back to top
Ana Sayfa Haber Dünya Avrupa’nın Korkusu Büyüyor: Savaş Gölgesinde Stratejik Özerklik Talebi Yükseliyor

Avrupa’nın Korkusu Büyüyor: Savaş Gölgesinde Stratejik Özerklik Talebi Yükseliyor

Avrupa kamuoyu, Ukrayna ve Orta Doğu’daki savaşların yarattığı güvenlik ve enerji krizleri karşısında derin bir endişe duyarken, Avrupa Birliği’nin daha bağımsız, daha güçlü ve daha bütünleşik bir aktör haline gelmesini talep ediyor.

Savaş Endişesi Avrupa’nın Ortak Duygusu Haline Geliyor

Avrupa kamuoyunun nabzını tutan son Eurobarometre araştırması, kıtanın psikopolitik ikliminde belirgin bir kırılmaya işaret ediyor. Avrupa Birliği genelinde her 10 kişiden 7’sinden fazlası, Birlik sınırlarına yakın bölgelerde süren aktif çatışmalardan “derin endişe” duyduğunu ifade ediyor. Bu kaygının en yoğun hissedildiği ülkeler arasında İspanya (%84), İtalya (%83) ve Kıbrıs (%80) öne çıkıyor.

Özellikle Ukrayna’da beşinci yılına giren savaş ile Orta Doğu’da tırmanan gerilim, Avrupa’nın savaşın coğrafi sınırlarının ötesinde, doğrudan bir güvenlik alanı haline geldiğini gösteriyor. Kıbrıs’taki Britanya askeri üslerine yönelik insansız hava aracı saldırıları ise bu endişeyi somut bir tehdit algısına dönüştürüyor.

Stratejik Özerklik Tartışması Derinleşiyor

Avrupa siyasetinde uzun süredir tartışılan “stratejik özerklik” meselesi, kamuoyu baskısıyla daha görünür hale geliyor. Araştırmaya göre Avrupalıların üçte ikisi, Avrupa Birliği’nin küresel krizler ve güvenlik tehditleri karşısında daha aktif ve belirleyici bir rol üstlenmesini istiyor.

Ancak bu talep, siyasi liderlik düzeyinde aynı netlikle karşılık bulmuş değil. NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Avrupa’nın ABD desteği olmadan kendi savunmasını sürdürebileceği fikrini açıkça reddederken; Fransa ve İspanya gibi ülkeler, farklı tonlarda da olsa, Avrupa’nın dışa bağımlılığını azaltması gerektiğini savunuyor. Bu durum, Avrupa’nın güvenlik mimarisinde yapısal bir gerilim hattına işaret ediyor: Atlantik bağımlılığı mı, yoksa stratejik özerklik mi?

Enerji Bağımlılığı Krizi Derinleştiriyor

Savaşların tetiklediği bir diğer kırılganlık alanı ise enerji politikaları. Rusya’nın Ukrayna’yı işgaliyle başlayan enerji krizi, Orta Doğu’daki gerilimle birlikte daha da karmaşık bir hal alıyor. Yüksek enerji fiyatlarının kalıcı hale gelmesi, Avrupa toplumlarında ekonomik güvensizlikle jeopolitik kaygıyı iç içe geçiriyor.

Enerji bağımlılığına dair en yüksek endişe İtalya (%78), İspanya (%75) ve Polonya’da (%73) ölçülürken; Danimarka, Litvanya ve İsveç gibi ülkelerde bu oran daha düşük seviyelerde kalıyor. Bu farklılık, Avrupa içinde enerji güvenliği konusunda homojen bir tablo olmadığını, aksine kırılganlıkların ülke bazında derinleştiğini ortaya koyuyor.

Birlik Talebi Artıyor Ama Siyasi Uyum Zayıf

Araştırmanın en dikkat çekici bulgularından biri ise Avrupa halklarının büyük ölçüde ortak bir siyasi yönelim talep etmesi. Katılımcıların %89’u küresel krizlerle başa çıkabilmek için AB ülkelerinin daha birlik içinde hareket etmesi gerektiğini belirtirken, %86’sı Birliğin uluslararası alanda daha güçlü bir aktör olmasını istiyor.

Ancak bu güçlü toplumsal beklentiye rağmen, AB liderlerinin savunma, enerji ve dış politika alanlarında ortak bir strateji geliştirmekte zorlanması, Avrupa projesinin yapısal sınırlarını yeniden görünür kılıyor. Kamuoyu, daha fazla entegrasyon ve bağımsızlık talep ederken; siyasi karar alma mekanizmaları bu talebin gerisinde kalıyor.


  • NHY / Eurobarometer