Şaban Sevinç ve Mustafa Balcı, fon soruşturmasına ilişkin haber ve sosyal medya paylaşımları nedeniyle “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlamasıyla tutuklandı. Aynı soruşturma kapsamında ifadeleri alınan İsmail Saymaz ve Murat Ağırel ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının “fon krizi” soruşturmasına ilişkin haber ve sosyal medya paylaşımlarını gerekçe göstererek başlattığı adli süreçte gazeteciler Şaban Sevinç ve Mustafa Balcı tutuklandı. İsmail Saymaz ile Murat Ağırel hakkında ise yurt dışına çıkış yasağı ve imza yükümlülüğü uygulanmasına karar verildi. Dört gazetecinin aynı soruşturma kapsamında adliyeye çağrılması ve ikisinin tutuklanması, gazetecilik faaliyetlerinin ceza soruşturmalarına konu edilmesi bakımından basın özgürlüğü tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.
İfadeye Çağrıldılar, Gözaltına Alındılar
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, 8 Ekim akşamı yaptığı açıklamada İsmail Saymaz, Murat Ağırel ve Şaban Sevinç’in fon soruşturmasına ilişkin basın yayın organlarında ve sosyal medyada kamuoyunu yanıltıcı nitelikte açıklamalar yaptıkları iddiasıyla ifadeye çağrıldıklarını duyurdu. Aynı saatlerde gazeteci Mustafa Balcı da ifade vermek üzere adliyeye çağrıldığını açıkladı.
İlerleyen saatlerde Şaban Sevinç ve Mustafa Balcı gözaltına alındı. Ertesi sabah Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’ne götürülen iki gazeteci, savcılık işlemlerinin ardından saat 15.30 sıralarında tutuklama istemiyle Sulh Ceza Hakimliğine sevk edildi.
Hakimlik, yaklaşık 21.00 sıralarında açıkladığı kararla Sevinç ve Balcı’nın Türk Ceza Kanunu’nun 217/A maddesinde düzenlenen “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlamasıyla tutuklanmasına karar verdi.
Saymaz ve Ağırel’e Adli Kontrol
Aynı gün adliyeye giderek ifade veren İsmail Saymaz ve Murat Ağırel ise savcılık tarafından adli kontrol uygulanması talebiyle hakimliğe sevk edildi. Hakimlik, iki gazetecinin yurt dışına çıkış yasağı ve imza yükümlülüğüyle serbest bırakılmasına karar verdi.
Böylece aynı soruşturma kapsamında dört gazeteciden ikisi tutuklanırken, diğer ikisi adli kontrol tedbirlerine tabi tutuldu.
Gazetecilik Faaliyetleri Yeniden Yargının Gündeminde
Gazetecilere yöneltilen suçlamaların fon soruşturmasına ilişkin haber, açıklama ve sosyal medya paylaşımlarına dayanması, kamuoyunu ilgilendiren adli süreçlerin haberleştirilmesi ile cezai sorumluluk arasındaki sınırları yeniden tartışmaya açtı.
Kamuoyunda “dezenformasyon yasası” olarak bilinen düzenlemeyle Türk Ceza Kanunu’na eklenen 217/A maddesi, kabul edildiği günden bu yana ifade ve basın özgürlüğü açısından eleştiriliyor. Düzenleme kapsamında bir bilginin gerçeğe aykırı olması tek başına suçun oluşması için yeterli sayılmıyor; kamu barışını bozmaya elverişlilik ve halk arasında endişe, korku veya panik yaratma saiki gibi koşulların da bulunması gerekiyor.
Sevinç ve Balcı hakkında verilen tutuklama kararının hangi somut paylaşımlara ve hangi gerekçelere dayandırıldığı, gazetecilik faaliyetleriyle suçlama arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi bakımından önem taşıyor.
Son tutuklamalar, Türkiye’de gazetecilerin yalnızca haber yaptıkları soruşturmaları izlemekle kalmadığı, bu soruşturmalara ilişkin yayımladıkları haber ve değerlendirmeler nedeniyle kendilerinin de yargı süreçleriyle karşı karşıya kalabildiği tabloya yeni bir örnek oluşturdu.
TB / ANKA Haber Ajansı, Cumhuriyet, BirGün, Gazete Duvar, T24.












