Stephen Hawking’in 1974’te ortaya koyduÄŸu teori, karadeliklerin olay ufkunun dışında termal bir kara cisim ışıması yaydığını öne sürüyordu [1]. Bu, olay ufkunun içine giren elektromanyetik ışımanın kaçamayacağı düşünüldüğünde sezgisel olmayan bir iddiaydı. Hawking radyasyonu olarak bilinen bu ışıma, karadeliklerin kütle ve dönme enerjisini azaltır ve bu nedenle karadeliklerin buharlaÅŸmasına neden olur [2]. Bu da, baÅŸka yollarla kütle kazanmayan karadeliklerin küçülüp sonunda yok olacağı anlamına gelir. Ancak bu süreç, en küçük karadelikler hariç, çok yavaÅŸ gerçekleÅŸir. Radyasyon sıcaklığı, karadelik kütlesinin ters orantılıdır, bu yüzden mikro karadelikler daha büyük karadeliklere göre daha fazla ışıma yayacak ve daha hızlı dağılacaktır [2].
Hawking’in alan teoremi olarak bilinen bir baÅŸka yasa da, bir karadeliÄŸin olay ufkunun alanının asla küçülmeyeceÄŸini söyler [3]. Bu teorem, ilk kez 2021 yılında MIT ve diÄŸer kurumlardaki fizikçiler tarafından gözlemsel olarak doÄŸrulandı [4]. AraÅŸtırmacılar, LIGO tarafından 2015’te tespit edilen ilk yerçekimi dalgası sinyali olan GW150914’i incelediler [5]. Bu sinyal, birleÅŸen iki karadeliÄŸin oluÅŸturduÄŸu yeni bir karadeliÄŸin yanı sıra yerçekimi dalgaları olarak uzay-zamanda yayılan büyük miktarda enerjinin bir ürünüydü. EÄŸer Hawking’in alan teoremi doÄŸruysa, yeni karadeliÄŸin olay ufkunun alanı, ebeveyn karadeliklerinin toplam olay ufkunun alanından daha küçük olmamalıdır. Yeni çalışmada fizikçiler, kozmik çarpışmadan önce ve sonra GW150914 sinyalini yeniden analiz ettiler ve gerçekten de toplam olay ufkunun alanının birleÅŸmeden sonra azalmadığını buldular [4].
Hawking radyasyonu ve alan teoremi, Einstein’ın genel görelilik kuramının önemli sonuçlarındandır. Bu kuram, uzay-zamanın kütlenin etkisiyle eÄŸildiÄŸini ve bu eÄŸriliÄŸin de yerçekimi kuvveti olarak hissedildiÄŸini söyler [6]. Karadelikler ise uzay-zamanın en çok eÄŸildiÄŸi yerlerdir ve bu nedenle yerçekimi dalgalarının kaynağıdır [7]. Hawking radyasyonu ve alan teoremi gibi yasalar, karadeliklerin doÄŸası ve evrenin geleceÄŸi hakkında bize ipuçları verir.















