Meksika’nın en güçlü uyuşturucu örgütlerinden birinin lideri olarak bilinen Nemesio Oseguera Cervantes, nam-ı diğer “El Mencho”, yalnızca bir suç baronu değil; sermaye birikiminin karanlık yüzünde palazlanan, devlet otoritesinin aşındığı ve şiddetin piyasalaştığı bir düzenin ürünü ve simgesi.
Meksika’da adı her geçtiğinde, yakılan araçlar, kapatılan otoyollar ve paramiliter düzeyde organize edilmiş silahlı birlikler akla geliyor. El Mencho’nun liderliğini yaptığı Jalisco New Generation Cartel (CJNG), son on yılda yalnızca Meksika’nın değil, tüm Latin Amerika’nın en hızlı büyüyen ve en militarize suç yapılarından biri haline geldi. Ancak bu yükseliş, bireysel bir “kötülük hikâyesi”nden çok, küresel eşitsizliklerin ve piyasa merkezli kalkınma modelinin yarattığı yapısal çatlakların sonucu.
El Mencho Kimdir?
Nemesio Oseguera Cervantes, 1966 doğumlu. ABD’deki yasa dışı faaliyetler sonrası sınır dışı edilmesi ve Meksika’ya dönüşü, sınır ötesi emeğin ve yoksulluğun nasıl kriminalize edildiğinin de bir göstergesi. 2010’ların başında CJNG’yi kurarak kısa sürede ülkenin en agresif kartel liderlerinden biri haline geldi.
ABD Uyuşturucuyla Mücadele Dairesi (DEA) ve ABD Hazine Bakanlığı raporları, El Mencho’yu sentetik uyuşturucu ticaretinin küresel ölçekte genişlemesinde kilit figür olarak tanımlıyor. Özellikle fentanil ve metamfetamin üretimi ve ABD pazarına sevkiyatında CJNG’nin rolü, Washington’ın Meksika üzerindeki baskısını artırdı.
Ancak burada gözden kaçırılan soru şu: Bu ticaretin arz tarafı kadar, talep tarafı kim tarafından ve hangi toplumsal koşullarda üretiliyor? ABD’deki opioid krizi, yalnızca suç örgütlerinin değil; sağlık sisteminin piyasalaşmasının ve kâr mantığının da sonucu değil mi?
CJNG: Şiddetin Piyasalaşması
Jalisco New Generation Cartel, rakip kartellere karşı ağır silahlar, zırhlı araçlar ve koordineli şehir ablukalarıyla dikkat çekti. Meksika’nın çeşitli eyaletlerinde güvenlik güçleriyle doğrudan çatışmalara girdi. Bu tablo, suç örgütlerinin birer “yeraltı şirketi” gibi işlediğini; lojistik, silah tedariki, finans akışı ve insan kaynağı yönetimiyle kurumsallaştığını gösteriyor.
Uyuşturucu ekonomisi, klasik üretim-tüketim zincirinin yasadışı versiyonu olarak çalışıyor: Hammaddeden nihai ürüne, dağıtımdan tahsilata kadar her aşama kâr maksimizasyonu ilkesine göre örgütleniyor. Bu yapı, yalnızca silahlı militanlardan değil; finans uzmanlarından, nakliye ağlarından ve yerel siyasetle kurulan ilişkilerden besleniyor.
Şiddet ise bu piyasanın düzenleyici mekanizması haline geliyor. Rekabet, fiyat kırma ya da inovasyonla değil; infaz, korku ve alan hâkimiyetiyle çözülüyor.
Küresel Tedarik Zincirinin Karanlık Halkası
CJNG’nin Brezilya’dan Orta Amerika’ya, Avrupa limanlarından Asya’ya uzanan bağlantıları, yasadışı ticaretin de küreselleştiğini ortaya koyuyor. Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi (UNODC) raporları, sentetik uyuşturucuların üretim ve dağıtım ağlarının artık daha esnek ve ulusötesi olduğunu gösteriyor.
Kolombiya’daki üretim ağları, Orta Amerika’daki geçiş güzergâhları ve ABD’deki tüketim piyasası arasında kurulan zincir, Latin Amerika’yı küresel değer zincirlerinin karanlık bir parçasına dönüştürüyor. Bu, bölgeyi yalnızca bir “geçiş hattı” değil; aynı zamanda küresel sistemin eşitsiz iş bölümünün periferisinde konumlandırıyor.
Bu bağlamda El Mencho, sistem dışı bir aktör değil; sistemin yarattığı boşluklardan beslenen bir figür. Yoksulluk, işsizlik ve kamusal hizmetlerin zayıflığı, karteller için sürekli bir insan kaynağı rezervi oluşturuyor.
Devletin Sınırları Ve Çelişkisi
Meksika, dünyanın en büyük ekonomileri arasında yer alıyor; otomotivden turizme uzanan geniş bir üretim kapasitesine sahip. Ancak bu modern sektörlerle, kartellerin fiili denetimindeki bölgeler arasındaki uçurum derinleşiyor.
Bir yanda küresel yatırımcılara açık serbest ticaret bölgeleri; diğer yanda güvenliğin özelleştiği, hukukun askıya alındığı alanlar. Devlet, bir tarafta sermaye için istikrar üretmeye çalışırken, diğer tarafta kendi yurttaşları için güvenliği sağlayamıyor.
Bu ikili yapı, “güçlü ekonomi–zayıf egemenlik” paradoksunu doğuruyor. Kartellerle mücadelede uygulanan militarize güvenlik politikaları ise çoğu zaman sivil kayıpları artırarak toplumsal meşruiyet krizini derinleştiriyor.
Bir Kişiden Fazlası, Bir Düzenin Yansıması
Nemesio Oseguera Cervantes’in yakalanması ya da etkisiz hale getirilmesi, kısa vadede güç dengelerini sarsabilir. Ancak geçmiş deneyimler, liderlerin tasfiyesinin çoğu zaman örgüt içi bölünmelere ve daha fazla şiddete yol açtığını gösteriyor.
Sorunun kaynağı, yalnızca bir suç liderinde değil; küresel talep, finansal akışlar, silah ticareti ve derin eşitsizlikler içinde şekillenen bir yapıda yatıyor. Talep sürdükçe, emek güvencesizleştikçe ve kamu kaynakları daraldıkça, kartel ekonomisi yeni aktörler üretmeye devam edecek.
El Mencho bu nedenle yalnızca bir isim değil; küresel sistemin periferisinde biriken çelişkilerin silahlı tezahürü. Kişiler değişebilir, ama o çelişkiler çözülmedikçe şiddetin üretim biçimi varlığını korur.
Kaynaklar:
- ABD Uyuşturucuyla Mücadele Dairesi (DEA) raporları
- Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi (UNODC) Dünya Uyuşturucu Raporu
- Reuters ve Associated Press saha analizleri
- ABD Hazine Bakanlığı yaptırım listeleri
- Kartellerin Gölgesinde Bir Devlet: El Mencho Ve Latin Amerika’nın Kırılgan Gücü - 23 Şubat 2026
- Özgür Özel’in İşaret Ettiği “Tatar Ramazan”: İsyanın Romanından Bugünün Siyasetine - 17 Şubat 2026
- “Yağmacı İçgüdüler, Aylak Sınıflar ve Ulusötesi Kapitalist Yırtıcılar”: Epstein Dosyaları Üzerine Sistem Eleştirisi - 17 Şubat 2026
















