Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun eşi Dilek Kaya İmamoğlu, Aile Dayanışma Ağı’nın 40’ıncı buluşmasında yaptığı konuşmada, YENİ Parti’nin kuruluşunu “millet iradesini koruma mücadelesinin yeni aşaması” olarak tanımladı. İmamoğlu, CHP’den ayrılma kararının bir kopuş değil, demokrasi, hukuk devleti ve halkın iradesini savunma iddiasının yeni bir siyasal zeminde sürdürülmesi anlamına geldiğini söyledi.
YENİ Parti’ye Destek Mesajı Verdi
İstanbul’da, 19 Mart operasyonlarının ardından tutuklanan siyasetçi, belediye yöneticisi ve ailelerinin oluşturduğu Aile Dayanışma Ağının 40’ıncı buluşması Büyükada Saat Meydanı’nda gerçekleştirildi. Çok sayıda yurttaşın katıldığı etkinlikte konuşan Dilek Kaya İmamoğlu, konuşmasının sonunda Özgür Özel liderliğinde kurulan YENİ Parti’ye destek verdi.
İmamoğlu, “Çok değerli Genel Başkanımız Özgür Özel ve çalışma arkadaşlarının önderliğinde kurulan YENİ Partimiz ülkemize, milletimize, hepimize hayırlı uğurlu olsun” ifadelerini kullanarak, yeni siyasi oluşumun Türkiye’de demokrasi ve hukuk mücadelesinin önemli bir parçası olacağını dile getirdi.
Konuşmasında, CHP’den ayrılma kararını ise bir siyasi geri çekilme değil, savunulan ilkelere daha güçlü biçimde sahip çıkma tercihi olarak tanımladı.
Tutuklamalar Ve Yargı Sürecine Sert Eleştiri
Dilek Kaya İmamoğlu, Türkiye’de son dönemde art arda yaşanan gözaltı ve tutuklamaların hukukun üstünlüğü ilkesini zedelediğini savundu.
Millet iradesiyle seçilmiş çok sayıda belediye başkanının tutuklu bulunduğunu hatırlatan İmamoğlu, birçok dosyada iddianamelerin uzun süre hazırlanmamasını ve tutukluluğun fiili cezalandırma yöntemine dönüştüğünü ileri sürdü.
Konuşmasında, “İnsanların hiçbir somut delil olmadan aylarca, hatta yıllarca özgürlüklerinden mahrum bırakılması normalleştirilmeye çalışılıyor” diyen İmamoğlu, masumiyet karinesinin zedelendiğini ve tutuklamanın istisnai bir tedbir olmaktan uzaklaştığını savundu.
Bu değerlendirmeler, yargı süreçlerinin siyasal tartışmaların merkezinde yer almaya devam ettiği bir dönemde, muhalefetin hukuk devleti eleştirilerini yeniden gündeme taşıdı.
“Mesele Sadece Tutuklananlar Değil”
İmamoğlu, yaşanan sürecin yalnızca cezaevindeki siyasetçileri değil, ailelerini ve çocuklarını da doğrudan etkilediğini söyledi.
Tutuklamaların aile bütünlüğü üzerinde ağır sosyal sonuçlar doğurduğunu belirten İmamoğlu, özellikle çocukların anne ve babalarından ayrı büyümek zorunda kaldığını, ailelerin ise uzun süren belirsizlik içinde yaşamlarını sürdürmeye çalıştığını ifade etti.
Toplumun giderek gözaltı ve tutuklama haberlerine alışmasının tehlikeli bir normalleşme yarattığını savunan İmamoğlu, “Haksızlıklar karşısında hissizleşmeyeceğiz. Susmayacağız, boyun eğmeyeceğiz” sözleriyle hukuki mücadeleyi sürdüreceklerini dile getirdi.
Konuşmasının sonunda tüm siyasi partilere, hukukçulara, sivil toplum kuruluşlarına ve kamuoyuna hukukun üstünlüğünü savunmak için ortak dayanışma çağrısı yaptı.
Lozan Vurgusu Ve Demokrasi Mesajı
Dilek Kaya İmamoğlu, konuşmasını Lozan Barış Antlaşması’nın 103’üncü yıl dönümüne atıf yaparak tamamladı.
Lozan’ın Türkiye’nin bağımsızlık ve egemenlik iradesinin uluslararası alandaki temel belgesi olduğunu belirten İmamoğlu, bugün de aynı kararlılığın demokrasi, hukuk devleti ve millet iradesini savunma mücadelesiyle sürdürüldüğünü ifade etti.
Etkinlikte ayrıca tutuklu gazeteci Merdan Yanardağ’ın eşi Sevim Kahraman Yanardağ, cezaevindeki ailelerin yaşadıklarını konu alan “Ada’nın Kırık Terazisi” kitabını tanıttı. Günün son konuşmasını ise tutuklu Adalar Belediye Başkan Yardımcısı Fırat Durağan’ın eşi Ayşegül Kamalı Durağan yaptı. Durağan, eşinin dürüstlüğünü ve kamu hizmeti anlayışını vurgulayarak yaşanan sürecin hukuki zeminde sona ereceğine inandığını söyledi.









