Almanya’daki Ludwig Erhard Zirvesi’nde Ekrem İmamoğlu ve Dilek Kaya İmamoğlu’na verilen “Özgürlük Savaşçısı” ödülü, yalnızca bir dayanışma mesajı değil; Türkiye’de demokrasi, basın özgürlüğü ve yargı bağımsızlığına ilişkin uluslararası kaygıların açık bir ifadesi olarak öne çıktı. Silivri’den gönderilen mesaj ise, siyasal baskının artık yalnızca fiziksel değil dijital bir görünmezleştirme stratejisine dönüştüğü eleştirisini yeniden gündeme taşıdı.
Avrupa’dan Türkiye’ye Demokrasi Mesajı
Almanya’da Weimer Media Group tarafından düzenlenen Ludwig Erhard Zirvesi’nde, tutuklu bulunan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu ile Dilek Kaya İmamoğlu’na “Özgürlük Savaşçısı” ödülü verildi.
Zirvenin açılış konuşmasını yapan Weimer Media Group Genel Yayın Yönetmeni Christiane Goetz-Weimer, İmamoğlu’nun “özgür söz ve özgür seçimler uğruna mücadele ettiği için cezaevinde bulunduğunu” söyledi. Goetz-Weimer, demokratik toplumların temelinin kentlerde büyüyen katılım kültürü olduğuna dikkat çekerek, İstanbul deneyiminin Avrupa’da yakından izlendiğini ifade etti.
Zirvede yapılan oturumlarda Türkiye’deki basın özgürlüğü, bağımsız medya üzerindeki baskılar, yargı süreçleri ve siyasal davalar kapsamlı biçimde tartışıldı. Avrupa kurumlarının süreci yakından takip ettiği vurgulanırken, daha önce Ekrem İmamoğlu’na verilen Pawel Adamowicz Ödülü de yeniden gündeme geldi.
Dijital Sansür Ve Siyasal Görünmezleştirme Tartışması
Silivri Cezaevi’nden gönderdiği mesajda Ekrem İmamoğlu, yalnızca fiziksel olarak değil, kamusal alanda da görünmez kılınmaya çalışıldığını savundu. Yaklaşık 10 milyon takipçili sosyal medya hesabının mahkeme kararıyla kapatıldığını hatırlatan İmamoğlu, bunun “bir siyasi rakibi susturma planının parçası” olduğunu ifade etti.
İmamoğlu’nun mesajında en dikkat çekici vurgu ise, modern siyasal baskının artık yalnızca mahkeme salonlarında değil, dijital alanlarda da yürütüldüğüne dair değerlendirme oldu. “Özgür medya aynadır; gerçekten korkanlar ilk taşı aynaya atar” sözleri, Türkiye’de medya alanına ilişkin uzun süredir dile getirilen sansür ve denetim tartışmalarını uluslararası bir zemine taşıdı.
Türkiye’de özellikle muhalif medya kuruluşları, gazeteciler ve dijital platformlar üzerindeki baskı iddiaları, son yıllarda Avrupa kurumlarının raporlarında da sıkça yer alıyor. Zirvede yapılan konuşmalar, Türkiye’deki demokratik gerilemenin artık yalnızca iç politik bir mesele olarak değil, Avrupa’nın siyasal gündeminin de parçası olarak değerlendirildiğini gösterdi.
Dilek İmamoğlu’ndan Avrupa’ya Çağrı
Zirveye videolu mesaj gönderen Dilek Kaya İmamoğlu ise, Türkiye’de gazetecilerin yargılandığını, bağımsız medya organlarının baskı altında olduğunu ve sosyal medya hesaplarının mahkeme kararlarıyla engellendiğini söyledi.
“Sessizlik, bu baskıya ortak olmaktır” diyen Dilek İmamoğlu, Avrupa kurumlarına Türkiye’deki basın özgürlüğü ihlallerini gündemde tutma çağrısı yaptı. Açıklamaları, yalnızca eşinin tutukluluğuna değil; demokratik hakların giderek daraldığı yönündeki daha geniş bir siyasal çerçeveye işaret etti.
İmamoğlu’nun “Onun sesi, sözü ve halkla kurduğu bağ hedef alındı” ifadeleri, Türkiye’de muhalefet figürlerine yönelik baskıların yalnızca hukuki süreçlerle sınırlı kalmadığı; kamusal görünürlük, iletişim ve temsil alanına da yayıldığı yönündeki eleştirileri güçlendirdi.
Uluslararası Görünürlük Ve İç Politik Gerilim
Ludwig Erhard Zirvesi’nde verilen ödül, Türkiye’deki siyasi gerilimlerin artık yalnızca ülke sınırları içinde tartışılmadığını da ortaya koydu. Muhalefet cephesi, Ekrem İmamoğlu’nun tutukluluğunu demokratik siyasete yönelik bir müdahale olarak değerlendirirken; iktidar kanadı ise sürecin bağımsız yargı çerçevesinde yürütüldüğünü savunuyor.
Ancak Almanya’daki zirvede verilen mesajlar, Türkiye’deki hukuk ve demokrasi tartışmalarının uluslararası kamuoyunda giderek daha görünür hale geldiğini gösterdi. Silivri’den yükselen sesin Avrupa’da yankı bulması, siyasal mücadelelerin artık yalnızca ulusal sınırlar içinde değil; küresel demokrasi ve özgürlük tartışmalarının da parçası haline geldiğine işaret ediyor.













