TÜRK-İŞ’in Temmuz 2026 verileri, Türkiye’de ücretlerle yaÅŸam maliyeti arasındaki makasın daha da açıldığını ortaya koydu. Dört kiÅŸilik bir ailenin yalnızca saÄŸlıklı beslenebilmesi için gerekli aylık harcama 36 bin 940 liraya yükselirken, açlık sınırı asgari ücreti 8 bin 865 lira aÅŸtı. Yoksulluk sınırının 120 bin lirayı aÅŸması ise ücret politikaları ile temel yaÅŸam maliyetleri arasındaki yapısal uçurumun derinleÅŸtiÄŸine iÅŸaret etti.
Açlık Sınırı Asgari Ücretin Üzerine Çıktı
TÜRK-İŞ’in Temmuz 2026 Açlık ve Yoksulluk Sınırı AraÅŸtırması, milyonlarca ücretlinin satın alma gücündeki erimenin sürdüğünü bir kez daha ortaya koydu. AraÅŸtırmaya göre, dört kiÅŸilik bir ailenin yalnızca saÄŸlıklı ve dengeli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması, yani açlık sınırı, 36 bin 940 liraya yükseldi.
Bu rakam, halen yürürlükte bulunan 28 bin 75 liralık net asgari ücreti 8 bin 865 lira geride bıraktı. Böylece asgari ücret, yalnızca gıda harcamalarını karşılamaya dahi yetmez hale gelirken, çalışanların barınma, ulaşım, enerji, eğitim ve sağlık gibi zorunlu ihtiyaçları dikkate alındığında gelir-yoksulluk makasının daha da büyüdüğü görüldü.
Yoksulluk Sınırı 120 Bin Lirayı Aştı
Araştırmaya göre, gıda harcamasının yanı sıra kira, ulaşım, giyim, eğitim, sağlık ve diğer temel ihtiyaçları kapsayan yoksulluk sınırı 120 bin 325 liraya yükseldi. Bekâr bir çalışanın aylık yaşama maliyeti ise 47 bin 758 lira olarak hesaplandı.
Veriler, Türkiye’de çalışan yoksulluÄŸunun giderek yaygınlaÅŸtığını gösterirken, tek bir ücret geliriyle temel yaÅŸam giderlerini karşılamanın her geçen ay daha da güçleÅŸtiÄŸine iÅŸaret ediyor. Özellikle ücret artışlarının enflasyon karşısında hızla erimesi, hane halklarının alım gücünü zayıflatmaya devam ediyor.
Mutfak Enflasyonu Hız Kesmedi
TÜRK-İŞ’in hesaplamalarına göre Ankara’da yaÅŸayan dört kiÅŸilik bir ailenin yalnızca gıda harcamalarındaki aylık artış Temmuz ayında yüzde 3,30 oldu. Son on iki aylık artış oranı yüzde 39,85, yıllık ortalama artış ise yüzde 40,60 olarak gerçekleÅŸti. Yılın ilk yedi ayındaki kümülatif artış ise yüzde 22,54 seviyesine ulaÅŸtı.
Araştırma, özellikle temel gıda ürünlerindeki fiyat artışlarının devam ettiğini ve mutfak enflasyonunun dar gelirli kesimler üzerindeki baskısını artırdığını ortaya koydu. Ekonomistler, ücret artışlarının yaşam maliyetlerindeki yükselişi karşılayamaması nedeniyle çalışanların reel gelir kaybının sürdüğüne dikkat çekerken, sosyal politika uzmanları ise açlık ve yoksulluk sınırı verilerinin ücret politikalarının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini gösteren önemli göstergeler arasında yer aldığını belirtiyor.
Veriler Sosyal Politika Tartışmalarını Derinleştiriyor
TÜRK-İŞ’in her ay düzenli olarak yayımladığı araÅŸtırma, yalnızca gıda fiyatlarındaki deÄŸiÅŸimi deÄŸil, aynı zamanda ücret politikaları, gelir dağılımı ve sosyal refah düzeyine iliÅŸkin tartışmalar açısından da temel göstergelerden biri olmayı sürdürüyor.
Temmuz 2026 verileri, özellikle asgari ücretin açlık sınırının altında kalmasının kalıcı hale geldiğini ortaya koyarken, milyonlarca ücretlinin yaşam maliyetleri karşısında gelir kaybı yaşamaya devam ettiğini gösteriyor. Bu tablo, yüksek enflasyonun ücretliler üzerindeki etkisinin sürdüğünü ve ekonomik büyüme ile hane halkının yaşam koşulları arasındaki kopuşun giderek belirginleştiğini gözler önüne seriyor.
- TB / TÜRK-İŞ, ANKA Haber Ajansı









