back to top
Ana Sayfa Haber Göktaş Tahliye Edilmeden Yeniden Tutuklandı

Göktaş Tahliye Edilmeden Yeniden Tutuklandı

Komedyen Deniz Göktaş hakkında yapılan tutukluluk itirazı sonucunda tahliye kararı verilmesine rağmen Göktaş cezaevinden çıkamadan SEGBİS üzerinden yeniden hakim karşısına çıkarıldı ve bu kez “suçu ve suçluyu övme” suçlamasıyla tutuklandı; İstanbul 4. Sulh Ceza Hakimliği kararına “kaçma” ve “delilleri karartma” şüphesini gerekçe gösterdi.

Tahliye Kararı Çıkmadan Yeni Tutuklama

Komedyen Deniz Göktaş’ın yaklaşık iki aydır süren tutukluluğuna yapılan itiraz sonucunda tahliye kararı verildi. Ancak Göktaş, tahliye işlemleri tamamlanıp cezaevinden çıkamadan SEGBİS aracılığıyla İstanbul 4. Sulh Ceza Hakimliği’nin karşısına çıkarıldı ve hakkında yeni bir tutuklama kararı verildi. Gelişmeyi gazeteci Furkan Karabay sosyal medya hesabından duyurdu; haber daha sonra Cumhuriyet, Sözcü, İlke TV ve diğer haber kuruluşları tarafından da aktarıldı.

İstanbul 4. Sulh Ceza Hakimliği, bu kez Göktaş hakkında “suçu ve suçluyu övme” suçlaması üzerinden tutuklama kararı verdi. Hakimliğin gerekçesinde “kaçma” ve “delilleri karartma” şüphelerine yer verildi. Böylece bir mahkemenin tahliye kararı verdiği tutuklu, cezaevinden çıkamadan başka bir suçlama kapsamında yeniden tutuklanmış oldu.

Gerekçe Bu Kez “Suçu Ve Suçluyu Övme”

Yeni tutuklama kararının dayanağı, Göktaş’ın YouTube’da yayımlanan “Ölü Deniz” adlı stand-up gösterisinde kullandığı bazı ifadeler oldu. Sözcü’nün aktardığı hakimlik kararında, Göktaş’ın “Daltonlar Çetesi”ne ilişkin sözlerinin suç grubunun eylemlerini “öven, meşru gösteren ve suça ulaşılmasını kolaylaştıran” ifadeler olarak değerlendirildiği belirtildi.

Göktaş daha önce de aynı gösterisi nedeniyle farklı suçlamalar kapsamında tutuklanmıştı. 3 Temmuz’da tutuklanan komedyen hakkında ilk aşamada “Cumhurbaşkanına hakaret” ve “halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik” suçlamaları yöneltilmiş, daha sonraki haberlerde “dini değerleri alenen aşağılama” suçlamasının da dosyada yer aldığı aktarılmıştı. İstanbul 5. Asliye Ceza Mahkemesi, 27 Temmuz’da yapılan önceki tahliye başvurusunu reddederek tutukluluğun devamına karar vermişti.

Tahliye Edilmeden Tutuklanma Tartışması

Göktaş hakkındaki son gelişmenin hukuki açıdan dikkat çekici yanı, bir tahliye kararının fiilen uygulanmasına fırsat verilmeden yeni bir tutuklama sürecinin işletilmiş olması. Bu durum, tutukluluğun istisnai bir koruma tedbiri olmaktan çıkarak farklı soruşturmalar üzerinden sürdürülebilen bir uygulamaya dönüşüp dönüşmediği tartışmasını beraberinde getiriyor.

Oysa Göktaş’ın avukatları daha önceki itirazlarında, müvekkillerinin soruşturmayı öğrenmesinin ardından yurt dışındaki tatilini yarıda keserek kendi isteğiyle Türkiye’ye döndüğünü, bu nedenle kaçma şüphesinin bulunmadığını savunmuştu. Avukatlar ayrıca önceki tutuklama kararında gösterilen bazı gerekçelerin Ceza Muhakemesi Kanunu’nda karşılığının bulunmadığını ileri sürmüştü.

Şimdi ise aynı kişi hakkında yeni tutuklama kararının gerekçelerinden biri olarak “kaçma şüphesi” gösteriliyor. Bu nedenle yeni kararın gerekçesinin, önceki dosyadaki değerlendirmelerle nasıl bağdaştırıldığı ayrıca açıklanması gereken bir hukuki mesele olarak ortaya çıkıyor.

Komedi Suçlama Dosyasına Dönüşüyor

Göktaş’ın tutuklanmasına yol açan süreç, bir komedi gösterisinde kullanılan ifadelerin ceza soruşturmasının konusu yapılmasıyla başlamıştı. “Ölü Deniz” adlı gösterinin YouTube’da 13 milyondan fazla izlenmesi de tartışmayı geniş bir kamuoyu alanına taşımıştı.

Son tutuklama ise gösterideki “Daltonlar” göndermelerinin “suçu ve suçluyu övme” kapsamında değerlendirilmesiyle gerçekleşti. Buradaki temel hukuki tartışma, bir komedi metnindeki ironi, mizah, abartı ve suç olgusunun tasviri ile gerçekten suç işlemeyi teşvik eden veya suçu meşrulaştıran ifadeler arasındaki sınırın nerede çizileceği noktasında düğümleniyor.

Bu sınırın ceza hukuku lehine aşırı genişletilmesi halinde, özellikle siyasal ve toplumsal eleştiriyle iç içe geçen mizahın suç soruşturmalarının alanına çekilmesi riski ortaya çıkıyor. Göktaş dosyasındaki yeni tutuklama, bu nedenle yalnızca bir sanatçının özgürlüğü bakımından değil, mizahın ve ifade özgürlüğünün ceza hukuku karşısındaki sınırları bakımından da yakından izlenmesi gereken bir gelişme.

Bir Tahliye, Bir Tutuklama

Göktaş dosyasında bugün ortaya çıkan tablo, Türkiye’de tutuklama tedbirinin uygulanış biçimine ilişkin daha geniş bir soruyu da gündeme getiriyor: Bir mahkeme tahliye kararı verdikten sonra, kişi henüz cezaevinden çıkmadan yeni bir suçlama üzerinden yeniden tutuklanabiliyorsa, tahliye kararının pratikteki anlamı nedir?

Elbette yeni suçlama ve yeni tutuklama kararı, önceki yargılamadan hukuken ayrı değerlendirilebilir. Ancak bunun hukuki gerekçelerinin açık, somut ve denetlenebilir olması gerekiyor. Özellikle yeni tutuklamada “kaçma” ve “delilleri karartma” gibi ağır tedbir gerekçelerinin kullanılması, kararın somut olay ve deliller üzerinden açıklanmasını daha da önemli hale getiriyor.

Göktaş’ın dosyasında bugün yaşananlar, bu nedenle basitçe “tahliye edildi” ya da “yeniden tutuklandı” başlıklarına indirgenemeyecek bir tablo ortaya koyuyor.

Bir mahkeme tahliye kararı veriyor; sanık henüz özgürlüğüne kavuşamadan başka bir hakimliğin önüne çıkarılıyor ve cezaevinden çıkamadan yeniden tutuklanıyor.

Bu zincirin hukuki gerekçeleri kamuoyuna açık ve ikna edici biçimde ortaya konulmadığı sürece, dosya yalnızca Deniz Göktaş’ın özgürlüğü üzerinden değil, tutuklama tedbirinin ölçülülüğü, ifade özgürlüğü ve yargı kararlarının uygulanabilirliği açısından da tartışılmaya devam edecek.


  • TB / Furkan Karabay, Cumhuriyet, Sözcü, Madyascope, Bianet