Yaklaşık 456 bin yatırımcıyı ve 131 yatırım fonunu içine alan fon krizinde soruşturma genişlerken, adı dosyada geçen Finansal Kurumlar Birliği ve Adil Katılım Bankası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Emre Ballı’nın İstanbul Çekmeköy’de otomobilinde silahla vurulmuş halde ölü bulunması yeni bir tartışma başlattı. Ballı, AKP Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı’nın oğlu Mustafa Yazıcı’nın yüzde 100 sahibi olduğu Adil Varlık Yönetim’in Yönetim Kurulu Başkanıydı. Ballı ile Yazıcı’nın malvarlıklarına 30 Eylül’de getirilen tedbir aynı gece kaldırılmıştı. Aynı gün TBMM’de beş muhalefet grubunun fon krizinin araştırılması için vereceği önergeler görüşülmeden Genel Kurul karar yeter sayısı bulunamadığı için kapandı. Gökhan Günaydın, iki gelişmeyi “fon soygunu skandalında ikinci perde” sözleriyle duyurdu.

Ballı Otomobilinde Ölü Bulundu

46 yaşındaki Ali Emre Ballı, 6 Ekim öğleden sonra Çekmeköy Sırapınar Mahallesi’nde boş bir arazide park halindeki otomobilinin sürücü koltuğunda ölü bulundu. İlk incelemelerde ateşli silahla yaşamını yitirdiği belirlendi. Polis araçta ve çevresinde inceleme yaptı; Ballı’nın cenazesi Adli Tıp Kurumu’na götürüldü. İlk bulgular üzerinden intihar ihtimali üzerinde durulurken ölümle ilgili soruşturma başlatıldı.

Ballı’nın ölümü, yürütülen fon soruşturmasındaki konumu nedeniyle kısa sürede siyasi gündemin de merkezine yerleşti. Ballı, Finansal Kurumlar Birliği Yönetim Kurulu Başkanı olmasının yanı sıra Adil Katılım Bankası ve Adil Varlık Yönetim’de yönetim kurulu başkanlığı yapıyordu. Finansal Kurumlar Birliği’nin kayıtlarında da Ballı, Adil Varlık Yönetim’i temsilen Yönetim Kurulu Başkanı olarak yer alıyor.

Mustafa Yazıcı İle Bağ Şirket Kayıtlarında

Ballı ile Hayati Yazıcı’nın oğlu Mustafa Yazıcı arasındaki ticari bağ, Adil Varlık Yönetim’in kendi mali kayıtlarında açık biçimde görülüyor. Şirketin 31 Aralık 2025 tarihli bağımsız denetim raporuna göre Adil Varlık Yönetim’in 500 milyon liralık sermayesinin yüzde 100’ü Mustafa Yazıcı’ya ait. Aynı raporda Ali Emre Ballı Yönetim Kurulu Başkanı, Mustafa Yazıcı ise Yönetim Kurulu Başkan Vekili olarak yer alıyor. Güven Çapan, Mina Yazıcı ve Şeyma Nur Yazıcı da yönetim kurulunda bulunuyor.

Ballı ile Yazıcı’nın yolları yalnız bu şirkette kesişmiyor. Basına yansıyan şirket kayıtlarında ikilinin Fair Finansman Leasing ve Fintlix Elektronik Para gibi başka finans şirketlerinin yönetimlerinde de birlikte yer aldığı görülüyor. Mustafa Yazıcı daha önce Adil Katılım Bankası ile doğrudan bir bağlantısı bulunmadığını açıklamıştı; bankanın yönetim kurulu başkanlığını ise Ali Emre Ballı yürütüyordu.

Tedbir Aynı Gece Kaldırıldı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, 30 Eylül’de fonlar üzerinden borsada manipülatif işlemler yapıldığı iddialarına ilişkin soruşturma kapsamında 30 kişi hakkında malvarlığı ve sermaye piyasası araçlarına yönelik tedbir istedi. Listede Ali Emre Ballı ve Mustafa Yazıcı’nın yanı sıra Güven Çapan, Hayati Efe Oğuz ve eski BDDK Başkan Yardımcısı Murat Yönaç da bulunuyordu.

Ancak savcılık aynı gece yeni bir değerlendirme yaparak bu beş isim hakkındaki malvarlığı tedbirini kaldırdı. Basına yansıyan savcılık bilgisinde kararın alınan ifadeler ve toplanan diğer deliller doğrultusunda verildiği belirtildi. Günaydın, son paylaşımında Ballı’nın malvarlığına getirilen tedbirin “bir saat sonra kaldırıldığını” belirterek bu süreci yeniden gündeme taşıdı.

Yeni Parti Sözcüsü Zeynel Emre de 1 Ekim’de Ballı’nın tasfiyeye giren fonlarda yaklaşık 9 milyar liralık, Mustafa Yazıcı’nın ise kendi adına 600 milyon liralık işlem yaptığı yönünde kendilerine bilgi ulaştığını açıklamış ve bu para hareketlerinin araştırılmasını istemişti.

Hayati Yazıcı: “Oğlumdan Zerre Kuşkum Yok”

AKP Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı ise oğlunun adının soruşturmada gündeme gelmesinin ardından 1 Ekim’de yaptığı açıklamada Mustafa Yazıcı’nın ticari faaliyetlerinin hukuka ve ahlaka uygunluğu konusunda “zerre kuşkusu olmadığını” söyledi. Yazıcı, gerçeklerin ortaya çıkmasından çekinmediğini belirterek tartışmayı kendisine ve AKP’ye yönelik bir “itibar suikastı”na dönüştürme çabalarına izin vermeyeceğini ifade etti.

Ballı’nın ölümüyle birlikte soruşturmanın bu kolundaki şirket ilişkileri ve para hareketleri yeniden gündeme geldi. Gökhan Günaydın da paylaşımında Ballı’nın ölüm biçiminden bağımsız olarak bulunduğu görevlerin ve ticari ilişkilerinin fon krizinde “ikinci perdeyi” açmaya yeterli olduğunu savundu.

131 Fon, 455 Bin 758 Yatırımcı

Fon krizi birkaç şirket veya birkaç yatırımcıyla sınırlı değil. SPK, 17 Eylül’de yedi portföy yönetim şirketine ait 131 fonun tasfiyesine karar verdi. Merkezi Kayıt Kuruluşu verilerine göre bu fonlarda 455 bin 758 tekil yatırımcı bulunuyor. Fonların tasfiye sürecini yürütmek üzere İş Bankası ve Ziraat Bankası görevlendirildi.

Soruşturma ise giderek genişledi. Adalet Bakanı Akın Gürlek’in 6 Ekim’de açıkladığı son verilere göre 85 kişi tutuklandı, 200’ü aşkın kişi hakkında işlem yapıldı ve çok sayıda kişinin malvarlığı donduruldu. Gürlek, soruşturmanın 2025’te bazı fonlarda görülen olağan dışı hareketlerle başladığını, 2026 Ağustos’unda yatırımcı şikâyetlerinin artmasıyla genişlediğini söyledi.

İkinci Gelişme Meclis’te Yaşandı

Ballı’nın ölüm haberinin geldiği saatlerde fon krizi TBMM’nin de gündemindeydi. Yeni yasama döneminin ilk normal çalışma gününde muhalefet partileri fon krizinin araştırılması amacıyla Meclis araştırması açılmasını istedi. Emek Partisi Milletvekili Sevda Karaca ve diğer muhalefet temsilcilerinin açıklamalarına göre beş siyasi parti grubu konuyla ilgili araştırma önergesi hazırladı.

Ancak Genel Kurul’da tezkerelerin oylanması sırasında AKP Grubu karar yeter sayısı istedi. Yeter sayı sağlanamayınca birleşime 10 dakika ara verildi; aradan sonra yapılan elektronik oylamada da yeter sayı bulunamadı ve TBMM Başkanvekili Celal Adan birleşimi kapattı. Fon krizine ilişkin araştırma önergelerinin görüşülmesine geçilemedi. Plan ve Bütçe Komisyonu’nda aynı gün yapılan konuşmalarda da Genel Kurul’un karar yeter sayısı bulunamadığı için kapandığı kayıtlara geçti.

Günaydın, sosyal medya paylaşımında bu gelişmeyi “AKP grubu Meclis’ten kaçtı” sözleriyle değerlendirdi. DEM Parti, İYİ Parti, Yeni Parti, TİP, Emek Partisi ve Yeni Yol’dan milletvekilleri de Genel Kurul’un kapanmasına tepki göstererek fon krizinin Meclis tarafından araştırılmasını istedi.

AKP: Cevdet Yılmaz Meclis’i Bilgilendirecek

AKP Grup Başkanvekili Özlem Zengin ise muhalefetin araştırma komisyonu talebine karşı Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın Meclis’e gelerek fon krizi konusunda bilgilendirme yapacağını açıkladı. Zengin, kim yanlış yaptıysa “makamına bakılmaksızın” hesap vermesi gerektiğini söyledi ve AKP’nin de sürecin takipçisi olacağını belirtti. Genel Kurul’un kapanmasının ardından muhalefetin eleştirilerine ise “Muhalefete tam kadro Genel Kurul’da olmayı tavsiye ederim” yanıtını verdi.

Böylece 6 Ekim akşamı fon krizinde iki gelişme birkaç saat arayla yan yana geldi: Soruşturmanın finans sektöründeki önemli isimlerinden Ali Emre Ballı otomobilinde ölü bulundu; yüz binlerce yatırımcıyı ilgilendiren fon krizinin siyasi ve idari sorumluluğunun araştırılması için hazırlanan önergeler ise TBMM Genel Kurulu kapanınca görüşülemedi.

Gökhan Günaydın’ın “ikinci perde” dediği tablo şimdilik burada duruyor. Bir tarafta 131 fon, 455 bin 758 yatırımcı, 85 tutuklu ve yüzlerce kişi hakkında yürütülen soruşturma; diğer tarafta aynı gece tedbir konulup kaldırılan isimler, birbirine uzanan şirket yönetimleri, milyarlarca liralık işlem iddiaları ve şimdi bu ağın merkezindeki isimlerden birinin ölümü var.

Fon krizi artık yalnız yatırımcıların paralarını ne zaman ve ne kadar geri alacağı sorusundan ibaret değil. Ballı’nın ölümüyle birlikte şirketler arasındaki ilişkiler ve para hareketleri; Meclis’te yaşananlarla birlikte de krizin siyasi ve idari boyutlarının nasıl araştırılacağı yeniden gündemin merkezine yerleşti.


NHY / Sermaye Piyasası Kurulu, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, TBMM, Adil Varlık Yönetim Bağımsız Denetim Raporu, Finansal Kurumlar Birliği, Anadolu Ajansı, Habertürk, Bloomberg HT, DW Türkçe, Medyascope, Ekonomim, Cumhuriyet, Sözcü, T24