Türkiye’de haneler başta olmak üzere tüm tüketici gruplarını kapsayan elektrik ve doğalgaz tarifelerine %25’e varan oranlarda zam yapılırken, kademeli fiyatlandırma sistemiyle birlikte tüketim düzeyine bağlı maliyet yükü daha da artıyor.
Zamların Kapsamı ve Oranları
Enerji piyasasını düzenleyen Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), 4 Nisan itibarıyla geçerli olmak üzere elektrik ve doğalgaz tarifelerinde kapsamlı artışlara gitti. Açıklamaya göre konut aboneleri için ortalama %25 oranında zam yapılırken, sanayi tüketicilerinde bu oran %18,61 seviyesinde gerçekleşti. Elektrik üretim santralleri için ise ortalama %19,42’lik artış uygulandı.
Elektrikte ayrıca farklı bağlantı türlerine göre ayrıştırılmış zamlar da dikkat çekti. Alçak gerilimden elektrik kullanan kamu ve özel aboneler %17,5, orta gerilimden bağlı sanayi aboneleri %5,8, tarımsal aboneler ise %24,8 oranında zamla karşılaştı.
EPDK, artışla birlikte 100 kWh tüketimi olan bir mesken abonesinin ödeyeceği tutarın 323,8 TL’ye yükseldiğini açıkladı.
Doğalgazda Kademeli Fiyatlandırma Dönemi
Doğalgaz tarafında ise yeni kademeli tarife sistemi devreye alındı. Boru Hatları ile Petrol Taşıma Anonim Şirketi (BOTAŞ) tarafından açıklanan modele göre, her il için son beş yılın tüketim ortalamaları esas alınarak aylık limitler belirlendi.
Bu sistemde, belirlenen ortalama tüketimin %75’ine kadar olan kullanım “1. kademe” fiyatından (metreküp başına 10,6 TL) ücretlendirilirken, bu sınırın aşılması durumunda tüm tüketim “2. kademe” tarifesine (18 TL/metreküp) tabi tutuluyor. Bu durum, limitin aşılması halinde faturada yaklaşık %80’e varan ek maliyet anlamına geliyor.
Limitlerin illere ve aylara göre ciddi farklılıklar göstermesi dikkat çekiyor. Örneğin soğuk iklimli bölgelerde sınır daha yüksek olurken, sıcak şehirlerde bu eşik oldukça düşük seviyelerde kalabiliyor. Yetkililer, hanelerin yaklaşık %85’inin bu limitlerin altında kalacağını ifade ediyor.
Küresel Enerji Gerginliği ve Yansımaları
Enerji fiyatlarındaki artışın arka planında ise küresel jeopolitik gerilimler bulunuyor. İran ile ilgili çatışmaların tırmanması ve özellikle ABD ile İsrail arasındaki askeri gerilimlerin etkisiyle petrol fiyatlarında sert dalgalanmalar yaşandığı belirtiliyor.
Hürmüz Boğazı’na ilişkin riskler ve arz güvenliği endişeleri, küresel enerji piyasalarında fiyatları yukarı çekerken, bu durum Türkiye’de akaryakıt fiyatları başta olmak üzere birçok kalemde dolaylı maliyet baskısı oluşturuyor.
Akaryakıtta Eşel Mobil Sistemi ve Etkileri
Artan fiyat baskısına karşı Türkiye’de uygulanan “eşel mobil” sistemiyle, akaryakıt üzerindeki ÖTV’den feragat edilerek pompa fiyatlarındaki artışın yavaşlatılması hedefleniyor. Bu mekanizma sayesinde fiyat artışlarının tüketiciye yansıması kısmen dengelenmeye çalışılıyor.
Resmî açıklamalara göre, bu sistem uygulanmasaydı dizel litre fiyatının çok daha yüksek seviyelere ulaşacağı, ancak mevcut uygulama sayesinde artışın sınırlı kaldığı ifade ediliyor.
NHY / Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu açıklamaları













