CHP’li Sezgin Tanrıkulu, Silivri’deki Marmara Cezaevi’ni ziyaretinin ardından yaptığı açıklamada, uzun tutukluluklar, iddianamesiz dosyalar ve siyasi nitelikli yargılamalar üzerinden Türkiye’de adalet sisteminin fiilen tersine çevrildiğini söyledi.
Bir Cezaevinden Fazlası: Siyasal İklimin Aynası
CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Silivri’de bulunan Marmara Cezaevi’nin bugün yalnızca bir tutukluluk mekânı değil, Türkiye’de son yıllarda şekillenen siyasal ve hukuki düzenin sembollerinden biri haline geldiğini belirtti. Tanrıkulu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu ile birlikte çok sayıda belediye başkanı ve siyasetçiyi cezaevinde ziyaret ettiğini açıkladı.
Tanrıkulu’na göre, hem devasa duruşma salonlarını hem de binlerce tutuklu ve hükümlüyü barındıran Marmara Cezaevi, “son 24 yıldır Türkiye’nin yanı başında süren büyük bir duruşmanın” mekânsal karşılığı niteliğinde.
Uzayan Tutukluluklar, Yazılmayan İddianameler
Tanrıkulu, cezaevinde yalnızca belediyelere yönelik soruşturmalar kapsamında tutuklanan isimlerin değil; avukatlar, aktivistler, siyasetçiler ve çok sayıda adli tutuklunun da bulunduğunu, görüştüğü herkesin ortak şikâyetinin adil yargılanmama olduğunu aktardı. Özellikle iddianamesi dahi hazırlanmamış dosyaların yaygınlığına dikkat çekti.
Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan’ın 9 ayı aşkın süredir tutuklu olmasına rağmen iddianamesinin yazılmadığını belirten Tanrıkulu, benzer durumların Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney ile Gaziosmanpaşa, Bayrampaşa ve Şile dosyalarında da yaşandığını söyledi. Tanrıkulu’na göre, az sayıda şüpheli bulunan bu dosyaların bilinçli biçimde bekletilmesi, yargılamanın cezalandırma aracına dönüştüğünü gösteriyor.
“Önce Tutukla, Sonra Suç Bul” Pratiği
Tanrıkulu, Türkiye’de yargı sisteminin işleyişinde köklü bir tersine dönüş yaşandığını savunarak, artık suç isnadının değil tutuklamanın başlangıç noktası haline geldiğini ifade etti. “Önce cezaevine atılıyorlar, sonra bir suç bulunuyor” diyen Tanrıkulu, itirafçı beyanlarının delil yerine geçtiği, suçsuzluğun ispatlanmasının ise neredeyse imkânsız hale geldiği bir düzen tarif etti.
Bu tabloya göre, yalnızca iddiaların ispatı değil, beraat ya da tahliye ihtimali de sistematik biçimde ortadan kaldırılıyor; uzun tutukluluk fiili cezaya dönüşüyor.
Hesap Sorulacak Bir Dönem Olarak Kayda Geçecek
Tanrıkulu, yaşananların unutulmayacağını vurgulayarak, hukukun evrensel ilkeleri çerçevesinde bu dönemin hesabının sorulacağını söyledi. Açıklamasında, “Umutsuz olmayın” çağrısı yapan Tanrıkulu, Marmara Cezaevi’nin bugün Türkiye’de adalet krizinin en görünür simgelerinden biri haline geldiğini ifade etti.
- NHY / Sezgin Tanrıkulu, Sosyal Medya Paylaşımı (X)
Nokta Haber Yorum sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.
















