back to top
Ana Sayfa Haber Netanyahu Çoğunluğu Kaybetti, Sokak Ortak Hükümet İstiyor

Netanyahu Çoğunluğu Kaybetti, Sokak Ortak Hükümet İstiyor

İsrail’de 27 Ekim seçimleri Netanyahu’nun aşırı sağcı iktidar blokunu parlamento çoğunluğunun dışına itti. Ancak muhalefetin Filistinli partilerle ortak hükümet kurmaya yanaşmaması siyasi değişimin önündeki en büyük engel. Tel Aviv’de Yahudi ve Filistinli yurttaşlar birlikte sokağa çıkarak ortak hükümet çağrısı yaptı. Seçim sonuçları Netanyahu’nun iktidarını zayıflatırken, İsrail toplumunda eşit yurttaşlık ve barış arayışının siyasi karşılığını bulup bulamayacağı sorusunu da gündeme taşıdı.

İsrail’de 27 Ekim 2026’da yapılan genel seçimler, Benjamin Netanyahu’nun iktidarını sürdürme olanağını daralttı ancak hükümet değişikliğini kesinleştirmedi. Kesinleşen sandalye dağılımına göre Netanyahu’nun Likud Partisi 27 milletvekilliği kazanırken aşırı sağcı ve dinî müttefikleriyle oluşturduğu blok 53 sandalyede kaldı. Gadi Eisenkot liderliğindeki muhalefet partileri 48, Filistinli yurttaşların ağırlıklı olarak desteklediği Birleşik Liste ile Ra’am ise 19 milletvekilliği elde etti. Böylece Netanyahu karşıtı partiler toplam 67 sandalyeyle 120 üyeli parlamentoda çoğunluğu sağladı. Ancak Yahudi seçmenlerin ağırlıklı olarak desteklediği muhalefet partilerinin büyük bölümünün Filistinli temsilcilerle işbirliğini reddetmesi, bu çoğunluğun hükümete dönüşmesini engelliyor.

Seçimin en önemli sonuçlarından biri, Filistinli yurttaşların siyasi katılımındaki artış oldu. Birleşik Liste 11, Ra’am ise 8 sandalye kazanarak toplam 19 milletvekilliğine ulaştı. Bu sonuç, Netanyahu’nun iktidardan uzaklaştırılmasında Filistinli seçmenlerin belirleyici bir konuma geldiğini gösterdi. Ancak seçimlerde elde edilen temsil gücü, hükümet görüşmelerinde aynı ölçüde kabul görmüş değil.

Tel Aviv’de Yahudiler ve Filistinliler Birlikte Yürüdü

Seçim sonuçlarının ardından 31 Ekim akşamı Tel Aviv’de Yahudi ve Filistinli yurttaşlar ortak hükümet talebiyle gösteri düzenledi. Habima Meydanı’nda başlayan gösteri, Rabin Meydanı’na doğru yürüyüşle sürdü. Göstericiler, Netanyahu ve aşırı sağcı müttefiklerinin iktidardan uzaklaştırılmasını, Filistinli partilerin de içinde yer alacağı bir hükümet kurulmasını istedi.

Yahudi-Arap ortak mücadele hareketi Standing Together’ın önde gelen isimlerinden Alon-Lee Green, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Tel Aviv’de on binlerce İsrailli Yahudi ve Filistinlinin birlikte yürüdüğünü belirterek Netanyahu–Ben Gvir hükümetine karşı seçimlerde elde edilen sonucun ortak bir hükümetle tamamlanması çağrısında bulundu. Bağımsız basın haberlerinde ise gösteriye yaklaşık 2 bin kişinin katıldığı bildirildi.

Göstericiler, “Yahudiler ve Araplar düşman olmayı reddediyor” ve “Irkçılığa hayır, ortaklığa evet” sloganları attı. Aynı saatlerde düzenlenen yaklaşık 200 kişilik karşı gösteride ise sağcı gruplar seçim sonuçlarına itiraz ederek Filistinli partilerin hükümette yer almasına karşı çıktı. Karşı gösteride Filistinlileri hedef alan ırkçı sloganlar da duyuldu.

Tel Aviv’deki gösteri, Netanyahu karşıtlığının bir bölümünün yalnızca hükümet değişikliğiyle yetinmediğini ortaya koydu. Göstericiler, Filistinli yurttaşların seçimlerde elde ettiği temsilin hükümet oluşumuna da yansımasını istiyor. Böylece parlamentoda çözülemeyen siyasi ortaklık sorunu sokakta açık bir talebe dönüştü.

Netanyahu Giderse İşgal Politikası da Değişecek mi?

Netanyahu’nun çoğunluğu kaybetmesi, İsrail’de yeni bir siyasi dönem olasılığını güçlendirse de Filistin meselesinde köklü bir değişimin gerçekleşeceği anlamına gelmiyor. Muhalefetin önde gelen isimlerinden Gadi Eisenkot eski genelkurmay başkanı, Naftali Bennett eski sağcı başbakan, Avigdor Liberman ise sert güvenlik politikalarıyla tanınan bir siyasetçi. Bu liderlerin Netanyahu’ya karşı olmaları, Gazze, Batı Şeria, Yahudi yerleşimleri ve bağımsız Filistin devleti konusunda ortak bir barış programını benimsedikleri anlamına gelmiyor.

İsrail sol basınındaki değerlendirmelerde öne çıkan çelişki de burada bulunuyor. Netanyahu’ya karşı parlamentoda çoğunluk elde eden siyasi güçlerin önemli bir bölümü, bu çoğunluğu sağlayan Filistinli partileri meşru hükümet ortakları olarak kabul etmiyor. Bu yaklaşım, yalnızca koalisyon görüşmelerini değil, İsrail’deki eşit yurttaşlık anlayışını da tartışmaya açıyor.

Gazze ve işgal altındaki Batı Şeria’da yaşayan Filistinliler İsrail seçimlerinde oy kullanamıyor. Buna karşılık kurulacak hükümetin kararları, bu bölgelerdeki askerî operasyonlardan yerleşim politikalarına, sınır geçişlerinden yeniden inşa çalışmalarına kadar milyonlarca Filistinlinin yaşamını doğrudan etkiliyor. Bu nedenle Netanyahu’nun iktidardan ayrılması, tek başına işgalin sona ermesi veya kalıcı barışın sağlanması anlamına gelmeyecek.

Seçim Umut Yarattı, Belirsizlik Sürüyor

Seçim sonuçları Netanyahu hükümetine karşı çıkan kesimlerde değişim beklentisi yarattı. Tel Aviv’deki Yahudi-Filistinli ortak gösterisi, bu beklentinin sokaktaki somut karşılıklarından biri oldu. Ancak İsrail toplumunun bütününde veya Filistinliler arasında genel bir rahatlama yaşandığını gösteren kapsamlı bir kamuoyu araştırması henüz bulunmuyor.

Netanyahu ise parlamentoda çoğunluğunu kaybetmesine rağmen Likud’un en büyük parti olarak çıkması ve muhalefetin ortak hükümet kuramaması nedeniyle iktidarını sürdürme olanağını koruyor. Yeni hükümet kuruluncaya kadar görevine devam edecek olması, siyasi tıkanıklığı kendi lehine kullanmasına da imkân tanıyor.

Ortadoğu barışı açısından seçimlerin yaratabileceği değişim, yeni hükümetin kim tarafından kurulacağından çok hangi politikaları uygulayacağına bağlı. Filistinlilerin siyasal eşitliği, işgal altındaki toprakların geleceği, yerleşimlerin genişlemesi ve Gazze’deki yıkımın giderilmesi konusunda somut adımlar atılmadıkça hükümet değişikliği barışın güvencesi olmayacak.

27 Ekim seçimleri ve ardından Tel Aviv’de yükselen ortak hükümet çağrısı, İsrail siyasetinde iki farklı eğilimi görünür kıldı: Filistinli yurttaşların siyasi temsilini hükümet dışında tutmaya çalışan anlayış ile Yahudi ve Filistinlilerin eşit ortaklığına dayanan bir yönetim isteyen toplumsal hareket.

Seçim sandığında Netanyahu’ya karşı çoğunluğu oluşturan siyasi güçler, bu çoğunluğun parçası olan Filistinlilerle eşit koşullarda hükümet kurmayı kabul etmiyorsa, aynı siyasi düzenin işgal altındaki milyonlarca Filistinliyle eşit haklara dayalı kalıcı bir barışı nasıl kuracağı sorusu yanıt bekliyor.


  • NHA / The Times of Israel, Associated Press, Reuters, Al Jazeera, Alon-Lee Green’in 31 Ekim 2026 tarihli sosyal medya paylaşımı, Standing Together açıklamaları.