Günümüz dünyasında puanlar, sıralamalar ve performans göstergeleri; anlam, adalet ve hakikat gibi karmaşık insani değerlerin yerini alarak bireyleri farkında olmadan “başkasının oyunu”na hapsediyor.
Modern toplumlarda değerler giderek daha fazla sayılarla, tablolarla ve karşılaştırmalarla ifade ediliyor. Beğeni sayıları, takipçi oranları, not ortalamaları, performans puanları ya da kurumsal sıralamalar; karmaşık insani deneyimleri basitleştirilmiş ölçütlere indiriyor. Bu süreç, yalnızca teknik bir ölçme pratiği değil, aynı zamanda bireyin neyi önemsemesi gerektiğini yeniden tanımlayan güçlü bir yönlendirme mekanizması olarak işliyor.
Ortaya çıkan tablo, bireyin kendi değerleriyle kurduğu ilişkiyi dönüştüren daha geniş bir yapısal soruna işaret ediyor: Ölçülebilir olan, anlamlı olanın yerini almaya başlıyor.
Karmaşıklıktan Skora Doğru
İnsanlar çoğu zaman bir faaliyete belirli bir değer setiyle adım atıyor. Sosyal ilişki kurmak, öğrenmek, üretmek, düşünmek ya da kamusal fayda yaratmak gibi motivasyonlar, başlangıçta belirleyici oluyor. Ancak süreç ilerledikçe, bu amaçların yerini ölçülebilir göstergeler alıyor. Artık “iyi” olan, daha çok beğeni alan; “başarılı” olan, daha yüksek puan toplayan; “değerli” olan ise sıralamada yukarıda yer alanla eşdeğer görülüyor.
Bu dönüşüm, bireyin farkında olmadan önceliklerini değiştirmesine yol açıyor. Zamanla asıl hedef, anlam üretmekten çok skoru artırmak haline geliyor. Böylece ölçü, değerin temsilcisi olmaktan çıkıp değerin kendisine dönüşüyor.
Kurumlar Ve Sessiz Uyum
Bu mekanizma bireysel tercihlerden çok, kurumsal yapılar tarafından besleniyor. Eğitim sistemleri, akademi, iş dünyası ve dijital platformlar; performansı görünür ve karşılaştırılabilir kılan metrikler üzerinden işliyor. Bu metrikler, başlangıçta düzenleme ve şeffaflık vaadiyle sunulsa da uzun vadede tek geçerli başarı ölçütüne dönüşebiliyor.
Bireyler bu sistemlere uyum sağladıkça, sorgulama geri plana itiliyor. “Ne yapıyorum?” sorusu yerini “Nasıl daha iyi ölçülürüm?” sorusuna bırakıyor. Böylece kurumların kuralları, bireyin içsel pusulasının yerine geçiyor.
Anlam Kaybı Ve Yabancılaşma
Ölçüm rejimlerinin en görünmez etkilerinden biri, anlam aşınması. İnsan, başlangıçta sevgiyle ve merakla yaptığı işte giderek yabancılaşma hissi yaşayabiliyor. Üretim devam ediyor, skorlar yükseliyor; ancak tatmin azalıyor. Bu durum yalnızca bireysel bir tükenmişlik meselesi değil, aynı zamanda kamusal alanın niteliğini de etkileyen yapısal bir sonuç.
Teknik olarak “başarılı” görünen sistemler, uzun vadede düşünsel derinliği, etik hassasiyeti ve toplumsal faydayı zayıflatabiliyor. Çünkü bu unsurların çoğu kolayca ölçülemiyor.
Sadece Bireysel Bir Sorun Değil
Bu tablo, kişisel irade eksikliğiyle açıklanamayacak kadar yaygın. Ölçümün kaçınılmaz olduğu alanlarda mesele, ölçmenin kendisi değil; ölçünün amaç haline gelmesi. Değerlerin yerini alan skorlar, bireyi kendi hayatının öznesi olmaktan çıkarıp sistemin nesnesine dönüştürüyor.
Bu nedenle tartışma, “ölçelim mi ölçmeyelim mi” ikileminin ötesine geçiyor. Asıl soru, hangi değerlerin ölçülemez olduğu ve bu değerleri nasıl koruyabileceğimiz.
Başkasının Oyunu
Giderek daha fazla insan, bir noktada durup şu soruyu soruyor: “Neden buradayım ve neyi başarmaya çalışıyorum?” Bu soru, yalnızca bireysel bir farkındalık çağrısı değil; aynı zamanda mevcut düzenin eleştirisi. Çünkü skorlar yükselirken anlam kayboluyorsa, ortada kazanılan bir şeyden çok kaybedilen bir şey var demektir.
Değerlerin yeniden merkeze alınması, yalnızca bireysel bir direnç değil; kurumların ve toplumsal yapıların da yeniden düşünülmesini gerektiren kolektif bir mesele olarak duruyor.
Kaynaklar:
– Performans ölçümü ve neoliberal yönetimsellik üzerine sosyal teori çalışmaları
– Dijital platformlar ve algoritmik yönetişim literatürü
– Eğitim ve akademide ölçüm rejimleri üzerine güncel araştırmalar
- Göçle Kurulan Kıta, Göçmene Kapatılan Sınırlar - 29 Ocak 2026
- Ölçülen Hayatlar, Aşınan Değerler - 28 Ocak 2026
- Yoksullukta Eşitlemek, Yardımda Bağlamak - 22 Ocak 2026
Nokta Haber Yorum sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.
















