back to top
Ana Sayfa Haber Ankara Barosu’nda Sandıktan Demokratik Sol Avukatlar Çıktı: Yeni Başkan Elçin Özge Şimşek...

Ankara Barosu’nda Sandıktan Demokratik Sol Avukatlar Çıktı: Yeni Başkan Elçin Özge Şimşek Çağlayan

Ankara Barosu’nun 69. Olağan Genel Kurulu’nda yapılan başkanlık seçimini, kesin olmayan sonuçlara göre Demokratik Sol Avukatlar Grubu’nun adayı Elçin Özge Şimşek Çağlayan 5 bin 848 oyla kazandı. Dört adayın yarıştığı seçimde avukatlar yalnızca yeni başkanlarını değil, hukuk devletinin, savunma hakkının ve mesleki bağımsızlığın giderek daha fazla tartışıldığı bir dönemde kendilerini temsil edecek yönetimi de belirledi. Çağlayan’ın başkanlığı, avukatların çalışma koşullarından yargı bağımsızlığına kadar uzanan sorunlar karşısında Ankara Barosu’nun nasıl bir tutum alacağı sorusunu gündeme taşıdı.

Adaletin yalnızca mahkeme salonlarında verilen kararlardan ibaret olmadığı, kimi zaman bir avukatın müvekkilinin yanında durabilme gücüyle, kimi zaman bir yurttaşın kendisini savunacak bağımsız bir hukukçuya ulaşabilmesiyle anlam kazandığı bir dönemde, Ankara Barosu yeni başkanını seçti. Türkiye’de yargının bağımsızlığına, savunma hakkına ve hukuk kurumlarının toplumsal konumuna ilişkin tartışmalar sürerken, başkentin köklü meslek kuruluşlarından birinde yapılan seçim, yalnızca baronun yönetimini belirleyen olağan bir meslek içi yarışmanın ötesinde değerlendirilmeyi hak ediyor. Çünkü avukatlık, yalnızca hukuki bilgiyle yürütülen bir meslek değil, bireyin devlet ve diğer güçlü kurumlar karşısında hak arama olanağının da temel dayanaklarından biridir.

Ankara Barosu’nun 10–11 Ekim tarihlerinde Nazım Hikmet Kongre ve Sanat Merkezi’nde gerçekleştirilen 69. Olağan Genel Kurulu’nda dört aday başkanlık için yarıştı. Pazar günü yapılan oylamada Demokratik Sol Avukatlar Grubu’nun adayı Elçin Özge Şimşek Çağlayan 5 bin 848 oy alarak seçimi kazandı. Türk Milliyetçisi Avukatlar Grubu’nun adayı Doğukan Kozan 2 bin 997, Avukat Hakları Grubu Ankara’nın adayı Funda Şahin 2 bin 816, Demokrat Avukatlar Değişim Grubu’nun adayı Mehmet Zeki Kaplan ise 427 oy aldı. Açıklanan sonuçlara göre Çağlayan, en yakın rakibi Kozan’a 2 bin 851 oy fark attı. Dört adayın toplam 12 bin 88 oy aldığı seçimde Çağlayan’ın payı yaklaşık yüzde 48,4 oldu. Bu oran, geçerli oyların tamamına ilişkin kesinleşmiş bir yüzde olarak değil, açıklanan aday oylarının toplamı üzerinden değerlendirilmelidir.

Ön Seçimden Baro Başkanlığına

Elçin Özge Şimşek Çağlayan’ın başkanlığa uzanan yolu, haziran ayında Demokratik Sol Avukatlar Grubu içerisinde gerçekleştirilen ön seçimle başladı. O dönemde Ankara Barosu Genel Sekreteri olan Çağlayan, mevcut başkan Mustafa Köroğlu’nun da yarıştığı ön seçimde 2 bin 533 oy alarak grubun adayı oldu. Böylece Demokratik Sol Avukatlar, kendi içlerinde yaptıkları yarışın ardından ekim ayındaki genel kurula Çağlayan’ın adaylığıyla girdi. Seçim sonucu, grubun baro yönetimindeki temsilinin yeni bir başkanla devam etmesini sağladı.

Çağlayan, seçim öncesindeki açıklamalarında avukatların yalnızlaşmadığı, emeklerinin değersizleştirilmediği ve meslektaşlarının sesinin baro yönetiminde karşılık bulduğu bir anlayışı savunduğunu belirtmişti. Bu yaklaşım, avukatlığın giderek ağırlaşan ekonomik ve mesleki koşullarına ilişkin tartışmalar bakımından önem taşıyor. Çünkü hukuk düzeninin bağımsızlığı yalnızca yargıçların ve savcıların konumuyla değil, savunmayı üstlenen avukatların çalışma ve yaşam koşullarıyla da doğrudan ilişkili. Mesleğini sürdürebilmek için ekonomik güçlüklerle mücadele eden, emeğinin karşılığını almakta zorlanan veya mesleki faaliyetleri nedeniyle baskı altında hisseden bir avukatın karşılaştığı sorun, zamanla hukuki yardıma ihtiyaç duyan yurttaşın da sorunu hâline gelebiliyor.

Bu nedenle yeni yönetimin önündeki meseleler yalnızca baronun idari işleyişiyle sınırlı değil. Genç avukatların mesleğe girişte karşılaştığı güçlükler, ücretli çalışan avukatların hakları, adli yardım hizmetlerinin koşulları ve mesleki dayanışmanın güçlendirilmesi, baro yönetimlerinin gündemindeki temel başlıklar arasında bulunuyor. Çağlayan’ın seçim öncesinde dile getirdiği dayanışma ve emeğin korunması vurgusunun nasıl somut uygulamalara dönüşeceği ise yeni dönemde izlenecek.

Savunmanın Bağımsızlığı, Hukukun Toplumsal Güvencesi

Türkiye’de hukuk kurumlarına duyulan güvenin tartışıldığı bir dönemde baroların konumu, mesleki temsilin sınırlarını aşan bir önem taşıyor. Bir yurttaşın hakkını arayabilmesi için yalnızca yasaların varlığı yeterli değil; o yasaların uygulanmasını isteyebileceği, gerektiğinde devletin işlemlerine karşı çıkabileceği ve bunu yaparken bağımsız hukuki yardım alabileceği bir düzen de gerekiyor. Avukatların bağımsızlığı bu nedenle yalnızca mesleğin kendi iç sorunu olarak değerlendirilemez. Savunmanın güçsüzleştiği bir yerde, hak arama özgürlüğünün de daralma riski bulunuyor.

Ankara Barosu, başkentte bulunmasının da etkisiyle ülkenin önemli hukuki ve siyasal tartışmalarının yakınında yer alan bir kurum. Ancak baronun toplumsal işlevi, herhangi bir siyasi görüşün temsilcisi olmasından değil, hukukun üstünlüğü ve savunma hakkı konusunda mesleki bağımsızlığını koruyabilmesinden doğuyor. Demokratik Sol Avukatlar Grubu’nun seçim başarısı, yeni yönetimin hangi mesleki ve hukuki önceliklere ağırlık vereceği sorusunu ortadan kaldırmıyor. Tersine, seçim döneminde açıklanan ilkelerin bütün avukatları kapsayan bir yönetim anlayışına nasıl dönüşeceği şimdi daha büyük önem taşıyor.

Dört adayın yarıştığı seçimde oyların farklı gruplar arasında dağılması, Ankara Barosu içerisinde mesleğin sorunlarına ve yönetim anlayışına ilişkin farklı yaklaşımların bulunduğunu da gösteriyor. Doğukan Kozan ile Funda Şahin’in birbirine yakın oylar alması, seçim yarışının yalnızca iki grup arasında geçmediğini ortaya koydu. Çağlayan’ın aldığı oylar başkanlığı kazanmasına yeterli olurken, diğer adaylara verilen oylar da yeni yönetimin temsil etmekle yükümlü olduğu meslek topluluğunun çeşitliliğini hatırlatıyor.

Ankara Barosu’nun yeni yönetim kurulunda Zafer Doğan Bilgin, Kemal Cihat Binici, Birgül Tavşan Kayıran, Aytaç Akansoy, Elif Canatan Köse, Mehmet Çağrı Songüç, Semra Aşık, Buket Yelek Bozkurt, Osman Onursal ve Enver Başar Akdoğan yer alıyor. Yeni yönetimin önündeki dönemde, seçim kampanyasında dile getirilen mesleki dayanışma anlayışının kurumsal uygulamalarla desteklenmesi ve farklı görüşlerden avukatların haklarının eşit biçimde korunması önem taşıyacak.

Bir baro seçiminde sandıktan çıkan sonuç, kuşkusuz o kurumun yönetimini belirler. Ancak savunma hakkının toplumsal anlamı düşünüldüğünde, seçimden sonraki dönem en az seçim günü kadar önemlidir. Çünkü adaletin varlığı yalnızca hukuk metinlerinde yazılı ilkelerle değil, o ilkeleri savunacak insanların bağımsızlığı ve yurttaşların hak arama olanaklarıyla ölçülür. Ankara Barosu’nda Elçin Özge Şimşek Çağlayan’ın başkanlığıyla başlayan yeni dönemin asıl karşılığı da alınan oyların sayısından çok, savunmanın bağımsızlığına, avukatların çalışma koşullarına ve yurttaşların adalete erişimine sağlayacağı somut katkılarla ortaya çıkacak.


  • NHY / Anadolu Ajansı, ANKA Haber Ajansı, Cumhuriyet, Independent Türkçe, Ankara Barosu, 24 Saat Gazetesi.