Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu’nun (ITUC) 2026 Küresel Haklar Endeksi, işçi haklarında yaÅŸanan gerilemenin artık yalnızca otoriter rejimlerin deÄŸil, demokratik ülkelerin de ortak sorunu haline geldiÄŸini ortaya koydu. Ancak raporun en çarpıcı baÅŸlıklarından biri deÄŸiÅŸmedi: Türkiye, sendikal hakların sistematik biçimde ihlal edildiÄŸi dünyanın en kötü 10 ülkesi arasındaki yerini korudu.
Küresel Ölçekte Derinleşen Hak Erozyonu
Dünyanın en büyük uluslararası sendikal örgütü olan Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu (ITUC), 2026 Küresel Haklar Endeksi raporunu yayımladı. 151 ülkenin değerlendirildiği araştırma, çalışanların örgütlenme, toplu pazarlık, grev, ifade özgürlüğü ve adalete erişim haklarında küresel ölçekte ciddi bir gerileme yaşandığını ortaya koydu.
ITUC Genel Sekreteri Luc Triangle, raporun yalnızca işçi haklarına ilişkin bir değerlendirme olmadığını, aynı zamanda demokrasi krizinin derinleştiğini gösteren güçlü bir gösterge olduğunu belirtti.
Rapora göre sendikal faaliyetler nedeniyle gözaltılar, baskılar, adli soruşturmalar, işten çıkarmalar ve dijital gözetim uygulamaları dünya genelinde artış gösteriyor. Çalışanların adalete erişimi zorlaşırken hükümetlerin sendikaları karar alma süreçlerinden dışlama eğilimi de güçleniyor.
Türkiye Yine En Kötüler Listesinde
Raporun Türkiye açısından en dikkat çekici bölümü ise ülkenin bir kez daha dünyanın çalışanlar için en tehlikeli ülkeleri arasında gösterilmesi oldu.
Türkiye; Belarus, Mısır, Ekvador, Esvatini, Myanmar, Nijerya, Panama ve Tunus ile birlikte işçi hakları bakımından dünyanın en kötü 10 ülkesi arasında sıralandı.
ITUC’un deÄŸerlendirmesine göre bu ülkelerde sendikal özgürlükler ciddi kısıtlamalarla karşı karşıya bulunuyor. Çalışanların örgütlenme giriÅŸimleri baskılanabiliyor, grev hakkı çeÅŸitli yöntemlerle sınırlandırılabiliyor ve sendikal faaliyetler nedeniyle işçiler ciddi yaptırımlarla karşılaÅŸabiliyor.
Türkiye’nin bu listede yer alması yeni deÄŸil. Ancak rapor, sorunun geçici deÄŸil yapısal hale geldiÄŸine dikkat çekiyor.
Demokrasi İle Emek Hakları Aynı Anda Geriliyor
2026 raporunun en önemli tespitlerinden biri, işçi haklarındaki gerilemenin artık yalnızca otoriter yönetimlerde görülmemesi.
Bir dönem sendikal haklar açısından örnek gösterilen ABD ve Fransa’nın da son yıllardaki uygulamaları nedeniyle gerilediÄŸi belirtiliyor. Fransa, sendikal eylemlere yönelik baskılar ve gösteri özgürlüğüne getirilen sınırlamalar nedeniyle tarihinin en kötü derecelerinden birini aldı.
ABD ise toplu pazarlık haklarına yönelik müdahaleler ve işçi eylemlerine karşı güvenlik güçlerinin kullanımına iliÅŸkin eleÅŸtiriler nedeniyle “izlenmesi gereken ülkeler” kategorisine dahil edildi.
ITUC’a göre bu tablo, işçi hakları krizinin artık münferit örneklerden deÄŸil, küresel bir demokratik gerilemeden kaynaklandığını gösteriyor.
Sendikalar Hedefe Konuluyor
Rapor, dünya genelinde üç temel eğilimin öne çıktığını belirtiyor.
Bunlardan ilki sendika yöneticileri ve emek örgütü temsilcilerinin giderek daha fazla hedef haline gelmesi. Çok sayıda ülkede sendikacılar gözaltı, dava, baskı ve fiziksel saldırılarla karşı karşıya kalıyor.
İkinci eğilim ise dijital gözetim sistemlerinin yaygınlaşması. İşverenler ve bazı kamu otoriteleri, teknolojik araçlar üzerinden çalışanları daha yakından izleyerek örgütlenme faaliyetlerini kontrol altına almaya çalışıyor.
Üçüncü eğilim ise çalışma yaşamını doğrudan etkileyen yasal düzenlemelerde sendikaların giderek daha az söz sahibi olması.
Türkiye’deki Tablo Raporu DoÄŸruluyor
Türkiye’de son yıllarda yaÅŸanan birçok geliÅŸme, rapordaki tespitlerle örtüşüyor.
Grev yasakları, sendikal örgütlenme nedeniyle işten çıkarmalar, toplu sözleşme süreçlerinde yaşanan sorunlar, kamu emekçilerinin eylemlerine yönelik müdahaleler ve bağımsız sendikaların karşılaştığı baskılar uzun süredir emek örgütlerinin gündeminde bulunuyor.
Özellikle yüksek enflasyon, gelir kaybı ve derinleşen yoksulluk koşullarında çalışanların ekonomik taleplerini daha güçlü biçimde dile getirmeye başlaması, emek-sermaye ilişkilerindeki gerilimleri de artırıyor.
Bu nedenle ITUC raporu yalnızca uluslararası bir deÄŸerlendirme deÄŸil; Türkiye’deki çalışma yaÅŸamının mevcut durumuna iliÅŸkin önemli bir dış gözlem niteliÄŸi de taşıyor.
Sorun Sadece Ücret Değil, Hak Meselesi
Raporun ortaya koyduğu temel sonuçlardan biri, çalışanların karşı karşıya olduğu sorunun yalnızca düşük ücretler veya yüksek enflasyon olmadığıdır.
Asıl mesele, çalışanların haklarını savunabilecekleri demokratik mekanizmaların giderek zayıflamasıdır.
Çünkü örgütlenme özgürlüğünün, toplu pazarlık hakkının ve grev hakkının sınırlandığı bir ortamda ücret artışları da sosyal koruma politikaları da kalıcı güvence sağlayamıyor.
ITUC’un 2026 raporu, emek mücadelesinin aynı zamanda demokrasi mücadelesi olduÄŸunu bir kez daha hatırlatıyor.
- TB / ITUC, Le Monde, AFP, ILO












