Fon soruşturmasında isimlerin açıklanması taleplerine AKP Grup Başkanı Abdullah Güler’den “masumiyet karinesi” ve “lekelenmeme hakkı” itirazı geldi. Muhalif siyasetçilerin ve gazetecilerin henüz haklarında kesinleşmiş bir yargı kararı bulunmadan kamuoyunda suçlamalarla karşı karşıya kaldığı Türkiye’de, Güler’in bu hukuki ilkeleri hatırlatması dikkat çekti. Üstelik AKP Grup Başkanvekili Özlem Zengin daha önce aynı listenin açıklanmasını istemişti.

Türkiye’de hukuk devletinin en temel ilkelerinden biri olan “lekelenmeme hakkı”, bu kez AKP’nin fon soruşturmasına ilişkin tartışmalarında gündeme geldi. Meclis’te basın toplantısı düzenleyen AKP Grup Başkanı Abdullah Güler, soruşturmalarda adı geçen yatırımcıların bilgilerinin topluca açıklanmasına karşı çıkarak masumiyet karinesini hatırlattı. Güler’in açıklamaları, muhalif siyasetçiler ve gazeteciler hakkında henüz yargılama tamamlanmadan yapılan suçlayıcı açıklamalarla karşılaştırıldığında, iktidarın hukuk ilkelerine yaklaşımındaki tutarlılık tartışmasını da beraberinde getirdi.

Güler: “Lekelenmeme Hakkına Önem Veriyoruz”

Abdullah Güler, borsaya veya yatırım fonlarına para yatırmanın suç olmadığını belirterek Merkezi Kayıt Kuruluşu’ndaki yatırımcı bilgilerinin topluca kamuoyuna açıklanmasına karşı çıktı. Adalet Bakanı Akın Gürlek’in fon vurgununa karışan kişilerle ilgili 214 sayısını dile getirmesi üzerine yöneltilen soruya ise “AK Parti olarak biz böyle yaklaşmıyoruz. Lekelenmeme hakkı ve masumiyet karinesine önem veriyoruz” yanıtını verdi.

Güler, usulsüzlüklere neden olan kişilerin açıklanmasına karşı olmadıklarını, ancak fonlara yatırım yapan herkesin bilgilerinin yayımlanmasının doğru olmayacağını söyledi. Tasfiye sürecindeki fonlara ilişkin kanun teklifinde öngörülen gönüllü iadelerin borç veya sorumluluk kabulü anlamına gelmeyeceğini, hukuki ve cezai soruşturmaların devam edeceğini de belirtti.

Güler’in dile getirdiği hukuki ilkeler tartışmasız önem taşıyor. Bir yatırım fonuna para yatırmak, tek başına suç oluşturmadığı gibi herhangi bir soruşturmada adı geçen kişinin suçlu olduğu anlamına da gelmiyor. Ancak bu ilkelerin yalnızca belirli soruşturmalarda hatırlanması, hukuk karşısında eşitlik ilkesinin nasıl uygulandığı sorusunu gündeme getiriyor.

AKP’de Liste Tartışması: Zengin Açıklansın, Güler Açıklanmasın Diyor

Fon soruşturmasına ilişkin isimlerin kamuoyuna açıklanması konusunda AKP içerisinde de farklı görüşler dile getirildi. AKP Grup Başkanvekili Özlem Zengin, daha önce yaptığı açıklamada “Bu liste açıklansın ki herkes sulhe ulaşsın” ifadelerini kullanmıştı.

Böylece aynı partinin iki grup yöneticisi arasında listenin açıklanmasına ilişkin farklı yaklaşımlar ortaya çıktı. Zengin isimlerin açıklanmasını isterken Güler, yatırımcıların topluca teşhir edilmesinin lekelenmeme hakkını ihlal edebileceğini savundu.

Bir tarafta listenin açıklanmasıyla tartışmaların sona ereceğini düşünen bir yaklaşım, diğer tarafta listenin açıklanmasının masum insanları zan altında bırakabileceği kaygısı bulunuyor. Anlaşılan AKP’de yalnızca fonların değil, listenin açıklanmasının da nasıl sonuçlar doğuracağı tartışılıyor.

Muhalifler Söz Konusu Olduğunda Aynı Hassasiyet Gösteriliyor mu?

Güler’in açıklamasını dikkat çekici kılan, Türkiye’de muhalif siyasetçiler, belediye yöneticileri ve gazeteciler hakkında yürütülen soruşturmaların kamuoyuna yansıma biçimi. Henüz kesinleşmiş yargı kararları bulunmayan kişilere yönelik suçlamalar, zaman zaman siyasal açıklamaların ve kamuoyundaki tartışmaların merkezine yerleşiyor. Soruşturma dosyalarına ilişkin iddiaların yargılama tamamlanmadan kesin hüküm gibi sunulması da masumiyet karinesine yönelik eleştirilerin başında geliyor.

Fon soruşturmasında yatırımcıların lekelenmemesi gerektiğini savunan Güler’in hatırlattığı ilke, kuşkusuz gazeteciler, belediye başkanları, muhalif siyasetçiler ve haklarında soruşturma yürütülen bütün yurttaşlar için de geçerli. Masumiyet karinesi kişinin siyasi kimliğine, ekonomik durumuna veya iktidarla ilişkisine göre değişebilen bir güvence değil.

Abdullah Güler’in açıklaması bu bakımdan yerinde bir hukuki hatırlatma içeriyor. Ne var ki aynı hassasiyetin bütün soruşturmalarda gösterilip gösterilmediği sorusu ortada duruyor. Türkiye’de hukuk tartışmalarının geldiği noktada, lekelenmeme hakkının varlığından çok, bu hakkın kimler söz konusu olduğunda hatırlandığı tartışılıyor.

Fon soruşturmasıyla birlikte AKP yönetiminden gelen açıklamalar, belki de uzun süredir unutulmuş bir hukuk ilkesinin yeniden konuşulmasına vesile olacak. Yeter ki lekelenmeme hakkı yalnızca yatırımcı listeleri gündeme geldiğinde başvurulan bir güvence olarak kalmasın.


NHY / ANKA Haber Ajansı, Cumhuriyet, Evrensel, Sözcü, Anadolu Ajansı, Gazete Pencere, Cumhuriyet