back to top
Ana Sayfa Haber 10 Ekim Gar Katliamı: 11 Yıl Sonra Adalet Hâlâ Firari

10 Ekim Gar Katliamı: 11 Yıl Sonra Adalet Hâlâ Firari

Ankara Garı’nda 10 Ekim 2015’te 103 kişinin yaşamını yitirdiği IŞİD katliamının üzerinden 11 yıl geçiyor. Katliamın acısı dinmedi, adalet arayışı ise bitmedi. 25 Eylül’de görülen davada aileler ve 10 Ekim Barış Derneği, yalnızca birkaç sanığın cezalandırılmasını değil, katliamın bütün bağlantılarının ve varsa kamu sorumluluğunun ortaya çıkarılmasını istiyor. YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel de davayı yerinde takip edeceğini açıklayarak “barış güvercinleri” için adalet mücadelesinin yanında olduğunu belirtiyor.

(ANKARA) – Türkiye tarihinin en ağır katliamlarından biri olan 10 Ekim Ankara Gar Katliamı’nın üzerinden 11 yıl geçmek üzere. 10 Ekim 2015’te Emek, Barış ve Demokrasi Mitingi için Ankara Garı önünde toplanan binlerce kişinin arasına giren IŞİD’in iki canlı bombalı saldırısında 103 kişi yaşamını yitirdi, yüzlerce kişi yaralandı.

Aradan geçen yıllara rağmen davanın firari sanıklar yönünden devam etmesi, katliamın bütün bağlantılarının henüz ortaya çıkarılmadığı yönündeki tartışmaları da canlı tutuyor. 10 Ekim Barış Derneği, yıllardır sürdürdüğü adalet mücadelesinde yalnızca saldırıyı gerçekleştiren isimlerin değil, katliamın planlanması, örgütlenmesi ve gerçekleştirilmesinde rol oynayan tüm bağlantıların açığa çıkarılmasını talep ediyor.

Bugün Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen dava da bu nedenle yalnızca bir duruşma değil, 10 Ekim’in karanlıkta kalan bağlantılarının aydınlatılması açısından kritik bir aşama olarak değerlendiriliyor.

“103 Kişinin Kanı Kimlere Kadar Bulaştıysa Ortaya Çıkarılsın”

10 Ekim Barış Derneği Eş Sözcüsü İshak Kocabıyık, duruşma öncesinde yaptığı açıklamada yıllardır firari sanıklar için boş kalan sanık sandalyelerine bakarak davayı takip ettiklerini belirterek, tutuklu sanıkların mahkeme huzuruna çıkarılmasının önemine dikkat çekti.

Kocabıyık, IŞİD katliamlarının planlayıcısı ve örgütleyicisi olduğu belirtilen Savaş Yıldız’ın bir an önce mahkemeye getirilerek sorgulanmasını istedi. Kocabıyık’ın dikkat çektiği temel nokta ise 10 Ekim’in birkaç kişinin bireysel eylemine indirgenemeyeceği oldu.

Dernek, yıllardır sürdürdükleri mücadelenin amacının yalnızca birkaç kişinin cezalandırılması olmadığını, 103 insanın ölümüne uzanan bütün ilişkiler ağının ortaya çıkarılması olduğunu vurguluyor.

Bu talep, 10 Ekim davasının en temel sorusunu da yeniden gündeme getiriyor: Bir katliamın faillerini cezalandırmak, o katliamın nasıl hazırlanabildiğini ve hangi koşullarda gerçekleştiğini bütün boyutlarıyla ortaya çıkarmaya yetiyor mu?

Savaş Yıldız’ın Sorgulanması İçin Çağrı

10 Ekim Barış Derneği, Irak’tan Türkiye’ye teslim edildiği belirtilen firari sanık Savaş Yıldız’ın 25 Eylül’deki duruşmaya getirilmesini özellikle talep etti.

Derneğin açıklamasına göre Yıldız, yalnızca Ankara Gar Katliamı dosyası açısından değil, IŞİD’in Adana ve Mersin’deki saldırıları bakımından da önemli bilgilere sahip bir isim olarak değerlendiriliyor. Dernek, Yıldız’ın mahkeme huzurunda sorgulanmasının katliamların bağlantılarının ortaya çıkarılması açısından önemli olduğunu belirtiyor.

Davada hâlen 14 firari sanığın bulunduğuna dikkat çeken dernek, Irak ve Suriye’de olduğu belirtilen sanıkların Türkiye’ye getirilmesi için gerekli girişimlerin hızlandırılmasını ve iade, sorgu ve soruşturma süreçlerinin kamuoyunun soru işaretlerini giderecek açıklıkta yürütülmesini istiyor.

Talep bununla da sınırlı değil. 10 Ekim Barış Derneği, soruşturmanın yeni bilgiler doğrultusunda genişletilmesini ve katliamda ihmali ya da sorumluluğu bulunan kamu görevlileri dahil bütün sorumluların ortaya çıkarılmasını istiyor.

Mahkeme Heyeti Dördüncü Kez Değişti

Davada dikkat çeken bir başka gelişme ise mahkeme heyetinin yeniden değişmesi oldu. 10 Ekim Gar Katliamı davasına bugün Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi’ne atanan yeni heyet bakıyor. Böylece dava sürecinde mahkeme heyeti dördüncü kez değişmiş oldu.

Davada daha önce Suriye’den Türkiye’ye getirilen ve tutuklanan Ömer Deniz Dündar’ın verdiği ifadeler de yeni tartışmalar yaratmıştı. Dündar, Haziran 2026’daki duruşmada IŞİD yapılanmasına ilişkin bilgiler verirken, yaklaşık 90 kişiyi teşhis ettiğini söyledi.

Bu ifadelerin ardından aileler ve avukatlar, ortaya çıkan bilgilerin kapsamlı biçimde araştırılmasını ve soruşturmanın derinleştirilmesini talep etti.

Davanın 11 yılın sonunda geldiği nokta, 10 Ekim’in yalnızca geçmişte kalmış bir katliam olmadığını gösteriyor. Çünkü adaletin tamamlanmadığı yerde hafıza da susmuyor.

Özgür Özel: “Adaletin Tecellisi İçin Mücadele Edeceğiz”

10 Ekim’in yaklaşmasıyla birlikte siyasi partiler ve demokratik kitle örgütleri de katliamın yeniden hatırlanması ve davanın takip edilmesi çağrısı yapıyor.

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, 24 Eylül’de 10 Ekim Barış Derneği heyetini kabul etti. Dernek üyeleri Özel’i 25 Eylül’deki duruşmaya davet etti. Özel de davayı Ankara Adliyesi’nde takip edeceğini açıkladı.

Özel, daha önce 10 Ekim’in yıldönümünde yayımladığı mesajında yaşamını yitirenleri “barış güvercinleri” olarak anmış, adaletin sağlanması ve barışın hâkim olması için mücadeleyi sürdüreceklerini ifade etmişti.

Özel’in 10 Ekim Anıtı’nın açılışında yaptığı konuşmada da katliamın ardından ailelerin sürdürdüğü adalet mücadelesine dikkat çekmiş ve devletin vatandaşlarını koruma yükümlülüğünün yerine getirilmediğini söylemişti.

Bugün Özel’in davayı bizzat takip edeceğini açıklaması, 10 Ekim’in yaklaşan yıldönümü öncesinde siyasi gündemde de yeniden öne çıkmasına neden oldu.

10 Ekim’i Hatırlamak, Yalnızca Yas Tutmak Değil

10 Ekim Ankara Garı’nda yaşananlar Türkiye’nin toplumsal hafızasında yalnızca bir terör saldırısı olarak kalmadı. O gün barış ve demokrasi talebiyle Ankara’ya gelen insanların yaşamını yitirmesi, geride kalan ailelerin 11 yıldır sürdürdüğü adalet mücadelesiyle birlikte anılıyor.

Bu nedenle 10 Ekim yaklaşırken yapılması gereken yalnızca kaybedilenleri anmak değil; kimlerin öldürüldüğünü, neden hedef alındıklarını, saldırının nasıl örgütlendiğini, kimlerin bağlantılarının bulunduğunu ve devletin sorumluluk alanında hangi ihmallerin yaşandığını sormaya devam etmek.

Çünkü 10 Ekim’in üzerinden geçen yıllar, katliamın hafızadan silinmesi için değil, adalet talebinin neden hâlâ canlı olduğunu anlamak için bir ölçü taşıyor.

103 insanın adı unutulmadı.

Ailelerin soruları bitmedi.

Ve 10 Ekim’in en ağır cümlesi hâlâ aynı yerde duruyor:

Bir katliamın faillerini bulmak yetmez; o katliamın bütün gerçeğini ortaya çıkarmak gerekir.


  • TB / ANKA Haber Ajansı, Medyascope, Mezopotamya Ajansı, Evrensel, T24, DW Türkçe, Cumhuriyet