Nijerya ordusunun Boko Haram’a yönelik operasyon sırasında düzenlediği hatalı hava saldırısı, en az 56 sivilin ölümüne yol açarak güvenlik politikalarının siviller üzerindeki yıkıcı sonuçlarını bir kez daha gündeme taşıdı.
Operasyonun Hedefi İle Gerçeklik Arasındaki Uçurum
Nijerya ordusunun, ülkenin kuzeydoğusunda yer alan Yobe Eyaleti ile Borno Eyaleti sınırındaki Jilili pazarına düzenlediği hava saldırısında en az 56 sivil hayatını kaybetti, 14 kişi yaralandı. Saldırının, silahlı örgüt Boko Haram unsurlarını hedef almak amacıyla planlandığı ancak istihbarat ya da operasyonel hatalar nedeniyle sivillerin bulunduğu alana yöneldiği bildirildi.
Olay, terörle mücadele adı altında yürütülen askeri operasyonlarda hedef doğrulama süreçlerinin ne denli hayati olduğunu bir kez daha ortaya koydu.
Sivillerin Görünmezliği Ve Güvenlik Paradoksu
Kuzeydoğu Nijerya’da yıllardır süren çatışmalar, sivilleri hem silahlı grupların hem de devlet operasyonlarının arasında sıkışmış bir konuma itiyor. Jilili pazarına yönelik saldırı, bu “çifte risk” durumunun en ağır örneklerinden biri olarak kayda geçti.
Güvenlik politikalarının merkezine yerleştirilen askeri yöntemler, kısa vadede tehditleri bastırmayı hedeflese de, sivillerin yaşam hakkını koruma konusunda ciddi zafiyetler barındırıyor. Bu durum, devletin güvenlik sağlama iddiası ile sahadaki sonuçlar arasındaki çelişkiyi derinleştiriyor.
İstihbarat Ve Hesap Verebilirlik Sorunu
Yetkililer, olayın ardından bölgeye güvenlik güçlerinin sevk edildiğini açıklarken, saldırının nasıl gerçekleştiğine dair detaylı bir soruşturma başlatılıp başlatılmadığına ilişkin net bir bilgi paylaşılmadı. Abdulsalam Dahiru tarafından yapılan açıklamalar, müdahalenin sürdüğünü belirtmekle sınırlı kaldı.
Ancak benzer “yanlış hedef” vakalarının geçmişte de yaşanmış olması, askeri operasyonlarda hesap verebilirlik mekanizmalarının yetersizliği yönündeki eleştirileri güçlendiriyor. Uluslararası hukuk açısından bakıldığında, sivillerin korunması yükümlülüğü, bu tür operasyonların meşruiyetini doğrudan belirleyen temel kriterlerden biri olmaya devam ediyor.
Terörle Mücadelede Yapısal Açmaz
Boko Haram’a karşı yürütülen mücadele, Nijerya devleti için uzun süredir bir güvenlik önceliği. Ancak bu tür hatalar, yalnızca insani kayıplara yol açmakla kalmıyor; aynı zamanda yerel halkın devlete olan güvenini de zedeliyor.
Bu bağlamda, askeri stratejilerin sivilleri koruma ilkesini merkeze alacak şekilde yeniden yapılandırılmaması durumunda, güvenlik politikalarının uzun vadede daha fazla istikrarsızlık üretme riski bulunuyor.
Sonuç: Güvenlik Adına Yaşam Hakkı İhlali
Nijerya’da yaşanan bu son olay, terörle mücadele operasyonlarının yalnızca hedefe ulaşma kapasitesiyle değil, aynı zamanda sivilleri koruma başarısıyla da değerlendirilmesi gerektiğini bir kez daha hatırlatıyor. Aksi halde güvenlik adına yürütülen her operasyon, yeni bir güvensizlik döngüsünün parçası haline geliyor.ri














