Yoksulluk sınırının yükseldiğini, emeklilerin ve çalışanların ağır geçim sıkıntısıyla karşı karşıya olduğunu belirten CHP lideri, mevcut ekonomik tablonun temel sorumlusunun hukuk güvenliğinin ortadan kalkması olduğunu savundu.

Vergi sistemini “serveti koruyan, emeği cezalandıran düzen” olarak tanımlayan Özel, yüksek dolaylı vergiler üzerinden iktidarı hedef aldı.

Ancak ekonomi başlığının dahi demokrasi tartışmasından bağımsız olmadığını vurgulayan Özel, hukukun zayıfladığı bir ülkede ekonomik istikrarın da mümkün olmayacağını söyledi.

Mesaj Sadece CHP’ye Değil

Özel’in konuşması incelendiğinde, verilen mesajların yalnızca CHP üyelerine yönelik olmadığı görülüyor.

Konuşma boyunca kullanılan dil, parti içi mücadeleden çok demokrasi, seçim güvenliği ve siyasal meşruiyet ekseninde şekillendi.

Özel, CHP’ye yönelik müdahalelerin aslında Türkiye’de seçimle iktidar değişimi ihtimaline yönelik müdahaleler olduğunu savunarak, yaşanan süreci muhalefetin tamamını ilgilendiren bir mesele olarak çerçevelemeye çalıştı.

Bu nedenle grup toplantısı, CHP’nin iç krizine ilişkin bir değerlendirmeden çok, yeni dönemin siyasi mücadele manifestosu görünümü kazandı.

Sonuç: Kavga Koltuk İçin Değil Meşruiyet İçin

Özgür Özel’in grup toplantısında verdiği en net mesaj, yaşanan tartışmanın kişisel liderlik rekabeti olmadığı yönündeydi.

Konuşma boyunca kurulan siyasi çerçeve, CHP içindeki güç mücadelesini aşarak demokrasi, temsil ve meşruiyet eksenine taşındı.

Ancak aynı konuşma, Kılıçdaroğlu ile Özel arasındaki siyasi kopuşun artık geri dönüşü zor bir noktaya ulaştığını da ortaya koydu. “Madalya” göndermesiyle sembolleşen bu ayrışma, CHP’deki tartışmanın yalnızca kimin genel başkan olduğu meselesi değil, partinin gelecekte hangi siyasi hatta yürüyeceği sorusu etrafında düğümlendiğini gösteriyor.


Kaynaklar: TBMM CHP Grup Toplantısı konuşma tutanağı; ANKA Haber Ajansı; CHP Grup Başkanlığı açıklamaları; kamuoyuna açık konuşma metinleri.