Cezasızlığın 32 Yıllık Sessizliği: Cumartesi Anneleri Mahmut Doğan İçin Bir Kez Daha Adalet İstedi

Cumartesi Anneleri 1079’uncu haftada, 1993’te gözaltında kaybedilen Mahmut Doğan’ın akıbetinin hâlâ karanlıkta olduğunu vurgulayarak, “Devlet failleri korumaktan vazgeçsin, adalet yerini bulsun” çağrısını yineledi.

Gözaltında Kaybolan Bir Hayat: Mahmut Doğan’ın Hikâyesi

Cumartesi Anneleri/İnsanları, 30 yılı aşkın süredir Galatasaray Meydanı’nda sürdürdükleri adalet mücadelesinin 1079’uncu haftasında bir kez daha toplandı. Bu hafta, 1993’te Diyarbakır’da gözaltına alındıktan sonra kaybedilen taksi şoförü Mahmut Doğan anıldı. Ailenin 32 yıldır sürdürdüğü hukuk mücadelesinin sözcülüğünü ise İnsan Hakları Derneği (İHD) adına Sebla Arcan yaptı.

Arcan, Doğan’ın 27 Kasım 1993’te evinden çıktıktan sonra Bağlar Karakolu ve Diyarbakır Emniyeti arasında inkâr edilen bir gözaltı süreciyle kaybedildiğini hatırlattı. Ailenin her başvurusunun karşılığını çelişkili ifadeler ve inkâr politikalarıyla aldığını belirten Arcan, “Önce gözaltında olduğunu söylediler, sonra ‘Burada yok’ dediler” sözleriyle o dönemin sistematik belirsizlik üretme pratiklerine işaret etti.

63 Günlük Arayış ve Karanlık Mağaralarda Bulunan İki Beden

Aile, kendi ifadeleriyle ‘devletin kapı kapı gezdirdiği’ bir arayış sürecinin ardından, 24 Ocak 1994’te acı gerçekle yüzleşti. Mahmut Doğan ile aynı dönemde kaybolan Abdülselam Kızmaz’ın cansız bedenleri, Çınar’ın Bellitaş köyündeki Reçellik Mağaraları’nda bulundu. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, dönemin klasik refleksiyle olay yerindeki patlamayı gerekçe göstererek dosyayı kapattı; böylece adaletin kapıları daha baştan kapandı.

Hizbullah Yargılamaları, Kayıp Dosyalar ve Cezasızlık Zinciri

2000’li yıllarda Hizbullah yapılanmasına yönelik operasyonlarla başlayan yargılamalarda, “Karacadağ grubu” üyelerinden Tahsin Kara’nın ifadesi dosyada dönüm noktası olmuştu. Kara, 1992–94 arasında 11 kişinin öldürülmesine katıldığını ve Mahmut Doğan ile Abdülselam Kızmaz’ın da bu kişiler arasında olduğunu söyledi. Ancak Kara’nın akıl sağlığının tespiti için gönderildiği hastanede delil dosyasının “esrarengiz şekilde kaybolması”, Türkiye’de cezasızlık mekanizmasının nasıl işlediğini bir kez daha gözler önüne serdi.

Mahkeme, ağırlaştırılmış müebbet istemiyle yargılanan Kara’ya yalnızca 12,5 yıl ceza verdi. O dönem medyada çıkan “Hizbullah imamını kayıp dosya kurtardı” başlıkları, bugün bile cezasızlık tartışmalarında örnek vakalardan biri olarak anılmaya devam ediyor.

Devlet Yükümlülüğünü Yerine Getirmedi’: Adalet Talebi Sürüyor

Sebla Arcan, Doğan ailesinin 32 yıldır sonuç alamadığı başvuruları hatırlatarak, “Mahmut Doğan’ı kaybedenler cezasızlıkla korundu. Devlet bu suçun açığa çıkarılması ve faillerin yargılanması görevini yerine getirmedi” dedi. Cumartesi Anneleri ise her hafta olduğu gibi, “Kaç yıl geçerse geçsin adalet istemekten vazgeçmeyeceğiz” sözleriyle mücadele kararlılığını yineledi.


  • NHY / İHD İstanbul Şubesi açıklaması, Cumartesi Anneleri 1079. hafta basın metni, ANKA