Faşizmin Geri Dönüş Yollarını İzleyen Kapsamlı Bir Okuma: Toscano’nun Geç Faşizmi Yayımlandı

Alberto Toscano’nun Geç Faşizm adlı çalışması, faşizmi yalnızca tarihe ait bir rejim biçimi olarak değil, çağdaş dünyanın krizlerinden beslenen bir siyasal-toplumsal süreç olarak yorumluyor. Kitap, anti-faşist düşüncenin zengin arşivine dayanarak liberalizmin sınırlarını, kapitalizmin köklü çelişkilerini ve otoriter dönüşlerin sürekliliğini yeniden tartışmaya açıyor.

Faşizmi tanımlamak yerine işleyişini anlamak

Toscano, kitap boyunca faşizmi sınıflandırmaya çalışan dar çerçeveleri geride bırakarak; ideolojik köklerini, toplumsal dinamiklerini, tarihsel ritimlerini ve kültürel etkilerini bütüncül biçimde analiz ediyor. Faşizmi belirli bir döneme sıkıştırmak yerine, modernitenin eşitsizlik üreten damarlarıyla ve günümüz kapitalist krizlerinin derinleşen toplumsal yarıklarıyla ilişkili bir “tekrarlayan süreç” olarak ele alıyor.

Bu yaklaşım, faşizmin bugün neden ve nasıl yeniden güç kazandığını anlamak için teorik bir açıklık sağlıyor: Faşizm yalnızca bir yönetim biçimi değil, kitleleri mobilize eden, krizleri yöneten ve devletin şiddet kapasitesini yeniden tanımlayan bir siyasal enerji olarak konumlanıyor.

Anti-faşist düşüncenin mirası: Teorik netlik, politik ufuk

Michael Hardt, eseri “hem teorik hem politik açıdan zorunlu bir başvuru kaynağı” olarak nitelerken, Toscano’nun geniş kapsamlı okumasının bugünün otoriter dalgalarını anlamak için kritik bir zemin sağladığını vurguluyor.
Robin D. G. Kelley ise, anti-faşist düşünürlerle kurulan entelektüel diyaloğun, faşizmin liberal demokrasinin doğal karşıtı olduğu yönündeki yaygın inancı sorguladığını belirtiyor. Kelley’e göre kitap, faşizmin kapitalizmin kriz dinamikleriyle nasıl iç içe geçtiğini, bu krizlerin otoriter eğilimleri nasıl beslediğini güçlü bir biçimde ortaya koyuyor.

Toscano’nun yaklaştığı yer, faşizmin yalnızca bir siyasal şiddet biçimi değil, aynı zamanda sermaye düzeninin kendi sürekliliğini güvenceye almak için devreye soktuğu bir “koruyucu mekanizma” olabileceği fikri. Bu çerçeve, güncel politik ekonomiyi anlamak açısından çarpıcı bir katkı sunuyor.

Sömürgecilikten günümüze uzanan uzun süreklilik

Jordy Rosenberg, kitabın en dikkat çekici yanının, faşizmi yalnızca 20. yüzyıl deneyimlerine bağlamayan; sömürgeci modernitenin geniş coğrafyalarındaki şiddet tarihini, ulus-devlet inşasını ve güncel otoriter-popülist hareketleri birbirine bağlayan uzun erimli bir analiz olduğunu ifade ediyor.

Toscano, faşizmin “yeniden ve farklı biçimlerde belirme” kapasitesini, hem kolonyal pratiklerin hem de mevcut neoliberal yönetim anlayışının süreklilikleri içinde okuyor. Böylece, geçmiş ve bugün arasında kesintisiz bir hat kuruyor; faşizmi yalnızca tarihsel bir kapanış değil, sürekli bir potansiyel olarak kavramsallaştırıyor.

Kitabın sunduğu siyasal tartışma: Bugüne dair bir uyarı

Geç Faşizm, yalnızca teorik bir inceleme değil; aynı zamanda güncel otoriterleşme süreçlerine dair güçlü bir uyarı niteliğinde. Toscano, faşizmi müstakbel bir felaket olarak değil, hâlihazırda dünyayı şekillendiren eşitsizliklerin, güvencesizliklerin ve devlet şiddetinin içinde mayalanan bir olgu olarak değerlendiriyor.

Bu nedenle çalışma, akademik bir metnin ötesinde, demokrasi mücadelesi, toplumsal hareketler ve kapitalizm eleştirisi açısından geniş bir tartışma alanı açıyor.

Geç Faşizm
Irk, Kapitalizm ve Kriz Siyaseti
Çeviri: Şebnem Oğuz
9786256742437
272 sayfa

KAYNAKLAR:
Kitap tanıtım metni; yayınevi açıklamaları; Michael Hardt, Robin D. G. Kelley ve Jordy Rosenberg’in değerlendirmeleri.