CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, Ekol TV’ye yönelik soruşturmanın “kara parayla mücadele” iddiasından çok, yargı, bürokrasi ve siyaset ilişkilerinin nasıl işlediğini gösteren bir tablo sunduğunu belirterek, iktidara ağır sorular yöneltti ve yaşananları “organize bir örtbas zinciri” olarak niteledi.
Basın Emekçileri Ayrı, Sermaye İlişkileri Ayrı
Murat Emir, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, soruşturma sürecinin en ağır faturasının basın emekçilerine kesildiğini vurguladı. Emir, Ekol TV’nin kapanmasıyla işsiz kalan gazetecilerin patron-sermaye ilişkilerinin mağduru olduğunu belirterek, “Ekmeğinin peşindeki basın emekçilerinin yanındayız” dedi. Emir, sorumluluğun çalışanlarda değil, kanalın arkasındaki sermaye ve bu sermayeye alan açan siyasal mekanizmalarda olduğunu savundu.
Kumar Ve Bahis İddiaları Görmezden Mi Gelindi?
CHP’li Emir’e göre Ekol TV’nin sermaye yapısının arkasında kumar ve bahis baronu olduğu öne sürülen Veysel Şahin’in bulunduğu iddiaları, kanal yayına başlamadan önce kamuoyunda biliniyordu. Buna rağmen RTÜK’ün lisans vermesinin, iktidarın “kara parayla mücadele” söylemiyle açık bir çelişki oluşturduğunu ifade eden Emir, bu sürecin bilinçli biçimde görmezden gelindiğini ima etti.
Yargı Ziyareti Ve Zamanlama Tartışması
Emir’in dikkat çektiği en kritik noktalardan biri, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek’in 1 Kasım 2024’te Ekol TV’yi ziyaret etmesi oldu. Kanalın reji odasını gezmesi ve hediyeleşmenin kamuoyuna yansımasının “simgesel bir mesaj” taşıdığını savunan Emir, daha sonra soruşturma dosyasının Gürlek’in yetki alanındaki Çağlayan Adliyesi’ne taşınmasını da sorguladı.
Yönetim Değişikliği Ve Dosya Trafiği
Açıklamada, eski Jandarma Genel Komutanı Arif Çetin’in emekli olduktan sonra Ekol TV yönetimine girmesi ve soruşturmanın başladığı gün yönetim kurulu üyeliğinden ayrılması da “manidar” olarak nitelendirildi. Emir, soruşturmanın ilk olarak Küçükçekmece Savcılığı tarafından başlatıldığını, kanalın adresinin hızla Kağıthane’ye taşındığını ve dosyanın böylece Çağlayan Adliyesi’ne alındığını belirterek, bu sürecin tesadüflerle açıklanamayacağını savundu.
“Millet Adına Soruyoruz”
CHP’li Emir, kamuoyuna şu soruları yöneltti: RTÜK sürecinde kimler neden olağanüstü bir çaba gösterdi? Soruşturma bilgisi önceden mi sızdırıldı? Bir başsavcı, hakkında ciddi iddialar bulunan bir kanalı neden ziyaret etti? Dosyanın “tanıdık” bir adliyeye taşınması kimin kararının sonucuydu? Emir’e göre bu sorular yanıtlanmadıkça, Ekol TV dosyası yalnızca bir medya soruşturması değil, iktidarın yargı ve sermaye ilişkilerini gösteren bir belge olarak kalacak.
Kaynaklar:
CHP Grup Başkanvekili Murat Emir’in resmi X (Twitter) hesabı paylaşımları











