Zonguldak’ın Kilimli ilçesindeki özel bir maden ocağında meydana gelen grizu patlamasında üç işçi yaşamını yitirdi, beş işçi yaralandı. Bir kez daha ekmeğini yerin yüzlerce metre altında arayan işçilerden geriye acı haberler, gözü yaşlı aileler ve yanıt bekleyen iş güvenliği soruları kaldı.
Zonguldak’ta madencilerin yerin karanlığına doğru çıktıkları bir iş yolculuğu daha ölümle sonuçlandı. Kilimli ilçesine bağlı Gelik beldesindeki özel bir maden ocağında, 23 Ekim 2026 Cuma günü saat 10.00 sıralarında meydana gelen metan gazı kaynaklı patlamada üç maden işçisi hayatını kaybetti, beş işçi yaralandı. Sabah evlerinden çalışmak için ayrılan sekiz işçiden üçü bir daha dönemeyecek. Zonguldak’ın kömürle, emekle ve kayıplarla örülü tarihine üç acı daha eklendi.
Zonguldak Valiliğinin açıklamasına göre patlamanın ardından bölgeye AFAD, UMKE, Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) tahlisiye ve jandarma ekipleri sevk edildi. Ocakta bulunan sekiz işçiden beşi yaralı olarak kurtarılarak hastanelere kaldırıldı. Arama kurtarma çalışmalarının tamamlanmasının ardından diğer üç işçinin yaşamını yitirdiği belirlendi. Yaralı işçilerin hastanelerdeki tedavileri sürerken olayla ilgili adli ve idari soruşturma başlatıldı.
Grizu patlamaları, kömür madenciliğinde bilinen en ağır tehlikeler arasında bulunuyor. Metan gazının birikmesi, havalandırma koşulları, gaz ölçüm sistemleri ve patlamayı önleyici güvenlik uygulamaları, madencilerin yaşamını doğrudan ilgilendiriyor. Kilimli’deki patlamanın hangi koşullarda meydana geldiği ve gerekli önlemlerin alınıp alınmadığı henüz açıklığa kavuşmuş değil. Başlatılan soruşturmanın yalnızca patlamanın nedenini değil, işyerindeki denetim ve güvenlik koşullarını da ortaya koyması gerekiyor.
Zonguldak, kömürün yalnızca ekonomik değerini değil, insan hayatına yüklediği ağır bedeli de çok iyi bilen bir kent. Kuşaklar boyunca binlerce insan bu topraklarda geçimini yerin altından çıkardı. Madencilik, bölgenin ekmeği kadar acısının da bir parçası oldu. Ancak tehlikeli bir işte çalışmak, ölümün kaçınılmaz olduğu anlamına gelmiyor. Bilinen risklerin önlenmesi, gerekli güvenlik yatırımlarının yapılması ve etkili denetimlerin sağlanması, işverenlerin ve ilgili kamu kurumlarının sorumluluğunda bulunuyor.
Şimdi üç madencinin ailesi, sabah işe uğurladıkları yakınlarının dönmeyeceği gerçeğiyle karşı karşıya. Beş işçinin ailesi ise hastanelerden gelecek iyi haberleri bekliyor. Geride kalanların acısını hiçbir soruşturma ortadan kaldıramaz; fakat bu ölümlerin neden yaşandığının bütün açıklığıyla ortaya çıkarılması, aynı acıların yeniden yaşanmaması için zorunlu.
Çünkü madencilerin yerin altında aradığı şey ölüm değil, geçimlerini sağlayacak bir ücrettir. Kömürün çıkarılması için gösterilen özenin, onu çıkaran insanın yaşamını korumak için de gösterilmesi gerekir. Zonguldak’ta bugün sorulması gereken soru, üç işçinin neden hayatını kaybettiği kadar, bu ölümlerin önlenip önlenemeyeceğidir.












