back to top
Ana Sayfa Haber Hakkındaki ‘Tedbir’ Kararı Kaldırılan Gökhan Günaydın’dan İlk Açıklama

Hakkındaki ‘Tedbir’ Kararı Kaldırılan Gökhan Günaydın’dan İlk Açıklama

CHP’de mutlak butlan kararının ardından parti yönetimi tarafından disipline sevk edilerek görevinden uzaklaÅŸtırılan Grup BaÅŸkanvekili Gökhan Günaydın hakkındaki tedbir kararının kaldırılması, yalnızca bireysel bir iade-i itibar deÄŸil, parti içindeki meÅŸruiyet tartışmalarında da dikkat çekici bir kırılma yarattı. Günaydın’ın “Bir gece yarısı sökülen tabelayı ÅŸimdi geri takmaları lazım” sözleri ise CHP’de yaÅŸanan siyasi ve kurumsal gerilimin sembolik özeti olarak yorumlandı.

Tedbir Kararı Geri Çekildi

Cumhuriyet Halk Partisi’nde mutlak butlan kararı sonrasında oluÅŸan yeni yönetim tarafından tedbirli kesin ihraç istemiyle Yüksek Disiplin Kurulu’na sevk edilen CHP Grup BaÅŸkanvekili Gökhan Günaydın hakkında verilen tedbir kararı kaldırıldı.

Bu kararla birlikte Günaydın’ın grup baÅŸkanvekilliÄŸi görevinin önündeki engel de ortadan kalkmış oldu.

Kararın ardından Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde açıklama yapan Günaydın, sürecin yalnızca kendisini deÄŸil, aynı yöntemle disipline sevk edilen dokuz milletvekilini ilgilendirdiÄŸini belirterek, yaÅŸananların hukuki ve siyasi açıdan ciddi soru iÅŸaretleri taşıdığını söyledi.

Günaydın’ın deÄŸerlendirmelerine göre, Parti Meclisi kararı olmaksızın yalnızca MYK kararıyla milletvekillerinin tedbirli olarak kesin ihraç istemiyle disipline sevk edilmesi, parti hukukunun temel ilkeleri açısından tartışmalı bir uygulama niteliÄŸi taşıyor.

İhraç Sürecinin Dayanağı Tartışma Yarattı

Günaydın’ın açıklamalarında en dikkat çekici bölüm ise hakkında oluÅŸturulan dosyanın içeriÄŸine iliÅŸkin deÄŸerlendirmeler oldu.

Bir kişinin, kurultay sürecinde kendisini para dağıtırken gördüğünü iddia ettiğini, ancak hem savcılık soruşturmasında hem de açılan davalarda bu iddiaların doğrulanmadığını belirten Günaydın, dosyada yer alan beyanların daha sonra geri çekildiğini ve suçlamaların somut bir temele dayanmadığının ortaya çıktığını savundu.

Bu nedenle hakkında hem yargısal hem de parti içi yaptırım süreçlerinin iÅŸletilmiÅŸ olmasını eleÅŸtiren Günaydın, Yüksek Disiplin Kurulu’nun tedbir kararını kaldırmasının da bu hukuki zafiyetin kabulü anlamına geldiÄŸini ifade etti.

“Åžimdi bunu görmüşler ve geri adım atmışlar” sözleri, parti yönetiminin attığı adımın kendi içinde sürdürülemez hale geldiÄŸi yönündeki deÄŸerlendirmesini ortaya koydu.

Bir Odanın Hikâyesinden Fazlası

Günaydın’ın açıklamalarında en çok konuÅŸulan bölüm ise grup baÅŸkanvekilliÄŸi odasına iliÅŸkin sözleri oldu.

Göreve son verilmesinin ardından Meclis’teki odasının boÅŸaltıldığını ve grup baÅŸkanvekilliÄŸi tabelasının söküldüğünü hatırlatan Günaydın, “Odaya düşkün deÄŸiliz” diyerek kiÅŸisel makam tartışmalarının ötesine geçti.

Ancak hemen ardından kurduğu cümle, yaşananların sembolik boyutunu görünür hale getirdi:

“Meclis BaÅŸkanlığı bir gece yarısı nasıl grup baÅŸkanvekilliÄŸi tabelasını odamızdan söktüyse, ÅŸimdi geri takması lazım.”

Bu sözler yalnızca fiziksel bir tabelanın yerine asılmasını değil, siyasi olarak geri alınan bir kararın yarattığı meşruiyet sorununu da işaret ediyor.

Çünkü CHP’de mutlak butlan sonrası baÅŸlayan tasfiye sürecinde görevden almalar, disiplin iÅŸlemleri ve örgütlere yönelik müdahaleler parti içinde geniÅŸ bir itiraz dalgası yaratmıştı. Günaydın hakkında verilen tedbir kararının kaldırılması ise bu süreçte alınan kararların yeniden sorgulanmasına neden oldu.

CHP’de MeÅŸruiyet Tartışması DerinleÅŸiyor

YaÅŸanan geliÅŸme, CHP’de yalnızca bir disiplin dosyasının sonucu olarak görülmüyor.

Parti içinde mutlak butlan kararına karşı çıkan kesimler, Günaydın hakkında verilen kararın kaldırılmasını, son dönemde alınan birçok tasarrufun hukuki ve siyasi açıdan savunulamaz hale geldiğinin göstergesi olarak değerlendiriyor.

Özellikle Ankara, İstanbul ve İzmir örgütlerinde yükselen olağanüstü kurultay talepleriyle birlikte düşünüldüğünde, disiplin süreçlerinde yaşanan geri adımların parti içi muhalefetin elini güçlendirdiği yorumları yapılıyor.

Bu nedenle mesele artık yalnızca bir grup baÅŸkanvekilinin görevine dönmesi deÄŸil; CHP’de yetkinin, meÅŸruiyetin ve örgüt iradesinin kim tarafından temsil edildiÄŸine iliÅŸkin daha büyük tartışmanın yeni bir halkası olarak görülüyor.

Günaydın’ın “kalbimde sızı bıraktı” sözleri ise siyasi kariyerinden çok, yıllarca emek verdiÄŸi partisinden ihraç edilme ihtimaliyle karşı karşıya bırakılmasının yarattığı kırgınlığı ortaya koyuyor.

Ancak bugün itibarıyla görünen tablo ÅŸu: Bir gece yarısı sökülen tabela geri dönüyor. Fakat CHP’de o tabelanın sökülmesine neden olan siyasi krizin henüz sona erdiÄŸini söylemek mümkün görünmüyor.