İBB Davası’nın 92’nci gününde söz alan Ekrem İmamoğlu’nun tutuklu avukatı Mehmet Pehlivan, Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nden Kandıra 1 No’lu F Tipi Cezaevi’ne gece yarısı nakledilmesini mahkeme heyetinin önünde gündeme getirdi. “Gündüz siz karar verdiniz, gece onlar geldi” diyen Pehlivan, “Heyetiniz tuttu, Bakanlık vurdu” sözleriyle naklin zamanlamasına ve savunma hakkına etkisine dikkat çekti.

Pehlivan Duruşmaya Gece Yarısı Kelepçeyle Getirildi

Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 436 sanıklı İBB Davası, İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi’nin Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi yerleşkesinde bulunan yeni duruşma salonunda 92’nci gününde devam ediyor.

Duruşmanın en dikkat çeken başlığı ise İmamoğlu’nun tutuklu avukatı Mehmet Pehlivan’ın cezaevinin değiştirilmesi oldu.

Pehlivan, daha önce tutulduğu Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nden, 2 Ekim gecesi Kandıra 1 No’lu F Tipi Cezaevi’ne nakledildi. Naklin gece saat 03.00 sıralarında gerçekleştirildiği ve Pehlivan’ın ailesi ile avukatlarına önceden bilgi verilmediği, İstanbul Barosu tarafından da açıklandı. Baro, naklin savunma hakkını ve Pehlivan’ın ailesiyle görüşme imkanını olumsuz etkilediğini belirterek işlemi “eziyet yasağının ihlali” olarak nitelendirdi.

Pehlivan ise duruşmada, Kandıra’dan Silivri’ye sabaha karşı getirildiğini belirterek yaşadığı süreci mahkeme heyetine anlattı.

“Ben bu sabah saat üç buçukta, kelepçeli şekilde buraya getirildim” diyen Pehlivan, mahkemenin kendisinin duruşmaya getirilmesi için cezaevine yazı yazmasına teşekkür etti.

Ardından mahkeme heyetinin tutumunu Bakanlığın nakil işlemiyle karşılaştırarak şu ifadeyi kullandı:

“Ben bu yazıdan şunu anladım: Bakanlık beni duruşmadan uzaklaştırmak istedi, heyetiniz beni duruşmaya geri çağırdı.”

“Gündüz Siz Karar Verdiniz, Gece Onlar Geldi”

Pehlivan’ın sözlerinin merkezinde, mahkemenin tutukluluğun devamına ilişkin kararı ile naklin gerçekleştiği saat arasındaki ilişki vardı.

Mahkeme Başkanı, Pehlivan’ın her duruşmaya bu şekilde getirilmesinin sağlıklı olmadığını belirterek, cezaevi yönetimiyle bu sorunun çözümü için görüştüklerini söyledi.

Pehlivan ise mahkemenin kendiliğinden cezaevine yazı yazmasını, nakil işleminin mahkeme tarafından benimsenmediğinin göstergesi olarak değerlendirdi.

Ardından doğrudan heyete seslendi:

“Hukuku siz koruyacaksınız. Tutuklu, bu aşamada mahkemenize emanettir.”

Pehlivan, tutukluluğun devamına karar verilmeseydi Bakanlığın gece saatlerinde kendisini başka bir cezaevine götüremeyeceğini belirterek şöyle devam etti:

“Sıralamayı şöyle koyuyorum: Gündüz siz karar verdiniz, gece onlar geldi.”

Ardından sözlerini daha da sertleştirdi:

“Biri tutmuş, biri vurmuş. Heyetiniz tuttu, Bakanlık vurdu.”

“Ben Nereye Gideceğimi Bilmiyorum”

Pehlivan, avukat olması nedeniyle herhangi bir ayrıcalık istemediğini özellikle vurguladı.

Ancak tutuklu bir avukat olarak duruşma sonrasında nereye götürüleceğini bilmemesinin yarattığı belirsizliğe dikkat çekti.

“Bu mikrofonu teslim edip yerime oturduktan sonra, örneğin bu duruşma bittiğinde, buradaki meslektaşlarımın nereye gideceğini biliyorsunuz. Ben nereye gideceğimi bilmiyorum. Hangi cezaevine gideceğim?” diye sordu.

Pehlivan’ın bu sözleri, cezaevi naklinin yalnızca bir idari işlem olup olmadığı tartışmasını da duruşma salonuna taşıdı. Çünkü avukatın bulunduğu cezaevinin, haftanın dört günü devam eden duruşmaların görüldüğü Silivri’den yüzlerce kilometre uzakta olması, savunmaya hazırlanma ve müdafileriyle görüşme koşullarını doğrudan etkiliyor.

İstanbul Barosu da tam bu noktaya dikkat çekerek, naklin Pehlivan’ın duruşmalara katılımını zorlaştıracağını ve avukatlarıyla etkili iletişimini güçleştireceğini açıkladı.

“Rutin” Denilen Nakil İçin Gerekçe Tartışması

Pehlivan, Kandıra’ya götürüldüğü gün yaptığı açıklamada sevkin kendisine somut bir gerekçesinin bildirilmediğini, işlemin “rutin uygulama” olarak açıklandığını söyledi.

Ancak Pehlivan bu açıklamayı kabul etmedi:

“Haftanın dört günü aralıksız devam eden duruşmaların tam ortasında, savunma hakkını fiilen kullanılamaz hale getirecek şekilde başka bir şehre sevk edilmek ne zamandan beri rutin?”

Pehlivan, nakli “eziyet” ve “zulüm” olarak nitelendirdi. Ayrıca sevk edilmeseydi ayda yalnızca bir kez açık görüşte görebildiği kızına kavuşacağını belirterek, gece yarısı yapılan naklin bu görüşmeyi de engellediğini söyledi.

T24’nin Pehlivan’la görüştükten sonra aktardığı avukat Yiğit Gökçehan Koçoğlu’nun anlatımı ise cezaevi değişikliğinin koşullarına ilişkin başka bir ayrıntıyı gündeme getirdi. Koçoğlu, Pehlivan’ın yeni cezaevine ilişkin olarak, önceki “kuyu tipi” cezaevinin koşullarını zamanla normalleştirdiğini ve Kandıra’ya geldikten sonra açık avlu ve güneşle karşılaşmanın kendisinde yarattığı şaşkınlığı anlattığını aktardı.

Barolardan “Eziyet Yasağı” Tepkisi

Pehlivan’ın nakli yalnızca duruşma salonunda tartışılmadı.

İstanbul Barosu, 3 Ekim’de yaptığı açıklamada, Pehlivan’ın gece saat 03.00 sıralarında ailesine ve avukatlarına haber verilmeden Çorlu’dan Kandıra’ya gönderilmesini eleştirdi. Baro, Adalet Bakanlığı’ndan sevkin gerekçesinin, neden gece gerçekleştirildiğinin ve ailesi ile avukatlarına neden bilgi verilmediğinin açıklanmasını istedi.

Antalya Barosu da Pehlivan’ın nakline tepki göstererek işlemin savunma hakkını olumsuz etkilediğini belirtti. Baroya göre Pehlivan’ın ailesine ve avukatlarına önceden haber verilmeden gece saatlerinde başka bir cezaevine gönderilmesi ayrıca açıklanması gereken bir işlem.

Böylece Pehlivan’ın cezaevi değişikliği, yalnızca İBB davasının taraflarının itiraz ettiği bir uygulama olmaktan çıkıp farklı baroların da açıklama yaptığı bir savunma hakkı tartışmasına dönüştü.

Avukatlar: “Savunma Susmadı, Susmayacak”

Duruşmada Pehlivan’ın ardından avukat Fırat Epözdemir söz almak istedi.

Mahkeme Başkanı, Epözdemir’in söz talebine izin vermedi. Epözdemir’in konuşmaya devam etmesi üzerine duruşmaya ara verildi.

Avukatlar salonu “Savunma susmadı, susmayacak” sloganlarıyla terk etti. Pehlivan’ın salona gelişi sırasında da aynı sloganların atıldığı bildirildi.

Ekrem İmamoğlu ise duruşma salonundan çıkarıldığı sırada izleyicilere dönerek:

“Adaleti öldürmek istiyorlar ama biz inadına yaşatacağız” dedi.

Pehlivan Dosyası İBB Davasının Dışına Taşıyor

Mehmet Pehlivan’ın cezaevi değişikliği, İBB davasının yalnızca bir sanığın nakli üzerinden okunabilecek bir gelişme değil.

Pehlivan, İmamoğlu’nun avukatı olarak yürüttüğü mesleki faaliyetleri nedeniyle tutuklandığını savunmuş ve suçlamaların siyasi nitelikte olduğunu daha önce de dile getirmişti. Reuters, Temmuz 2025’te Pehlivan’ın cezaevinden yaptığı açıklamalarda kendisine yöneltilen suçlamaları “uydurulmuş” olarak nitelendirdiğini ve savunma hakkının kriminalize edildiğini savunduğunu aktarmıştı. Hükümet ise yargının bağımsız olduğunu savunuyor.

Şimdi ise Pehlivan’ın yargılandığı dosyanın duruşmaları Silivri’de sürerken, kendisi duruşma yapılan yerden uzak bir cezaevine naklediliyor ve duruşmaya katılabilmesi için mahkeme heyetinin cezaevi yönetimiyle ayrıca yazışması gerekiyor.

Pehlivan’ın duruşmada kurduğu “Gündüz siz karar verdiniz, gece onlar geldi” cümlesi tam da bu nedenle İBB Davası’nın 92’nci gününün en kritik ifadelerinden biri olarak kayda geçti.

Çünkü tartışmanın merkezinde artık yalnızca bir avukatın hangi cezaevinde tutulduğu değil, tutuklu bir avukatın savunma görevini hangi koşullarda sürdürebileceği ve mahkemenin savunma hakkını koruma konusunda ne kadar yetkili olduğu sorusu bulunuyor.

Pehlivan’ın son cümlesi ise bu tartışmayı doğrudan mahkeme heyetinin önüne bıraktı:

“Heyetiniz tuttu, Bakanlık vurdu.”

NHY / İlke TV, ANKA Haber, T24, Cumhuriyet, Evrensel, BirGün, Medyascope, Gazete Oksijen, İstanbul Barosu, Antalya Barosu, Reuters