back to top
Ana Sayfa Haber “En Uygun Zaman” Krizi: CHP’de Kurultay Takvimi Üzerinden Yeni Güç Pazarlığı

“En Uygun Zaman” Krizi: CHP’de Kurultay Takvimi Üzerinden Yeni Güç Pazarlığı

CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile mahkemenin “mutlak butlan” kararı sonrası yeniden partinin başına geçen Kemal Kılıçdaroğlu arasındaki telefon görüşmesi, tarafların kurultay konusunda aynı hedefe değil, farklı zaman hesaplarına odaklandığını ortaya koydu: Kılıçdaroğlu “en uygun zamanı”, Özel ise “en kısa zamanı” istiyor.

Kurultay Talebinde Kritik Ayrım

CHP’de Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi’nin 38. Olağan Kurultay hakkında verdiği “mutlak butlan” kararının ardından başlayan yönetim tartışması, Özgür Özel ile Kemal Kılıçdaroğlu arasındaki telefon görüşmesiyle yeni bir aşamaya taşındı.

Görüşmeye ilişkin açıklama, Kılıçdaroğlu’nun basın danışmanı olarak görevlendirilen Atakan Sönmez’den geldi. Sönmez’in aktardığına göre Kılıçdaroğlu, Özel’e “partiyi en uygun zamanda kurultaya götürme” niyetini iletti. Özel ise kendi taleplerinin de kurultay yönünde olduğunu söyledi ancak vurguyu “gecikmeden” değerlendirme yapılmasına çekti.

Bu ifade farkı, CHP içindeki asıl gerilimin yalnızca “kurultay yapılıp yapılmayacağı” değil, sürecin hangi siyasi takvimle yönetileceği olduğunu gösteriyor.

“En Uygun Zaman” Ne Anlama Geliyor?

Siyasette “en uygun zaman” söylemi çoğu zaman teknik değil, güç dengelerini yeniden kurmaya dönük bir strateji olarak okunur. Kılıçdaroğlu cephesinin kullandığı bu ifade, parti örgütü, belediye başkanları ve milletvekilleri üzerindeki dengeyi yeniden şekillendirmek için zamana ihtiyaç duyulduğu yorumlarını beraberinde getiriyor.

Özgür Özel cephesinin “en kısa zamanda kurultay” yaklaşımı ise tartışmanın uzamasının parti tabanında meşruiyet krizini derinleştireceği kaygısına dayanıyor. Çünkü CHP’de artık yalnızca yönetim değil, yönetimin hangi siyasi ve hukuki zeminde sürdüğü de tartışma konusu.

Telefon görüşmesinin ardından gözler MYK ve Parti Meclisi toplantılarına çevrilirken, CHP içinde önümüzdeki günlerde yalnızca bir kurultay tarihi değil, partinin gelecekte hangi siyasal eksende şekilleneceği de belirlenmiş olacak.

Hukuki Karardan Siyasal Meşruiyet Tartışmasına

Mahkemenin “mutlak butlan” kararı teknik olarak bir yönetim değişikliği yaratmış olsa da, CHP’de yaşanan tartışma giderek hukuki zeminin dışına taşarak siyasal meşruiyet sorununa dönüşüyor.

Parti içinde bir kesim yargı kararının uygulanmasını “zorunlu hukuki sonuç” olarak değerlendirirken, diğer kesim bunun siyasal mühendislik etkisi yarattığını düşünüyor. Bu nedenle kurultayın tarihi artık yalnızca organizasyonel bir mesele değil; parti tabanı, delegeler ve kamuoyu nezdinde kimin siyaseten meşru kabul edileceğinin de belirleyicisi haline geliyor.


TB / BirGün, Habertürk TV