back to top
Ana Sayfa Haber Özgür Özel’den sandık mesajı: “Milleti kandıramazlar, o sandığa varacağız”

Özgür Özel’den sandık mesajı: “Milleti kandıramazlar, o sandığa varacağız”

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Bursa’da erken seçim tartışmalarına ilişkin yaptığı açıklamada, seçim tarihinin son anda öne çekilerek “erken seçim” olarak sunulmasına karşı çıktı. Özel, “Bu sandıktan kaçamazlar. Biz o sandığa varacağız ve o seçimi de alacağız” dedi.

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Bursa’da yaptığı açıklamalarda gündemin farklı başlıklarına ilişkin değerlendirmelerde bulunurken, özellikle erken seçim ve sandık tartışmasına ilişkin sözleriyle dikkat çekti. Özel, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum’un 2028 seçimleri için 16 Nisan tarihini gündeme getirmesinin ardından, seçim kararının Cumhurbaşkanlığı çevresindeki danışmanların değil, Meclis ve seçmenin iradesiyle şekillenmesi gerektiğini savundu.

Özel, Bursa Ulu Cami’de cuma namazı çıkışında gazetecilerin sorularını yanıtlarken, Uçum’un seçim tarihine ilişkin açıklamalarına atıfla, “Sarayın danışmanlarının ne saraydaki diğer kişilerin değil; milletin ve milletin vekillerinin bileceği işler bunlar” dedi. Uçum, 17 Eylül’de yaptığı açıklamada, Meclis’in 360 milletvekiliyle seçimlerin yenilenmesine karar vermesi halinde seçimin 16 Nisan 2028’de yapılacağını söylemiş, 2027’nin son çeyreğinde seçim ihtimalini düşük gördüğünü belirtmişti.

“Seçimden Kaçamazlar”

Özel, mevcut Meclis aritmetiğine de dikkat çekerek seçimlerin yenilenmesi konusunda 360 milletvekilinin kararının gerektiğini belirtti. AKP’nin mevcut sandalye sayısının 280 olduğunu söyleyen Özel, daha önce Cumhurbaşkanı Erdoğan’a görev süresinin ortasında seçime gidilmesi çağrısında bulunduklarını ancak bu önerinin kabul edilmediğini ifade etti.

Özel’in açıklamasının merkezinde ise sandığın ertelenemeyeceği ve seçim tarihinin siyasi hesaplarla son anda farklı biçimde sunulmaması gerektiği mesajı vardı.

“Şimdi başka formüller aramanın ve birtakım hesaplar yapmanın peşinde koşmasınlar” diyen Özel, şöyle devam etti:

“Bu seçimden, bu sandıktan kaçamazlar. Öyle seçimden bir ay önce de ‘Seçimleri aldık, bunun adı erken seçimdir’ falan diye milleti kandıramazlar. Biz o sandığa varacağız ve o seçimi de alacağız.”

Özel’in bu sözleri, son günlerde Ankara’da yeniden yoğunlaşan seçimin zamanı ve yöntemi tartışmasına doğrudan yanıt niteliği taşıdı.

Sandığın Tarihi Kadar Sandığın Niteliği

Türkiye’de erken seçim tartışması yalnızca seçim tarihinin öne çekilip çekilmeyeceği üzerinden yürümüyor. Tartışmanın diğer boyutunu, seçimin hangi siyasi ve hukuki koşullarda yapılacağı oluşturuyor.

Özel’in Bursa’daki açıklamasında kullandığı “seçimden bir ay önce” ifadesi bu açıdan dikkat çekici. Burada tartışılan yalnızca teknik anlamda bir erken seçim tarihi değil; seçim kararının, seçmenin önceden belirlenmiş siyasi iradesinin yerine son anda ortaya konulabilecek bir formülle tanımlanıp tanımlanamayacağı.

Mehmet Uçum’un 16 Nisan 2028 tarihini gündeme getirmesi ise iktidar cephesinden seçim takvimine ilişkin şimdiye kadar yapılan en somut açıklamalardan biri oldu. Uçum, bu tarihi Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçiş referandumunun yıl dönümü olması nedeniyle sembolik bir anlam taşıdığı gerekçesiyle öne çıkardı.

Özel ise tartışmayı tarih üzerinden değil, sandığın kendisi üzerinden kurdu. Onun mesajında seçim, iktidarın belirleyeceği bir siyasi takvimden çok, milletvekilleri ve seçmenlerin iradesiyle gerçekleşmesi gereken anayasal bir süreç olarak tarif edildi.

“Milletin Bileceği İş”

Özel’in Bursa’daki konuşmasının dikkat çeken taraflarından biri de seçim tartışmasını doğrudan “millet” ve “milletvekilleri” kavramları üzerinden kurması oldu.

“360 milletvekili karar vermeden bu dedikleri meselenin gerçekleşmesi mümkün değil” diyen Özel, böylece erken seçim tartışmasının yalnızca iktidar çevrelerinin açıklamalarıyla belirlenemeyeceğini savundu.

Bu vurgu, Türkiye’de seçim takviminin belirlenmesine ilişkin anayasal mekanizmayı da yeniden gündeme getiriyor. Meclis’in seçimlerin yenilenmesine karar verebilmesi için 360 milletvekilinin oyuna ihtiyaç bulunuyor. Cumhurbaşkanının da Anayasa’da düzenlenen yetkileri çerçevesinde seçimlerin yenilenmesine karar verebilmesi mümkün. Dolayısıyla seçim tarihinin siyasi açıklamalardan bağımsız olarak anayasal ve parlamenter bir prosedüre bağlı olduğu gerçeği, tartışmanın hukuki çerçevesini oluşturuyor.

Özel’in açıklaması ise bu hukuki çerçeveyi siyasi bir mesaja dönüştürüyor: Sandık, siyasi hesapların konusu değil, seçmenin karar vereceği yer olmalı.

Bursa’dan Verilen Mesaj

Özel’in sandık vurgusu, Bursa’daki siyasi gündemden de bağımsız değildi. YENİ Parti lideri, tutuklanarak görevden uzaklaştırılan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’i cezaevinde ziyaret ettiğini belirterek, Bozbey’in son yerel seçimlerde 160 binin üzerinde oy farkıyla seçildiğini hatırlattı.

Özel, Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi’ndeki sandalye dağılımı ile büyükşehir seçimindeki oy dağılımı arasındaki farkı da gündeme getirerek, seçmenin belediye başkanlığı için kullandığı oy ile belediye meclisindeki sandalye yapısının aynı siyasi sonucu üretmediğini savundu.

Bu nedenle Bursa konuşmasında sandık yalnızca 2028 genel seçimine ilişkin bir başlık olarak kalmadı. Özel, Bozbey’in tutuklanması ve görevden uzaklaştırılması üzerinden yerel seçimlerde ortaya çıkan seçmen iradesinin nasıl temsil edildiği tartışmasını da gündeme taşıdı.

Böylece Bursa’da verilen mesaj iki ayrı sandık tartışmasını birbirine bağladı: Yerel seçimlerde ortaya çıkan seçmen iradesi ve yaklaşan genel seçimde ortaya çıkacak seçmen iradesi.

Seçim Tartışmasının Yeni Başlığı

Özel’in “Biz o sandığa varacağız” sözleri, erken seçim tartışmasının yalnızca tarih tartışması olmadığını gösteren siyasi bir çerçeve ortaya koyuyor. İktidar çevrelerinden 2028’e ilişkin farklı tarihler ve senaryolar gündeme gelirken, muhalefet cephesinden gelen mesaj ise seçim tarihinin nasıl belirleneceğinden çok seçmenin önüne sandığın hangi koşullarda ve hangi siyasi hesaplardan bağımsız biçimde getirileceği üzerine kuruluyor.

Özel’in “seçimden bir ay önce ‘seçimleri aldık, bunun adı erken seçimdir’ denilerek millet kandırılamaz” sözleri de bu nedenle açıklamanın en dikkat çekici bölümü oldu.

Seçimin tarihi elbette anayasal prosedürlerle belirlenecek. Ancak Türkiye’de seçim tartışmasının siyasi ağırlığı yalnızca takvimde değil, sandığın temsil ettiği iradenin nasıl korunacağı ve seçim sonucunun hangi koşullarda siyasal iktidara dönüşeceği sorusunda düğümleniyor.

Bursa’dan verilen mesajın özü ise Özel’in kendi cümlesinde toplanıyor:

“Biz o sandığa varacağız.”

Ve ardından gelen “o seçimi de alacağız” ifadesi, YENİ Parti’nin önümüzdeki dönemde seçim siyasetini hangi iddia üzerinden kuracağını da ortaya koyuyor.


  • TB / Cumhuriyet, DHA, Medyascope, Habertürk