back to top
Ana Sayfa Haber Türkiye’de İşçi Olmak: Bir Haftada Yitirilen Hayatlar

Türkiye’de İşçi Olmak: Bir Haftada Yitirilen Hayatlar

25 Ekim–1 Kasım 2026 haftasında Türkiye’nin farklı kentlerinden işçi ölümleri ve iş güvenliği soruşturmaları geldi. Antalya’da şantiye konteynerlerinde dört işçi öldü; Şırnak’ta petrol sahasında, İstanbul ve Aydın’da kazı çalışmalarında, Mersin’de tadilatta, Sakarya’da fabrikada işçiler yaşamını yitirdi. Ankara’daki bir kamu projesinin şantiyesinde ölen işçinin kimliği açıklanmadı. Aynı hafta çocuk işçiliği ve MESEM’lerdeki ölümler Meclis gündemine taşınırken son veriler, 2026’nın ilk dokuz ayında en az 66 çocuğun çalışırken öldüğünü ortaya koydu.

Türkiye’de 25 Ekim–1 Kasım haftasında basına yansıyan işçi ölümleri, petrol arama sahalarından inşaatlara, altyapı kazılarından fabrikalara kadar farklı çalışma alanlarında meydana geldi. Antalya’nın Kepez ilçesinde işçilerin kaldığı konteynerleri parçalayan hortum dört kişinin ölümüne neden oldu. Şırnak’ın Gabar bölgesinde petrol arama çalışmasında bir işçi yaşamını yitirdi. İstanbul Bayrampaşa ve Aydın İncirliova’da kazı göçükleri, Mersin’de beton merdivenin çökmesi, Sakarya’da alüminyum fabrikasında meydana gelen patlama başka işçilerin hayatına mal oldu. Ankara’daki Ay Yıldız Projesi şantiyesinde de 25 yaşındaki bir işçinin öldüğü sendika tarafından duyuruldu.

Haftanın iş cinayeti haberleri arasında çocuk işçiliğine ilişkin gelişmeler de yer aldı. Adıyaman’da bir inşaatın merdiven boşluğuna düşen genç işçinin ölüm haberi yayımlandı. İlk haberlerde 17, sonraki haberlerde 18 yaşında olduğu belirtilen işçinin yaşıyla ilgili çelişki açıklığa kavuşmadı. Aynı günlerde TBMM’ye sunulan soru önergesinde ise çocukların Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) aracılığıyla çalıştırılması, iş güvenliği denetimleri ve çocuk işçi ölümleri hakkında Bakanlıktan bilgi istendi.

Antalya’da Dört İşçi Kaldıkları Konteynerlerde Öldü

Antalya’nın Kepez ilçesinde 26 Ekim gecesi meydana gelen hortum, bir şantiyede işçilerin barınması için kullanılan iki konteyneri parçaladı. Olayda dört işçi yaşamını yitirdi.

Olayın ardından şantiyedeki barınma koşulları, konteynerlerin yerleşimi ve hava koşullarına karşı alınan önlemler soruşturma konusu oldu. İşçilerin çalıştıkları şantiyede konakladıkları sırada hayatlarını kaybetmeleri nedeniyle olay, işçi sağlığı ve iş güvenliği kapsamında incelendi.

Soruşturma kapsamında müteahhit ve şantiye şefi tutuklandı. İş güvenliği uzmanı ile bir başka şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Dört işçinin ölümüne ilişkin soruşturmada konteynerlerin teknik özellikleri, sabitlenme biçimleri, hava koşullarına yönelik uyarıların işverene ulaşıp ulaşmadığı ve çalışanların güvenli alanlara alınması için hangi tedbirlerin uygulandığı araştırılıyor.

İşçilerin yalnızca çalışma saatlerindeki değil, işveren tarafından sağlanan barınma alanlarındaki güvenliğine ilişkin yükümlülükler de soruşturmanın konuları arasında bulunuyor.

Gabar’da Petrol İşçisi, Bayrampaşa’da Kazı İşçisi

Şırnak’ın Gabar Dağı bölgesinde 25 Ekim’de petrol arama faaliyetleri sırasında bir işçi yaşamını yitirdi.

Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığına hizmet veren yüklenici firmanın şantiyesinde meydana gelen olayda, Batmanlı genç işçinin çalışma sırasında üzerine malzeme devrilmesi veya kopan halatın neden olduğu darbe sonucunda öldüğü yönünde farklı haberler yayımlandı.

Yerel ve ulusal yayınlarda işçinin adı da farklı aktarıldı. Bazı haberlerde 25 yaşındaki Enes Kartal, bazılarında Sözdar Kartal adı kullanıldı. Olayın kesin oluş biçimi ve işçinin kimlik bilgileri konusunda yetkili makamların açıklamasıyla giderilmiş bir belirsizlik bulunuyor.

İşçinin cenazesinin Batman’ın Kozluk ilçesine bağlı Yanıkkaya köyünde toprağa verildiği bildirildi.

Aynı günlerde İstanbul Bayrampaşa’da altyapı kazısı sırasında meydana gelen göçükte bir işçi hayatını kaybetti. Kazı alanında yaşanan toprak kayması üzerine kurtarma ekipleri olay yerine sevk edildi.

Kazı çalışmalarında toprak yapısının incelenmesi, göçük riskine karşı uygun destekleme sistemlerinin kurulması ve işçilerin korunması iş güvenliği yükümlülükleri arasında yer alıyor. Bayrampaşa’daki çalışmada hangi tedbirlerin alındığına ilişkin soruşturmanın sonuçları henüz kamuoyuna açıklanmadı.

Aydın’da Kanalizasyon Kazısında Ercan Az Öldü

Aydın’ın İncirliova ilçesine bağlı Hacıaliobası Mahallesi’nde 28 Ekim’de yürütülen kanalizasyon çalışmasında 38 yaşındaki Ercan Az, kazı sırasında meydana gelen göçükte yaşamını yitirdi.

Yüklenici firmanın yürüttüğü çalışmada kepçeyle açılan kanalın içinde bulunan Az, yağmurun etkisiyle yumuşayan toprağın kayması sonucu göçük altında kaldı. Kurtarma çalışmaları sonunda işçinin hayatını kaybettiği belirlendi.

Olayla ilgili başlatılan soruşturmada kepçe operatörü hakkında adli işlem yapıldı. Operatör adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Kazının derinliği, çalışma alanında iksa sistemi bulunup bulunmadığı, yağış sonrasında çalışmaya devam edilmesine kimin karar verdiği ve yüklenici firmanın iş güvenliği yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği soruşturmanın açıklığa kavuşturulması gereken başlıkları arasında bulunuyor.

Aynı hafta İstanbul’da da kazı göçüğünde bir işçi yaşamını yitirdi. Böylece farklı kentlerde yürütülen altyapı çalışmalarından iki ayrı ölüm haberi geldi.

Ankara’da Kamu Şantiyesinde Ölen İşçinin Kimliği Açıklanmadı

Ankara’da Türk Silahlı Kuvvetlerinin Ay Yıldız Projesi şantiyesinde 26 Ekim’de 25 yaşındaki bir işçinin yaşamını yitirdiği, 29 Ekim’de yapılan sendika açıklamasıyla kamuoyuna duyuruldu.

Dev Yapı-İş Teknik Elemanlar Meclisi, işçinin kimliğinin ve ölüm nedeninin açıklanmadığını, olayın ardından şantiyede çalışmaların sürdüğünü bildirdi.

Sendikanın açıklamasında olayın gerçekleştiği çalışma alanı, işçinin hangi firmada görev yaptığı ve ölümüne yol açan koşullar hakkında kamuoyuna bilgi verilmesi istendi.

Ay Yıldız Projesi, kamu kaynaklarıyla yürütülen büyük ölçekli inşaat yatırımları arasında yer alıyor. Şantiyede çalışan işçinin hangi yüklenici veya alt yüklenici firmanın personeli olduğu, ölümün hangi çalışma sırasında meydana geldiği ve olayın ardından idari inceleme başlatılıp başlatılmadığı açıklanmadı.

Aynı hafta Kastamonu’da da bir inşaatta üzerine demir düşen işçinin yaşamını yitirdiği bildirildi.

Fabrika Patlamasından Bir Hafta Sonra Ölüm

Sakarya’nın Akyazı ilçesindeki bir alüminyum fabrikasında 20 Ekim’de meydana gelen patlamada ağır yaralanan 49 yaşındaki Recep Gezici, 26 Ekim’de tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi.

Üç çocuk babası Gezici, fabrikanın dökümhane bölümündeki patlamada ağır yanıklarla hastaneye kaldırılmıştı. Aynı olayda başka bir işçi de yaralandı.

Patlama anına ilişkin güvenlik kamerası görüntüleri daha sonra kamuoyuna yansıdı. Görüntülerde iki işçinin patlamadan kısa süre önce çalışma alanından uzaklaştığı, ardından alevlerin yükseldiği görüldü.

Patlamanın teknik nedeni, üretim sırasında kullanılan ekipmanların durumu, daha önce herhangi bir arıza veya tehlike bildirimi yapılıp yapılmadığı ve işçilerin koruyucu donanımlarına ilişkin incelemelerin sonuçları açıklanmadı.

Sakarya’daki ölüm, iş cinayeti bilançosuna olayın yaşandığı 20 Ekim’de değil, işçinin yaşamını yitirdiği hafta içinde yansıdı.

Mersin’de Tadilat Sırasında Merdiven Çöktü

Mersin’in Akdeniz ilçesine bağlı Şakirgülmen Mahallesi’nde 30 Ekim’de tadilatı süren iki katlı bir binanın beton merdiveni çöktü.

Binada tadilat işi yapan 56 yaşındaki Cevdet Demetgül, çöken merdivenin altında kaldı. İhbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri, Demetgül’ün yaşamını yitirdiğini belirledi.

Binada hangi tadilat işlemlerinin yapıldığı, taşıyıcı yapı elemanlarına müdahale edilip edilmediği ve çalışma öncesinde teknik inceleme yapılıp yapılmadığına ilişkin ayrıntılar henüz açıklanmadı.

Yapı işlerine ilişkin iş güvenliği düzenlemeleri, tadilat ve yıkım faaliyetlerinde de risk değerlendirmesi yapılmasını ve çalışanların yapısal tehlikelere karşı korunmasını gerektiriyor.

Adıyaman’da Genç İşçinin Yaşı Bile Haberlerde Farklı

Adıyaman’da 19 Ekim’de bir inşaatın merdiven boşluğuna düşerek ağır yaralanan İzzettin Neddef’in ölüm haberi, 24–26 Ekim tarihlerinde yerel ve ulusal basına yansıdı.

Atatürk Bulvarı’ndaki Valilik Kavşağı yakınlarında bulunan inşaatta çalışan yabancı uyruklu Neddef, merdiven boşluğuna düşmesinin ardından Adıyaman Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırıldı. Altı gün süren tedaviye rağmen kurtarılamadı.

Olayın meydana geldiği gün yayımlanan bazı haberlerde işçinin yaşı 17 olarak belirtildi. Ölümüne ilişkin sonraki haberlerde ise 18 yaşında olduğu yazıldı.

Bu farklılık, Neddef’in çocuk işçi ölümleri kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceği bakımından önem taşıyor. İşçinin doğum tarihi, çalışma sözleşmesi, sosyal güvenlik kaydı ve işyerindeki görevine ilişkin bilgiler kamuoyuna açıklanmadı.

Neddef’in düştüğü merdiven boşluğunda koruyucu bariyer bulunup bulunmadığı, işyerinde yapılan risk değerlendirmesi ve olaydan sorumlu kişilere ilişkin adli soruşturmanın sonucu da henüz bilinmiyor.

Çocuk İşçiliği: Dokuz Ayda En Az 66 Çocuk Öldü

Haftanın çocuk işçiliğine ilişkin en önemli gelişmelerinden biri, çocuk işçi ölümlerinin Türkiye Büyük Millet Meclisine taşınması oldu.

Diyarbakır Milletvekili Serhat Eren, çocuk işçiliği ve MESEM kapsamında çalıştırılan öğrencilerin karşılaştığı tehlikeler hakkında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın yanıtlaması istemiyle on soruluk önerge verdi.

Önergede yer verilen İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi verilerine göre 2026’nın ilk dokuz ayında en az 1.736 işçi yaşamını yitirdi. Ölenlerin en az 66’sı çocuktu.

Yalnızca eylül ayında sekiz çocuk çalışırken hayatını kaybetti. Bu çocukların beşi 14 yaşında veya daha küçüktü.

Aynı kuruluşun 2025–2026 eğitim öğretim yılına ilişkin raporunda, bir eğitim yılı boyunca en az 95 çocuk işçinin yaşamını yitirdiği açıklandı. Ölen çocukların 28’i 5–14, 67’si ise 15–17 yaş grubundaydı. Çocukların 14’ü göçmen veya mülteciydi.

Bu veriler, farklı zaman aralıklarına ilişkin iki ayrı bilanço oluşturuyor. İlk dokuz aya ilişkin 66 çocuk ölümüyle bir eğitim yılına ilişkin 95 çocuk ölümü birbirine eklenebilecek ayrı gruplar değil.

Çocuk işçi ölümleri tarım, inşaat, sanayi, küçük işletmeler ve hizmet sektörlerinde kaydedildi. Kayıt dışı çalışan çocukların tümünün resmî iş kazası istatistiklerinde yer alıp almadığı ise ayrı bir sorun olarak gündemde bulunuyor.

MESEM’de Eğitim mi, İşyerinde Çalışma mı?

Mesleki Eğitim Merkezleri kapsamında öğrenciler haftanın belirli günlerinde okula devam ederken diğer günlerde işletmelerde çalışıyor.

Sistemin savunucuları, öğrencilerin meslek öğrenmesini ve çalışma yaşamına hazırlanmasını amaçladığını belirtiyor. Buna karşılık çocuk hakları ve işçi sağlığı örgütleri, çocukların erken yaşta üretim süreçlerine katılması, uzun çalışma saatleri, düşük ödemeler, iş güvenliği eksiklikleri ve denetim sorunlarına dikkat çekiyor.

TBMM’ye verilen soru önergesinde çocuk işçiliği vakalarının illere, sektörlere, yaş gruplarına ve yıllara göre dağılımı; MESEM öğrencilerinin maruz kaldığı iş kazaları; işyerlerine uygulanan yaptırımlar ve denetimlerin sonuçları soruldu.

Önergede, çalışırken yaralanan veya hayatını kaybeden öğrencilerle ilgili sorumlulukların hangi kurumlar tarafından üstlenildiği ve çocukların eğitim hayatına dönüşünün nasıl sağlandığına ilişkin bilgi de istendi.

2026 yılı içinde MESEM kapsamında çalışan çocukların yaşamını yitirdiği olaylara ilişkin çeşitli davalar ve soruşturmalar gündeme geldi. Çocukların çalıştırıldığı işyerlerindeki makine, elektrik, yüksekte çalışma ve taşıma riskleri bu dosyalarda yer aldı.

Ancak 25 Ekim–1 Kasım haftasında meydana geldiği bağımsız biçimde doğrulanmış yeni bir MESEM öğrencisi ölümü bu araştırmada tespit edilemedi. Haftanın çocuk işçiliği başlığında Meclis önergesi, son ölüm verileri ve çocuklara yönelik işyeri şiddeti haberleri öne çıktı.

Sanayi Sitelerinde Çocuklara Şiddet

Aynı hafta MESEM kapsamında çalıştırılan çocukların işyerlerinde uğradığı şiddete ilişkin haberler de yayımlandı.

Aksaray’da bir oto tamirhanesinde çalışan 16 yaşındaki iki çocuğun işverenin av tüfeğiyle ateş açması sonucu yaralandığı bildirildi. Yaralanan çocuklardan biri, olayın ardından bir süre işyerinde bekletildiğini belirterek şikâyetçi oldu.

Tekirdağ’ın Kapaklı ilçesinde 14 yaşındaki bir MESEM öğrencisinin işveren tarafından darbedildiği iddiası gündeme geldi. Çocuğun annesi, saldırıya ilişkin görüntüler üzerine suç duyurusunda bulundu.

Niğde’de ise berber dükkânında çalışan 15 yaşındaki bir çırak ile başka bir çocuğun işyeri sahibi tarafından tuvalete kilitlenerek demir sopa ve süpürge sapıyla dövüldüğü iddia edildi.

İşçi sağlığı örgütleri, üç ildeki olaylarla bağlantılı olarak dört çocuk işçinin şiddete maruz kaldığını duyurdu.

Bu olaylarda çocukların hangi işyerlerinde, hangi denetim koşullarında çalıştırıldığı, ilgili işletmeler hakkında idari işlem uygulanıp uygulanmadığı ve çocukların eğitimlerinin nasıl sürdürüleceği konularında açıklanmış bütünlüklü bir sonuç bulunmuyor.

Çocuk işçiliği tartışması böylece yalnızca ölümcül kazalarla değil, çalıştırılan çocukların işyerlerinde maruz kaldığı fiziksel şiddet ve korunma koşullarıyla da haftanın gündemine girdi.

Gayrettepe’de 29 İşçinin Ölümüne İlişkin Dava Ertelendi

Haftanın yargı gündeminde, İstanbul Gayrettepe’deki Masquerade gece kulübünde 2 Nisan 2024’te meydana gelen ve 29 işçinin yaşamını yitirdiği yangına ilişkin dava da vardı.

İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesinde 30 Ekim’de görülen 16. duruşmada dört tutuklu sanığın tutukluluk hallerinin devamına karar verildi. Diğer sanıklar hakkındaki adli kontrol tedbirleri de sürdürüldü. Duruşma 2 Aralık’a ertelendi.

Yargılamada toplam 22 sanık, birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına bilinçli taksirle neden olma suçlamasıyla yargılanıyor.

Duruşma sırasında çıkan tartışmaların ardından salona çevik kuvvet ekipleri girdi. Mahkeme heyeti salonun boşaltılmasına karar verdi. Ölen işçilerin yakınları ve basın mensupları dışarı çıkarıldı.

Ailelerin avukatları, davanın tarafı olan yakınların duruşma salonundan çıkarılmasına itiraz etti. İtirazın reddedilmesi üzerine avukatlar salonu terk etti.

Aileler, yangına ilişkin kamu görevlilerinin denetim sorumluluğunun da araştırılmasını ve sanıkların eylemlerinin olası kast yönünden değerlendirilmesini istiyor.

Yangının üzerinden iki yılı aşkın süre geçmesine rağmen davada henüz hüküm kurulmadı.

Ölümler Ayrı İşyerlerinde, Sorumluluklar Ayrı Dosyalarda

25 Ekim–1 Kasım haftasında basına yansıyan olaylarda işçiler birbirinden farklı koşullarda yaşamını yitirdi.

Antalya’da işçilerin kaldığı konteynerler parçalandı. Gabar’da petrol sahasında çalışan bir işçi öldü. İstanbul ve Aydın’da kazı göçükleri yaşandı. Mersin’de beton merdiven çöktü. Sakarya’da daha önce meydana gelen patlamada yaralanan bir işçi hastanede yaşamını yitirdi. Ankara’daki kamu şantiyesinde ölen işçinin kimliği açıklanmadı. Kastamonu’da inşaatta bir işçinin üzerine demir düştü.

Bu olayların her biri hakkında ayrı soruşturma ve incelemeler yürütülüyor. Bazı dosyalarda tutuklama kararları verilirken bazılarında işyerindeki güvenlik önlemlerine ve sorumlu kişilere ilişkin ayrıntılar henüz açıklanmadı.

İş cinayetlerine ilişkin son aylık veriler de ölümlerin yaygınlığını ortaya koyuyor. Eylül 2026’da en az 226 işçi yaşamını yitirdi. Mayıs, haziran, temmuz, ağustos ve eylül aylarında aylık ölüm sayıları art arda 200’ün üzerinde kaydedildi.

Yılın ilk dokuz ayında ölen en az 1.736 işçinin 66’sı çocuktu. Bu rakamlar, yalnızca resmî kayıtlara değil, basına yansıyan haberler ile emek ve meslek örgütlerinden elde edilen bilgilere dayanıyor.

25 Ekim–1 Kasım haftasına ilişkin bütün işçi ölümlerini kapsayan kesin bir ulusal bilanço henüz yayımlanmadı. Bu nedenle basında doğrulanabilen olaylardan hareketle oluşturulan haftalık derleme, ülke genelindeki toplam ölüm sayısı olarak sunulmuyor.

Ancak haftanın haberlerinde iki ayrı bilgi eksikliği dikkat çekiyor. Ankara’da ölen işçinin kimliği kamuoyuna açıklanmadı. Adıyaman’da ölen genç işçinin yaşı farklı haberlerde farklı belirtildi. Birinde yaşamını yitiren kişinin kim olduğu, diğerinde çocuk sayılıp sayılmayacağı dahi kesinleştirilemedi.

Aynı hafta çocuk işçiliği konusunda Meclise yöneltilen sorular, MESEM’lerde çalıştırılan öğrencilerin ölüm ve yaralanmalarına ilişkin denetim kayıtlarının kamuoyuna açıklanması talebini yeniden gündeme taşıdı.

Bir ülkede çocuklar eğitim çağında çalışırken ölüyor, bazı işçilerin kimliği ve yaşı bile kesin olarak açıklanamıyor, ölümle sonuçlanan iş kazalarının ardından soruşturmalar açılıyorsa, bu insanların çalışmaya başladıkları gün hangi koşullarda korunacaklarını kim denetliyor?


  • NHA / İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi, TBMM, Dev Yapı-İş, Demirören Haber Ajansı, Anadolu Ajansı, Batman Çağdaş Gazetesi, Batman Gazetesi, Evrensel, Cumhuriyet, BirGün, bianet, Emek Pusulası, Nûmedya24, Adıyaman Işık Gazetesi, Milliyet, T24, Mezopotamya Ajansı, uluslararası çocuk işçiliği ve iş güvenliği araştırmaları — 25 Ekim–1 Kasım 2026.