Şüpheli Ölüm Dosyasında Adalet Arayışı Sürüyor: Tuğba Yavaş İçin Kadınlar Ve Öğrenciler Alanlarda

Çanakkale’de akademisyen Tuğba Yavaş’ın şüpheli ölümüyle ilgili yürütülen soruşturma ve yargılama sürecindeki eksiklikler, 10 Ocak Büyük Kadın Mitingi’nde yeniden gündeme taşındı; öğrenciler ve kadın örgütleri, “etkin soruşturma ve gerçek adalet” talebiyle 12 Ocak’taki duruşmaya çağrı yaptı.

Olayın Arka Planı Ve Çelişkiler

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi öğretim üyesi Tuğba Yavaş, 31 Ekim 2024 gecesi, evli olduğu erkek Alptekin Yavaş ile yaşadığı tartışma sırasında balkondan düşerek hayatını kaybetti. Görgü tanığı ifadeleri, düşmenin hemen öncesinde şiddetli bir tartışmaya ve fiziksel bir boğuşmaya işaret ederken, olay yeri incelemesinde bulunan kanlı havlu ve peçeteler de bu ihtimali güçlendirdi. Dosyaya yansıyan bilgiler, Yavaş’ın düşmesinin ardından sanığın yaklaşık bir buçuk dakika boyunca aşağı inmediğini ve yardım çağrısında bulunmadığını ortaya koydu; 112 Acil Servis’in ise bir komşu tarafından arandığı tespit edildi.

Yargılama Süreci Ve Tartışmalı Tahliye

Cinayet şüphesiyle tutuklanan Alptekin Yavaş, adli tıp raporu tamamlanmadan ve tanıklar dinlenmeden, 8 Ocak 2025’te görülen ilk duruşmada tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Bu karar, kadın örgütleri ve hukukçular tarafından “cezasızlık riskini büyüten” bir adım olarak eleştirildi. Sanığın tahliye sonrası üniversitede online ders vermeyi sürdürmesi ise kamuoyundaki tepkiyi daha da artırdı.

Kadın Mitinginde Ortak Talep: Etkin Soruşturma

10 Ocak Büyük Kadın Mitingi’nde konuşan ÇOMÜ öğrencileri, dosyanın “intihar” ihtimaliyle geçiştirilmeye çalışıldığına dikkat çekerek, delillerin bütünlüklü ve tarafsız biçimde değerlendirilmesini istedi. Öğrenciler, Tuğba Yavaş davasının yalnızca bireysel bir adalet arayışı değil, kadınların şüpheli ölümlerine karşı yürütülen daha geniş bir mücadelenin parçası olduğunu vurguladı.

12 Ocak Duruşması Kritik Eşik

Davada bir sonraki duruşma 12 Ocak 2026’da Çanakkale Adliyesi’nde görülecek. Öğrenciler ve kadın örgütleri, bu duruşmanın hem yargının tutumunu hem de devletin kadınların yaşam hakkını koruma konusundaki sorumluluğunu göstermesi açısından kritik olduğunu belirtiyor.

  • NHY / BirGün