back to top
Ana Sayfa Haber İsias Davasında “Olası Kast Yok” Gerekçesi Tepki Çekti: Kamu Görevlilerine Bilinçli Taksirle...

İsias Davasında “Olası Kast Yok” Gerekçesi Tepki Çekti: Kamu Görevlilerine Bilinçli Taksirle Sınırlı Ceza

6 Şubat depremlerinde 72 kişinin yaşamını yitirdiği Adıyaman’daki Grand İsias Otel davasında kamu görevlileri için “olası kast”ın reddedilmesi, mahkemenin gerekçeli kararındaki değerlendirmelerle birlikte cezasızlık tartışmalarını yeniden alevlendirdi.

Deprem Gerçeği Biliniyordu, Sorumluluk Daraltıldı

Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesi, Grand İsias Otel’in yıkımına ilişkin kamu görevlilerinin yargılandığı davada 160 sayfalık gerekçeli kararını açıkladı. Kararda, sanıkların eylemlerinin “olası kast” değil “bilinçli taksir” kapsamında değerlendirilmesi gerektiği savunuldu. Mahkeme; Adıyaman’ın deprem risk haritasının zamanla değişmesini, 6 Şubat’taki 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki depremlerin “yakın tarihte yaşanmamış olmasını” ve ruhsat tarihleriyle deprem arasındaki süreyi gerekçe gösterdi. Bu yaklaşım, deprem ülkesi Türkiye’de öngörülebilir risklerin idari sorumluluktan ayrıştırıldığı eleştirilerine yol açtı.

İyi Hal İndirimi Ve Beraat Kararları

Mahkeme, eski Belediye Başkan Yardımcısı Osman Bulut, eski İmar Müdürü Mehmet Salih Alkayış ve eski Büro Şefi Bilal Balcı’ya “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma” suçundan önce 12 yıl hapis cezası verdi; ardından iyi hal indirimi uygulayarak cezayı 10 yıla düşürdü. Yurt dışına çıkış yasağıyla adli kontrol uygulanmasına hükmedildi. Diğer sanıklar Yusuf Gül, Abdurrahman Karaaslan ve Fazlı Karakuş hakkında ise beraat kararı verildi. Kararın bu yönü, kamu görevlilerinin denetim yükümlülüklerinin fiilen etkisizleştirildiği eleştirisini güçlendirdi.

“Yakın Tarihte Yaşanmadı” Gerekçesi Tartışmalı

Gerekçeli kararda, “bu büyüklükte bir depremin yakın tarihte Adıyaman’da yaşanmamış olması” ifadesi öne çıkarıldı. Hukuk çevreleri ve deprem uzmanları, Türkiye’nin sismik gerçekliği dikkate alındığında bu yaklaşımın bilimsel ve hukuki dayanağının zayıf olduğunu, yapı güvenliği ve kamu denetiminin “beklenmeyen felaket” söylemiyle aklanamayacağını vurguluyor. Eleştiriler, kararın maddi gerçeği değil, sorumluluk alanını daraltmayı hedeflediği yönünde yoğunlaşıyor.

Aileler İstinafa Gidiyor

Depremde yakınlarını kaybeden ailelerin kararı İstinaf Mahkemesi’ne taşıyacağı öğrenildi. Aileler, kamu görevlilerinin imza ve denetim zincirindeki rolünün “bilinçli taksir” ile sınırlanmasının adalet duygusunu zedelediğini ve benzer facialar için caydırıcılığı ortadan kaldırdığını savunuyor.

  • NHY / ANKA Haber Ajansı; Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesi Gerekçeli Kararı