İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, kendisine ve ailesine yönelik yürütüldüğünü söylediği siyasi ve hukuki süreçlere sert sözlerle tepki göstererek, “adaletin susturulduğunu, hukukun siyasi aparata dönüştürüldüğünü” savundu ve kamuoyuna “tehdit ve iftiraya boyun eğmeyen bir toplum” vurgusuyla seslendi.
Siyasi Baskı Ve Hukuk Eleştirisi
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı kapsamlı açıklamada, Türkiye’de hukuk ve adalet mekanizmalarının siyasal amaçlarla kullanıldığını ileri sürdü. İmamoğlu, “vicdanın yok sayıldığını, ahlakın ayaklar altına alındığını” belirterek, adaletin susturulduğunu ve hukukun iktidar lehine bir araç haline getirildiğini savundu.
İmamoğlu’nun açıklamaları, son dönemde muhalefet belediyelerine ve siyasetçilere yönelik art arda açılan soruşturmalar ve yargı süreçlerinin kamuoyunda yarattığı tartışmaların ortasında geldi. Açıklamada kullanılan dil, yalnızca bireysel bir savunma değil, daha geniş bir siyasal ve kurumsal eleştiri olarak öne çıktı.
“İftira Ve İtibar Suikastleri Normalleştiriliyor”
İmamoğlu, açıklamasında kendisine yönelik suçlamaları “bilinçli bir iftira düzeninin parçası” olarak nitelendirdi. Bu düzenin zamanla normalleştirildiğini savunan İBB Başkanı, “itibar suikastlerinin siyaset diye pazarlanmasını” eleştirdi.
Siyasi operasyonlar ve algı yönetimi yoluyla insanların onurunun hedef alındığını söyleyen İmamoğlu, bu sürecin yalnızca muhalif siyasetçileri değil, toplumun tamamını baskı altına almayı amaçladığını ifade etti. Bu söylem, uluslararası insan hakları örgütlerinin Türkiye’de ifade özgürlüğü ve yargı bağımsızlığına ilişkin son yıllarda dile getirdiği kaygılarla da örtüşüyor.
Aileye Yönelen Tehdit İddiası
İmamoğlu’nun açıklamasında en dikkat çekici bölüm, ailesinin hedef alındığına ilişkin ifadeler oldu. “Aileme saldırıyorsunuz, yuvamı hedef alıyorsunuz” diyen İmamoğlu, çocuk, kadın, yaşlı ve genç ayrımı yapılmadan toplumun korku yoluyla susturulmaya çalışıldığını öne sürdü.
Ailesini koruyan kişilerin dahi hedef alındığını belirten İmamoğlu, kullanılan dili “çete dili” olarak tanımladı ve bunun bir “haysiyet cellatlığına” dönüştüğünü savundu. Türkiye’de siyasetçilerin aile bireylerinin de kamuoyu tartışmalarına çekilmesi, uzun süredir etik ve hukuki boyutlarıyla tartışılan bir mesele olarak biliniyor.
Sandık Ve Toplumsal Mesaj
Açıklamasının sonunda doğrudan kamuoyuna seslenen İmamoğlu, “Aziz milletimiz, tehdide, iftiraya, baskıya boyun eğmez” ifadelerini kullandı. Demokratik meşruiyet vurgusunu öne çıkaran İBB Başkanı, hesaplaşmanın sandıkta olacağını belirterek, siyasi mücadelenin nihai adresinin seçmen iradesi olduğunun altını çizdi.
Bu çağrı, muhalefetin son dönemde sıkça dile getirdiği “demokratik yollarla hesap sorma” söylemiyle paralellik gösterirken, yaklaşan seçim süreçleri bağlamında da dikkat çekici bir mesaj olarak değerlendiriliyor.
- NHY / Ekrem İmamoğlu’nun resmî sosyal medya hesabı (@ekrem_imamoglu)
- İmamoğlu’ndan Sert Çıkış: “İftira Düzeni Kuruldu, Aileme Saldırılıyor” - 7 Şubat 2026
- Değişimin Filozofu Herakleitos: Akan Dünyada Düşünmek - 7 Şubat 2026
- Galatasaray Meydanı’nda 1089. Hafta: Israrla Sorulan Bir Kayıp - 7 Şubat 2026
















