Yerel seçimlerdeki CHP–DEM Parti işbirliğini “terör” soruşturmasına konu eden dosyada, Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan ve iki isim hakkında tahliye kararı verildi; ancak iddianamenin hâlâ hazırlanmamış olması ve bazı sanıkların başka dosyalardan tutuklu bulunması, sürece ilişkin hukuki tartışmaları derinleştirdi.
Tahliye Kararları Ve Devam Eden Tutukluluk
“Kent uzlaşısı” soruşturması kapsamında tutuklanan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan hakkında aylık tutukluluk incelemesinde tahliye kararı verildi. Sulh ceza hakimliği, Şahan’ın yurtdışı çıkış yasağı şeklinde adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına hükmetti.
Ancak Şahan, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik yürütülen ayrı bir soruşturma kapsamında tutuklu yargılandığı için cezaevinde kalmaya devam edecek. Dosyada 11 ayı aşkın süre geçmesine rağmen henüz iddianame düzenlenmemiş olması, savunma hakkı ve makul sürede yargılanma ilkesi bakımından eleştirilere yol açıyor.
Aynı dosyada Şişli Belediye Başkan Yardımcısı Ebru Özdemir ile Reform Vakfı Direktörü Mehmet Ali Çalışkan hakkında da tahliye kararı verildi.
Suçlamalar Ve Delil Tartışmaları
Soruşturma kapsamında Şahan’a, eski HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Azad Barış ile iletişimi sorulmuş; resmi görüşmeler çerçevesinde tanıştığını ifade eden Şahan’ın telefon kayıtları dosyaya delil olarak eklenmişti. Ayrıca, “Kent uzlaşısı”na ilişkin siyasi temaslar ve başka bir dosyada yer alan gizli tanık beyanları da tutuklama gerekçeleri arasında gösterilmişti.
Şişli Belediye Başkan Yardımcısı Ebru Özdemir ise “terör örgütü üyeliği” suçlamasıyla tutuklanmış; hakimlik kararında bazı WhatsApp gruplarına üyelik ve adli sicil kaydı bulunan kişilerle telefon görüşmeleri delil olarak yer almıştı. Reform Enstitüsü Direktörü Mehmet Ali Çalışkan da “silahlı terör örgütüne yardım” suçlamasıyla tutuklanan isimler arasındaydı.
Benzer şekilde, İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat’ın da Azad Barış ile iletişim kurması ve 100 TL’lik bir para transferi gibi gerekçelerle tutuklandığı kamuoyuna yansımıştı. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ise aynı soruşturmada “şüpheli” sıfatıyla yer alıyor; hakkında 23 Mart’ta adli kontrol kararı verilmişti.
Kent Uzlaşısı Nedir, Soruşturma Neyi Hedefliyor?
“Kent uzlaşısı”, 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde CHP ile DEM Parti arasında kurulan stratejik işbirliğini ifade ediyor. DEM Parti, bu işbirliğini “kentin tüm dinamiklerinin üzerinde uzlaştığı adaylarla seçimlere katılmak” olarak tanımlamış; bazı batı illerinde aday çıkarmayarak CHP’yi desteklemişti.
31 Mart seçimlerinde CHP, ülke genelinde en çok oyu alan parti olmuştu. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ise seçimlerin ardından başlattığı soruşturmada “Kent uzlaşısı”nı PKK’nın metropol illerde etkinliğini artırma stratejisinin parçası olarak değerlendirmişti. Bu çerçevede açılan “terör” soruşturmaları kapsamında Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer tutuklanmış ve yerine kayyum atanmıştı.
Hukuki Süreç Ve Siyasi Etkiler
Tahliye kararları, soruşturmanın siyasi niteliği ve delillerin kapsamı üzerine süregelen tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. Hukukçular, iddianamenin uzun süredir hazırlanmamış olmasının ve tutuklama gerekçelerinde siyasi temasların yer almasının, ifade özgürlüğü ve siyasi faaliyet alanı bakımından dikkatle değerlendirilmesi gerektiğine işaret ediyor.
Öte yandan savcılık makamı, soruşturmanın terörle mücadele kapsamında yürütüldüğünü ve yargı sürecinin devam ettiğini belirtiyor. Dosyanın nasıl sonuçlanacağı ve olası iddianamenin içeriği, hem yerel yönetimler hem de muhalefet partileri açısından siyasi sonuçlar doğurabilecek nitelikte görülüyor.
- NHY / Medyascope, Furkan Karabay imzalı haber











