back to top
Ana Sayfa Haber Türkiye’de Kültür ve Sanatın Bir Haftası: Sinemanın, Tiyatronun ve Belleğin Açtığı Kapılar

Türkiye’de Kültür ve Sanatın Bir Haftası: Sinemanın, Tiyatronun ve Belleğin Açtığı Kapılar

4–11 Ekim 2026 haftasında Türkiye’nin kültür ve sanat yaşamı, İstanbul’dan Diyarbakır’a, Bursa’dan Van’a uzanan etkinliklerle hareketlendi. Filmekimi dünya sinemasının yeni yapıtlarını izleyiciyle buluştururken Diyarbakır Kültür Yolu Festivali başladı; tiyatro sahnelerinde toplumsal hiciv, sergi salonlarında bellek, kimlik ve kent yaşamı öne çıktı. Önümüzdeki hafta ise Filmekimi Ankara’ya taşınacak, Mardin’de yeni bir festival başlayacak ve farklı kentlerde müzik, tiyatro ve sergi programları sürecek.

Türkiye’nin gündelik yaşamında ekonomik güçlüklerin, toplumsal gerilimlerin ve geleceğe ilişkin kaygıların giderek daha fazla yer tuttuğu bir dönemde kültür ve sanat, insanların yalnızca birkaç saatliğine gündelik sorunlardan uzaklaştığı bir alan olmaktan çok daha fazlasını ifade ediyor. Bir film, yaşadığımız dünyanın başka bir köşesindeki insanın hayatını önümüze getirirken, bir tiyatro oyunu alışılmış ilişkilerin ardındaki çelişkileri görünür kılabiliyor. Bir fotoğraf sergisi ise zamanın unutturduğunu sandığımız yüzleri, sokakları ve hayatları yeniden hatırlatıyor. Ekim ayının ikinci haftasında Türkiye’nin farklı kentlerinde açılan sahneler ve sergi salonları, sanatın bu çok yönlü niteliğini bir kez daha ortaya koydu.

Haftanın kültür ve sanat gündeminde uluslararası sinemanın yeni yapıtları kadar yerel üretimler, genç sanatçılar ve kamusal kültür etkinlikleri de vardı. İstanbul’da Filmekimi ve fotoğraf buluşmaları öne çıkarken Diyarbakır’da başlayan festival, Anadolu kentlerinin kültür yaşamındaki hareketliliği artırdı. Bursa’da karikatür, Van’da genç sanatçıların çalışmaları, Ankara’da ise yeni gösterim ve konser hazırlıkları dikkat çekti.

Filmekimi Başladı: Dünya Sineması İstanbul’dan Anadolu’ya

İstanbul Kültür Sanat Vakfı tarafından düzenlenen Filmekimi, 9 Ekim’de İstanbul’da başladı. 18 Ekim’e kadar sürecek gösterimler Atlas 1948, Kadıköy Sineması, City’s CineWAM Nişantaşı ve Paribu Art’ta gerçekleştiriliyor. Programda uluslararası festivallerde öne çıkan yapımlar, Cannes’dan gelen filmler ve Türkiye’de ilk kez gösterilecek eserler bulunuyor.

Pedro Almodóvar, Asghar Farhadi, Ryûsuke Hamaguchi, Hirokazu Kore-eda, Werner Herzog, Lee Chang-dong ve Taika Waititi gibi yönetmenlerin yeni filmlerinin yer aldığı seçki, çağdaş sinemanın farklı anlatım biçimlerini bir araya getiriyor. Sinemanın yalnızca eğlence değil, insanın yaşadığı çağla hesaplaşmasının da bir yolu olduğunu hatırlatan festival, bireysel hikâyeler üzerinden daha geniş toplumsal meselelerin tartışılmasına olanak sağlıyor.

Filmekimi’nin İstanbul gösterimleri sürerken festival 15–18 Ekim tarihlerinde Ankara’da, 22–25 Ekim’de ise İzmir ve ilk kez Mersin’de düzenlenecek. Böylece uluslararası sinemanın seçkin örnekleri İstanbul dışındaki izleyicilere de ulaşacak. Ancak bu tür etkinliklerin belirli büyük kentlerde yoğunlaşması, Türkiye’de kültürel olanakların ülke geneline nasıl dağıldığı sorusunu da gündemde tutuyor.

Diyarbakır’da Festival, Van’da Genç Sanatçıların Bellek Arayışı

10 Ekim’de başlayan Diyarbakır Kültür Yolu Festivali, tiyatrodan konserlere, sergilerden çocuk etkinliklerine uzanan programıyla kentin kültür yaşamına yeni bir hareketlilik getirdi. Festival kapsamında 249 etkinliğin düzenleneceği açıklandı. Diyarbakır’ın tarihsel ve kültürel birikimi düşünüldüğünde bu buluşma, yalnızca sanatçıların izleyiciyle karşılaşması değil, kentin kültürel mekânlarının yeniden canlanması bakımından da önem taşıyor.

Aynı gün Van’da açılan “Bize Musallat Olan” sergisi ise başka bir kültürel arayışın kapısını araladı. Tariria Kültür Sanat ve Gastronomi Merkezi’nde, Uğurcan Kaçmaz’ın küratörlüğünde hazırlanan sergide 25 genç sanatçının çalışmaları yer alıyor. Açık çağrı yoluyla oluşturulan seçki, bireysel ve toplumsal bellekte iz bırakan deneyimlerin bugüne nasıl taşındığını sorguluyor. 17 Kasım’a kadar açık kalacak sergi, sanat üretiminin büyük kentlerin dışındaki olanaklarını da görünür kılıyor.

Bursa’da ise Nilüfer Belediyesi’nin ev sahipliğinde 9 Ekim’de açılan “Kuklalar – Kukla Tiyatrosu” Uluslararası Karikatür Sergisi, on ülkeden 38 profesyonel karikatürcünün eserlerini çocukların ve gençlerin çizimleriyle buluşturdu. Nâzım Hikmet Kültürevi’ndeki sergi, farklı kuşakların aynı tema etrafında nasıl farklı anlatım dilleri kurabildiğini gösteriyor.

<WritingBlock id=”86422″ variant=”document”>### Tiyatroda Haldun Taner, Fotoğrafta Kentin Belleği

11 Ekim’de İstanbul’da düzenlenen 8. Maltepe Tiyatro Festivali kapsamında Haldun Taner’in Gözlerimi Kaparım Vazifemi Yaparım oyunu yeniden sahneye taşındı. İBB Şehir Tiyatrolarının Türkan Saylan Kültür Merkezi’nde sunduğu oyun, Vicdani ve Efruz karakterleri üzerinden toplumsal ilişkileri, bürokrasiyi, adaletsizliği ve bireyin bu düzen içindeki konumunu hicvediyor. Taner’in yıllar önce kaleme aldığı metnin günümüzde de karşılık bulması, tiyatronun geçmişle bugün arasında kurabildiği eleştirel bağın bir örneği.

İstanbul’da 26 Eylül’de başlayan 212 Photography Istanbul ise 11 Ekim’de sona erdi. Kentin farklı mekânlarına yayılan etkinlik, fotoğrafı yalnızca bir görüntü üretme biçimi olarak değil, kişisel ve toplumsal belleğin taşıyıcısı olarak ele aldı. Festival kapsamında Akaretler’de açılan “Uzaklar, Kuşaklar, Bakışlar” sergisi, Erbak ailesinin üç kuşağa yayılan ve 96 yıllık bir dönemi kapsayan fotoğraf arşivini izleyiciyle buluşturdu.

Pera Müzesi’nde devam eden “Cumhuriyetin Kamera Arkası” sergisi de fotoğraf ile tarih arasındaki ilişkiye odaklanıyor. Erken Cumhuriyet dönemi İstanbul’unu 1920’lerden 1950’lerin başına uzanan basın fotoğrafları üzerinden ele alan sergide, gazetelerde yayımlanmamış görüntüler de yer alıyor. Böylece fotoğraf, yalnızca geçmişte yaşanmış olayların kaydı olmaktan çıkıp bir dönemin gündelik yaşamını, toplumsal ilişkilerini ve değişimini yeniden düşünmenin aracına dönüşüyor.

İstanbul’da Uluslararası Sanat: Frank Bowling ve Yoko Ono

Pera Müzesi’nde 29 Eylül’de açılan ve 31 Ocak 2027’ye kadar sürecek “Yaratım ve Yıkım” sergisi, soyut resmin önemli isimlerinden Frank Bowling’in yapıtlarını Türkiye’de ilk kez izleyiciyle buluşturuyor. Alistair Hicks’in küratörlüğündeki sergide Bowling’in eserleri, Francis Bacon ve Victor Willing’in çalışmalarıyla birlikte sunuluyor. Sergi, resimde soyutlama ile figür, rastlantı ile denetim ve yaratım ile yıkım arasındaki ilişkileri tartışmaya açıyor.

Sakıp Sabancı Müzesi’nde devam eden Yoko Ono’nun “İçses ve İçyapı” sergisi ise sanatın izleyiciyle kurduğu ilişkiye başka bir açıdan yaklaşıyor. Şiir, çizim, fotoğraf, video ve yerleştirmeleri bir araya getiren sergi, izleyiciyi yalnızca yapıtların karşısında duran kişi olmaktan çıkarıp sanatsal deneyimin katılımcısına dönüştürüyor. Barış, özgürlük, ortak yaşam ve kolektif deneyim gibi temalar, Ono’nun üretiminde önemli bir yer tutuyor.

Uluslararası sanatçıların Türkiye’deki sergileri, kültürel karşılaşmalar bakımından önem taşırken, bu etkinliklere ulaşabilmenin ekonomik ve coğrafi koşulları da tartışılmayı sürdürüyor. Sanatın toplumsal yaşama katkısı, yalnızca büyük müzelerde açılan sergilerin sayısıyla değil, farklı gelir gruplarından insanların ve Anadolu kentlerinde yaşayanların bu olanaklardan ne ölçüde yararlanabildiğiyle de değerlendirilmeli.

Önümüzdeki Hafta: Ankara’da Sinema, Mardin’de Festival, Anadolu’da Müzik

12–18 Ekim haftasında kültür ve sanat takvimi yeni etkinliklerle devam edecek. Filmekimi’nin Ankara gösterimleri 15 Ekim’de Büyülü Fener Kızılay Sineması’nda başlayacak ve 18 Ekim’e kadar sürecek. İstanbul gösterimleri de aynı tarihte sona erecek. Festivalin İzmir ve Mersin programları ise 22–25 Ekim’de gerçekleştirilecek.

Diyarbakır’da devam eden Kültür Yolu Festivali 18 Ekim’e kadar sürecek. Mardin’de ise 17 Ekim’de başlayacak festival için hazırlıklar tamamlanma aşamasına geldi. 25 Ekim’e kadar sürmesi planlanan etkinliklerde kentin tarihsel mekânları, müzeleri ve kültür merkezleri sanat buluşmalarına ev sahipliği yapacak.

Müzik programlarında 12 Ekim’de İstanbul Beyoğlu Sahne’de Peter Theremin’in deneysel müzik performansı, 14 Ekim’de Kocaeli Gebze Osman Hamdi Bey Kültür Merkezi’nde Cengiz Özkan ile Dertli Divani’nin türkü ve deyişlerden oluşan konseri, 16 Ekim’de Adana Çukurova Üniversitesi’nde Athena ve Nova Norda’nın katılacağı KoçFest etkinliği ve 18 Ekim’de İstanbul’da piyanist Dengin Ceyhan’ın Chopin eserlerini seslendireceği konser öne çıkıyor.

İstanbul’da süren sergiler de önümüzdeki hafta ziyaretçilerini ağırlamaya devam edecek. Sanatorium’da Christiane Peschek’in “Anka Kuşu Kalesi”, Van’da “Bize Musallat Olan”, Pera Müzesi’nde Frank Bowling’in “Yaratım ve Yıkım” ve Cumhuriyetin Kamera Arkası sergileri, farklı dönemleri ve sanat anlayışlarını bir araya getiren seçenekler arasında bulunuyor.

Sanatın Toplumsal Yaşamdaki Yeri

4–11 Ekim haftasının kültür ve sanat gündemi, Türkiye’de üretimin ve etkinliklerin büyük ölçüde İstanbul merkezli görünmesine rağmen Anadolu kentlerinde de önemli bir hareketlilik bulunduğunu gösterdi. Diyarbakır, Van, Bursa ve önümüzdeki hafta Mardin’de gerçekleşecek buluşmalar, kültürel yaşamın farklı coğrafyalardaki birikimini görünür kılıyor. Bununla birlikte büyük organizasyonların sürekliliği kadar, yerel sanatçıların üretim olanakları, bağımsız kültür mekânlarının yaşaması ve kültürel etkinliklere erişim koşulları da önem taşıyor.

Sanatın değeri yalnızca kaç kişinin bir konsere katıldığı, bir sergiyi gezdiği ya da bir festivalin kaç etkinlik düzenlediğiyle ölçülemez. Bir kentte tiyatro sahnesinin açık kalması, genç bir ressamın eserlerini gösterebileceği bir yer bulması, bir çocuğun müzikle ya da resimle karşılaşabilmesi ve bir filmin insanları başka hayatlar üzerine düşünmeye çağırması da toplumsal yaşamın zenginliğinin parçalarıdır.

Türkiye’nin kültür ve sanat gündemi bu hafta sinemadan tiyatroya, fotoğraftan müziğe uzanan geniş bir alanı kapsadı. Ancak asıl mesele, bu canlılığın birkaç festival haftasıyla sınırlı kalmaması; sanatın büyük kentlerin ayrıcalığı olmaktan çıkarak herkesin ulaşabildiği, üretebildiği ve paylaşabildiği sürekli bir kamusal yaşama dönüşmesidir. Çünkü kültür, yalnızca geçmişten devralınan bir miras değil, toplumun bugün birlikte kurduğu ve yarına bırakacağı yaşamın da bir parçasıdır.


  • NHY / T24, Milliyet Sanat, Demirören Haber Ajansı (DHA), Anadolu Ajansı (AA), Diyarbakır yerel basını, Mardin Life, İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV), Filmekimi, Pera Müzesi, Frank Bowling resmî sanatçı sitesi, Sakıp Sabancı Müzesi, İBB Kültür, Sanat Cepte, Türkiye Kültür Yolu Festivali, İstanbul ve Ankara kültür-sanat etkinlik duyuruları.