“Gitsinler, def olup gitsinler” dedikçe bulaşmamak için başka yerlere bakıyorum. Karşıda parlamento binası, üzerinden bulutlar geçiyor, ak bulutlar… göğün mavisinde birleşen, dağılan şekilsiz geçip...
Herkes kendine susuyor burada. Başkalarına anlatıp, kendilerine dönüp susuyorlar. Korkunç bir sessizlik, derin bir karanlık oluyor her yer… Anlamını çözemeden bende öğreniyorum kendime susmayı...
Otobüsten iner inmez bir yokuşu çıkıyoruz. Yürüyüş kolu çiseleyen yağmura aldırmıyor. Biz otobüsten yeni indiğimiz için zorlanıyoruz.
Ben öne ulaşmak birkaç kare fotoğraf almak için...
Telefonum çalıyor, ilk fırsatta gideceğimi, yerinde görmek istediğimi söylediğim arkadaş arıyor. “Abi biz gidiyoruz bir kişilik yerimiz var istersen gelebilirsin” diyor.
Çabucak hazırlanıp yola çıkıyorum.
Uzun...
Bir haftadır köydeyim, girmediğim, çıkmadığım ev, çayını içmediğim kimse kalmadı. Ama ne yaparsam yapayım, bir fırsatını buluyor, Cemal dedenin peşine düşüyorum. Koluna girmemi istemiyor,...
Burada yağmur yağıyor, ince usul usul içime işlemeye yeminli bir hüznü de çağırmış. Dalmışım, kahvem soğumuş. Bir an neden söz edeceğimi unuttum. Oysa bütün...