back to top
Ana Sayfa Haber Yoksulluk Tüketiciyi Sınır Ötesine, Borçlanmayı Rekor Seviyeye Taşıdı

Yoksulluk Tüketiciyi Sınır Ötesine, Borçlanmayı Rekor Seviyeye Taşıdı

Türkiye’de yüksek enflasyon ve hızla artan yaşam maliyetleri, milyonlarca tüketiciyi daha uygun fiyatlı ürün arayışıyla yurt dışına yöneltti. Bankalararası Kart Merkezi (BKM) verilerine göre, Türk bankalarına ait kredi kartlarıyla yurt dışında yapılan harcamalar son bir yılda yüzde 67 artarak 93,1 milyar liraya ulaştı. Uzmanlara göre bu tablo, tüketim iştahının değil, alım gücündeki erimenin ve derinleşen yoksulluğun sonucu. İç piyasada fiyatların erişilemez hale gelmesi, kredi kartlarını yalnızca bir ödeme aracı değil, hayatı sürdürebilmenin finansman aracına dönüştürüyor.

Yüksek Enflasyon Tüketim Alışkanlıklarını Değiştiriyor

Bankalararası Kart Merkezi’nin Mayıs ayı verileri, Türkiye’de tüketim davranışlarında dikkat çekici bir değişime işaret ediyor. Türk bankalarına ait kredi kartlarıyla yurt dışında yapılan harcamalar son bir yılda yüzde 67 artarak 93,1 milyar liraya yükseldi. Bu harcamaların 43,6 milyar lirasını ise yurt dışındaki e-ticaret sitelerinden yapılan alışverişler oluşturdu.

İşlem sayısındaki artışın yüzde 16 ile sınırlı kalmasına karşın harcama tutarındaki yükseliş, tüketicilerin daha yüksek bedelli alışverişlere yöneldiğini değil, aynı ürünleri Türkiye’den daha pahalıya almak yerine yurt dışından temin etmeyi tercih ettiğini gösteriyor.

Elektronikten hazır giyime, kozmetikten aksesuara kadar birçok üründe oluşan fiyat farkı, tüketicileri sınır ötesi alışverişe yönlendirirken, kredi kartları da bu yönelişin temel finansman aracı haline geliyor.

Kartlar Artık Tüketim Değil, Geçim Aracı

Ekonomi uzmanlarına göre yurt dışı harcamalarındaki artış, sanıldığı gibi gelir düzeyinin yükseldiğini değil; iç piyasada hızla artan fiyatlara karşı tüketicilerin geliştirdiği ekonomik bir savunma refleksini yansıtıyor.

Nişantaşı Üniversitesi Ekonomi ve Finans Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Caner Özdurak’ın değerlendirmesine göre, döviz kurunun uzun süre enflasyonun gerisinde kalması nedeniyle Türkiye’de birçok mal ve hizmet döviz bazında dahi pahalı hale geldi. Böylece aynı ürünü veya hizmeti yurt dışından satın almak, çok sayıda tüketici için daha ekonomik bir seçenek haline dönüştü.

Bu tablo, yalnızca fiyat karşılaştırmasının değil, derinleşen gelir kaybının da göstergesi. Reel ücretlerin enflasyon karşısında erimesi, sabit gelirli milyonlarca insanı bütçesini koruyabilmek için farklı tüketim kanallarına yöneltiyor.

İç Piyasa Fiyatları Rekabet Gücünü Kaybediyor

Birleşmiş Markalar Derneği Başkanı Sinan Öncel’in değerlendirmeleri de Türkiye’deki fiyat yapısının ulaştığı noktaya dikkat çekiyor.

Öncel’e göre birkaç yıl öncesine kadar alışveriş için Türkiye’ye gelen yabancı turistlerin yerini bugün alışveriş yapmak amacıyla yurt dışına çıkan Türk vatandaşları aldı.

Turistik bölgelerde konaklama ücretlerinden otopark tarifelerine kadar birçok kalemde yaşanan yüksek fiyat artışları, yalnızca yerli tüketiciyi değil, yabancı ziyaretçileri de etkiliyor. BKM verileri de bu değişimi doğruluyor. Yerli tüketicilerin yurt dışında yaptığı kart harcamaları, yabancı ziyaretçilerin Türkiye’de gerçekleştirdiği kart harcamalarının yaklaşık iki katına ulaşmış durumda.

Bu durum, iç piyasadaki fiyat seviyesinin uluslararası rekabet gücünü zayıflattığını ve Türkiye’nin tüketim açısından giderek daha pahalı bir ülke haline geldiğini ortaya koyuyor.

Borçlanma Ekonomik Krizin Görünmeyen Yüzü

Kredi kartlarıyla yapılan yurt dışı harcamalarındaki hızlı artış, yalnızca tüketim tercihlerindeki değişimi değil, hane halklarının finansal kırılganlığını da yansıtıyor.

Türkiye’de uzun süredir yüksek seyreden enflasyon, temel ihtiyaçlardan giyime, teknolojiden sağlık harcamalarına kadar geniş bir alanda satın alma gücünü aşındırırken, kredi kartları milyonlarca kişi için gelir yetersizliğini telafi etmeye çalışan bir finansman mekanizmasına dönüşüyor.

Ekonomistler, kredi kartı kullanımındaki artışın tek başına refah göstergesi olarak değerlendirilemeyeceğini, aksine borçlanarak tüketimin sürdürüldüğü dönemlerde ekonomik kırılganlığın daha da derinleştiğine dikkat çekiyor.

Yurt dışı alışverişlerindeki rekor artış da bu açıdan yalnızca bir ticaret verisi değil; Türkiye’de enflasyon, gelir dağılımı ve yaşam maliyeti krizinin tüketici davranışları üzerindeki etkisini gösteren önemli bir ekonomik gösterge niteliği taşıyor.-