back to top
Ana Sayfa Haber Barolar Birliği’nden Sert Uyarı: “Yargıyla Siyaset Dizaynı Demokrasiyi Çökertir”

Barolar Birliği’nden Sert Uyarı: “Yargıyla Siyaset Dizaynı Demokrasiyi Çökertir”

Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan, CHP’ye yönelik “mutlak butlan” süreci üzerinden yargının siyasal alanı belirleme aracına dönüştürüldüğünü savunarak, “Bir partinin genel başkanını yargı eliyle belirleme algısı demokrasiyi dinamitler” dedi; açıklama, Türkiye’de hukuk-devlet ilişkisine dair büyüyen kriz tartışmasını yeniden alevlendirdi.

TBB’den CHP’ye Destek Ziyareti

Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nin CHP kurultayına ilişkin verdiği “mutlak butlan” kararının ardından Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi’ni ziyaret ederek CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile görüştü.

Görüşmenin ardından yapılan ortak açıklamada Özgür Özel, 60’tan fazla baronun süreçle ilgili yayımladığı destek açıklamalarını “çok kıymetli” bulduklarını belirterek hukuk çevrelerinin tutumuna dikkat çekti.

Ancak görüşmenin asıl dikkat çeken bölümü, Erinç Sağkan’ın Türkiye’de yargının siyasal alan üzerindeki etkisine ilişkin yaptığı sert değerlendirmeler oldu.

“Hukukun Üstünlüğünden Üstünlerin Hukukuna”

Sağkan, Türkiye’nin hızla “hukukun üstünlüğü” ilkesinden uzaklaşıp “üstünlerin hukuku” anlayışına sürüklendiğini söyledi. Açıklamasında, Can Atalay, Tayfun Kahraman, Osman Kavala ve Selahattin Demirtaş kararlarının uygulanmamasını örnek gösteren Sağkan, belediyelere yönelik operasyonlar, seçme-seçilme hakkına müdahaleler ve etkin pişmanlık süreçleri üzerinden yürüyen soruşturmaların da aynı tablonun parçaları olduğunu ifade etti.

Bu değerlendirme, CHP’ye yönelik yargısal müdahalenin münferit bir dava olmadığı; daha geniş bir hukuk ve rejim krizinin devamı olarak görüldüğünü ortaya koyuyor.

Sağkan’ın özellikle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanmamasına gönderme yapması, Türkiye’nin uluslararası hukuk normlarıyla ilişkisine dair eleştirileri de yeniden gündeme taşıdı.

“Siyasal Temsilin Yargıyla Belirlenmesi”

Erinç Sağkan’ın en sert çıkışı ise siyasal temsilin yargı kararlarıyla yeniden şekillendirilmesine yönelik oldu.

“Bir partinin seçilmiş belediyelerini, genel başkanlarını yargı eliyle başkalarının belirleyebileceği bir algı oluşturuluyor” diyen Sağkan, bunun yalnızca belirli bir partiye değil, doğrudan demokratik sisteme yönelik tehdit anlamına geldiğini söyledi.

Bu açıklama, CHP’de yaşanan krizin artık yalnızca parti içi bir liderlik tartışması değil; seçimle oluşan siyasal iradenin hangi ölçüde korunabildiğine ilişkin anayasal bir tartışmaya dönüştüğünü gösteriyor.

Yargı-Siyaset İlişkisi Yeni Bir Eşiğe Mi Gidiyor?

Türkiye Barolar Birliği’nin açıklaması, son dönemde sıklaşan “yargı eliyle siyasal alan düzenleniyor” eleştirilerinin hukuk kurumları içinde de daha yüksek sesle dile getirilmeye başlandığını ortaya koyuyor.

Özellikle yerel yönetimlere yönelik operasyonlar, siyasi davalar ve CHP’ye ilişkin “mutlak butlan” süreci birlikte değerlendirildiğinde; muhalefet çevreleri, Türkiye’de seçimle oluşan temsil mekanizmalarının giderek daha fazla yargısal müdahaleye açık hale geldiğini savunuyor.

Sağkan’ın “demokrasiyi ve hukukun üstünlüğünü savunmak için buradayız” mesajı ise yalnızca CHP’ye verilmiş bir destek değil; Türkiye’de hukuk düzeninin geleceğine ilişkin açık bir siyasal uyarı olarak yorumlanıyor.