“Fon krizi” soruşturmasında gazeteciler üzerindeki adli tedbirler ağırlaştırıldı. İsmail Saymaz ve Murat Ağırel’in imza yükümlülüğüyle serbest bırakılmasına itiraz eden İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının talebi kabul edildi. Gece yarısı verilen yeni kararla iki gazeteci hakkında ev hapsi uygulanmasına hükmedildi. Aynı soruşturma kapsamında Şaban Sevinç ve Mustafa Balcı ise tutuklanmıştı.
Türkiye’de gazetecilerin haberleri ve sosyal medya paylaşımları nedeniyle karşı karşıya kaldıkları adli süreçlere bir gece yarısı kararı daha eklendi. “Fon krizi” soruşturması kapsamında ifadeleri alınan ve adli kontrol tedbirleriyle serbest bırakılan gazeteciler İsmail Saymaz ile Murat Ağırel hakkında verilen karar, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı üzerine ağırlaştırıldı. Nöbetçi hakimliğin imza yükümlülüğünü yeterli gördüğü iki gazeteci, bir üst inceleme sonucunda ev hapsine tabi tutuldu.
Savcılık Serbest Bırakılmalarına İtiraz Etti
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturma kapsamında şüpheli sıfatıyla ifadeleri alınan Saymaz ve Ağırel hakkında nöbetçi 3. Sulh Ceza Hakimliği, imza yükümlülüğü şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar vermişti. Ancak Başsavcılık, iki gazeteci hakkında verilen karara itiraz ederek daha ağır bir tedbir uygulanmasını istedi.
İtirazı değerlendiren İstanbul 4. Sulh Ceza Hakimliği, önceki kararı değiştirerek İsmail Saymaz ve Murat Ağırel hakkında konutlarını terk etmeme, kamuoyunda bilinen adıyla ev hapsi kararı verdi.
Böylece iki gazeteci hakkında aynı soruşturma kapsamında kısa süre içerisinde iki ayrı hakimlik kararı ortaya çıktı. İlk kararda belirli aralıklarla imza vermeleri yeterli görülürken, savcılığın itirazı sonrasında evlerinden çıkmaları yasaklandı.
Dört Gazeteciye İki Tutuklama, İki Ev Hapsi
“Fon krizi” soruşturması kapsamında daha önce gözaltına alınan Şaban Sevinç ve Mustafa Balcı, “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlamasıyla tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. Aynı dosyada ifadeleri alınan Saymaz ve Ağırel ise başlangıçta adli kontrolle serbest bırakılmıştı.
Gece yarısı verilen yeni kararla soruşturma kapsamında işlem yapılan dört gazeteciden ikisi tutuklu, ikisi ev hapsinde bulunuyor. Gazetecilere yöneltilen suçlamaların soruşturmaya ilişkin açıklama ve sosyal medya paylaşımlarına dayanması, basın özgürlüğü açısından tartışmaları da büyütüyor.
Gazetecilik Faaliyetlerine Gece Yarısı Müdahalesi
Ev hapsi, tutuklamadan farklı bir adli kontrol tedbiri olmakla birlikte kişinin hareket özgürlüğünü önemli ölçüde sınırlandırıyor. Özellikle haber takibi, kaynaklarla görüşme ve olay yerinde çalışma gerektiren gazetecilik faaliyetleri açısından bu karar, mesleğin fiilen yürütülmesini de güçleştiriyor.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının itirazıyla değiştirilen karar, gazetecilerin özgürlüklerinin sınırlandırılmasında uygulanan tedbirlerin ölçülülüğü sorusunu yeniden gündeme getirdi. İki gazetecinin imza yükümlülüğüyle serbest bırakılmasının neden yeterli görülmediği ve ev hapsini gerektiren somut koşulların neler olduğu, kararın hukuki değerlendirmesinde belirleyici olacak.
Fon soruşturmasında yatırımcıların “lekelenmeme hakkı” ve masumiyet karinesi üzerine yapılan açıklamaların hemen ardından gazetecilere yönelik adli tedbirlerin ağırlaştırılması ise dikkat çekici bir karşıtlık oluşturdu. Bir tarafta yatırımcıların isimlerinin açıklanmasının yaratacağı hak ihlalleri tartışılırken, diğer tarafta soruşturmaya ilişkin yayınları nedeniyle gazetecilerin özgürlükleri sınırlandırılıyor.
Son kararla birlikte “fon krizi” soruşturmasında gazetecilik faaliyetlerinin sınırları bir kez daha yargı kararlarının konusu oldu. Üstelik bu kez gündüz verilen serbest bırakma kararının gece yarısı değiştirilmesiyle.
- NHY / İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, İstanbul 3. Sulh Ceza Hakimliği, İstanbul 4. Sulh Ceza Hakimliği.












